Bugun...
SON DAKİKA

BİRİ BENİ GÖZETLİYOR..!

 Tarih: 26-06-2024 16:28:00
BİZİM DÜNYAMIZ / CEVAT ALP

 

Kim olduğunu siz sormadan ben söylüyorum.. Bülent Kantarcılar bu arkadaşımızın adı.. Kuşaktan Kuşağa Antalyalılar Kültür Sanat Sosyal Hiz. Ve Dayanışma Derneği Başkanlığını başarıyla yürüten Antalya sevdalısı bu kardeşimizi pek çoğunuz tanıyorsunuz..

 

 

Türkiye'ye örnek bir sosyal dernekçilik yaptığını da...

Benim hakkımda öyle bir yazı kaleme almış ki, itiraf ediyorum çok şaşırdım..

Bu kadar bilgiyi ve o bilgilerin tarihi belgesi olan fotoğrafları eklemeyi de ihmal etmemiş...

Beni onurlandıran Sevgili Bülent kardeşime emekleri ve hakkımdaki güzel düşünceleri için teşekkür ediyorum...

Ayrıca, bu yazıyı okuyan, güzel yorumlarıyla ve beğenileriyle gönlümü okşayan tüm dernek üyeleri başta olmak üzere, herkese içten teşekkürlerimle saygı ve sevgilerimi iletiyorum...

Bülent kardeşimin beni izleyerek büyük emeklerle ortaya koyduğu bu yazıyı gururla sayfama alıyorum...

 

 

ANTALYA VE CEVAT ALP

 

Onu tanımak, doyumsuz sohbetlerinde bulunmak şansını yakalamış bir insan olmanın bahtiyarlığını yaşayanlardanım.

 

 

Ölçüsü olmayan çılgın bir Antalyalı olarak ömrünü yaşadığı şehrine adayan, havasına suyuna, dağına taşına, kuşuna kurduna, ağacına toprağına sevdasıyla hep bir adım önde olandır.

 

 

Bu öylesine blr sevdadır ki, onun şu sözlerinde anlamını bulur...

 

"İddia ediyorum, her konusuna vakıf olduğum Antalya'yı hiç kimse benimle tartışamaz."

 

Antalya üzerine verdiği konferanslarında, yıllarca yaptığı canlı TV programlarında, konuk olduğu radyo programlarında beni en çok etkileyen şu sözü olmuştur.

 

 

"Yeryüzü cenneti Antalya’da yaşamak büyük bir şans, bu şehre layık olmak, bu şehri korumak, bu kente yararlı hizmetlerde bulunmak farz kadar önemli bir ibadettir."

 

 

İşte bu anlayışla kentin dertleriyle dertlenen, çevre konuları başta olmak üzere, tüm sorunlarına kafa yoran...

 

Özellikle engellilere yönelik sosyal konularda hep öne çıkan, maddi manevi destek olmak için çırpınan, yüksek vicdanı ve merhametli yüreği ile o her yerdedir.

 

 

Kendine değil, kentine hizmet etmek, kıyı yağmacılarına, gözü dönmüş rant çılgınlarına karşı savaşmak, kentin değerlerini korumak amacıyla kurduğu (12.12.1983).

 

 

Antalya'da gazeteciliğin miladı olarak gösterilen Antalya Ekspres Gazetesi ile ve en önemlisi hiçbir gücün satın alamadığı "Kutsalım" dediği kaleminin gücüyle Antalya ve yaşayanları adına neleri başardığına kısaca bakmakta yarar var Cevat Alp'in.

 

 

Yaptıklarının pek çoğuna yakınen şahit olmamla birlikte, bilmediklerimi yukarıda bahsettiğim konfernslarında, dost sohbetlerinde, radyo ve TV programlarında hayranlıkla dinleyerek öğrendim.

 

 

Şimdi Antalyamız adına son derece önemli bir karakter olarak gördüğüm, Atatürk ve cumhuriyet sevdasıyla dürüstlüğünü, cesaretini, konu Antalya olunca gözünü budaktan, sözünü muhatabından sakınmayan yürekliliğini.

 

 

 

Ve en önemlisi insani vasıflarını kendime örnek aldığım Cevat Alp abimizle ilgili bildiklerimi ve kendisinden öğrendiklerimi TARİHE NOT olması adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

1- Kıyı yağmacılarına karşı verdiği büyük mücadelerle tam 3 kez tahsisten kurtardığı Küçük Çaltıcak Koyu Plajı, bugün Antalya halkına çoluk çocuk cennetten bir köşe olarak hizmet veriyorsa bu tamamen onun armağanıdır.

 

 

2- Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Üyeliği yaptığı 1980 -83) dönemde komisyon başkanı olarak Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulması çalışmalarındaki engellere karşı kazandığı tarihi başarısı hala dillerdedir.

 

 

3- Dokuma ve Pil fabrikaları ile özel sektöre ait Antalya Yağ Sanayi Fabrikasının da içinde bulunduğu 700 dönümlük alanı imara açan (1991) Antalya Belediye Meclisi kararını, "Lanetlenirsiniz" başlığı ile kaleme aldığı 4 seri makalesiyle nasıl iptal ettirdiğini bilenler bilir.

 

 

4- Antalya'nın yeraltı sularının kirlenmesini önlemek amacıyla Kırkgözler havzasının çekilen suları nedeniyle ortaya çıkan binlerce dönümlük hazine arazisi üzerinde oluşacak gecekondulaşma tehlikesine karşı doğal sit alanı ilan ettirmek suretiyle kentin içme suyunu koruma altına aldırarak geleceğine önemli bir hizmet ettiğini kaç kişi bilir.!

 

 

5- Antalya'nın akciğerlerini oluşturan, şehrin ortasında en büyük yeşil alan olarak dünyada 9'uncu, Avrupa'da 3'üncü Türkiye'de tek olan, içerisinde 25 bin ağaç barındıran 2.630 dönümlük Vakıf Zeytinliğinin korunması adına önce Doğal Sit Alanı ilan edilmesindeki öncülüğü..

 

 

Buna rağmen 2009 yılında ihaleye çıkartılarak, Antalya dışından 6 firmanın katıldığı ihale ile ranta kurban edilmek üzereyken kendini yakma pahasına verdiği büyük mücadeleyi, (Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün Ankara eksenli desteği ile),

 

Vakıflar Müdürlüğü salonunda Müdür Yardımcısı Osman Geyik'in başkanlığında açılan ihaleyi 13.dakikada Ankara’dan gelen son dakika telefonuyla iptalini sağlayarak nasıl önlediğini, bir anlatımında öğrendiğimi itiraf etmeliyim.

 

6- Sayısız sebzesi ve 64 çeşit meyvesiyle ünlü eşsiz Korkuteli ilçemizi çöle çevirecek, Naldöken mevkiinde kurulması için 2000 yılında ruhsat alan Çimento Fabrikasını önlemek adına, yöre halkını bir pazar günü fabrikanın kurulacağı alanda toplayarak miting yaptığını.

 

Gazete manşetleri ve TV programlarıyla ruhsatın iptaline kadar, verdiği amansız mücadeleyle firma sahiplerini bölgeden uzaklaştırıp, Korkuteli'nin geleceğini nasıl kurtardığının canlı şahidi olan, sebze ve meyve diyarı BAYAT Ovasında yaklaşık 30 bin dönümlük alanda tarımla uğraşan yöre halkı nesilden nesile anlatacaktır şüphesiz.

 

 

7- Varsak'tan başlayıp iki şelale ile Akdeniz’e dökülen kentimizin kıymetlisi Düden Çayı'nın iki sulama kanalı arasının Doğal Sit Alanı ilan edilmesine öncülük ederek, yapılaşmaya kapalı hale getirilmesini sağladığı havzada kendi ailesine ait yüz milyonlarca lira değerindeki 97 dönümlük arazinin de Sit Alanı içinde kaldığını bilmeyenlere anlatmak çok kolay olmasa gerek...

 

8- Sokakta bulunan bir çocuk için barınma yuvası olmadığını görmesiyle isyan edip, Antalya'nın önemli bir eksiği olan 0 - 6 yaş çocuk yuvasının kente kazandırılmasında (1984) Canan Tungar'ın da desteği ile öncülük ettiğini unutmamız ne mümkün. (Devamında peşi sıra hemen yanı başında 06 - 18 Yaş grubu için büyük bir yetim yuvası yapıldı)

 

9- Antalya'nın 73 yıl aradan sonra kurtuluş gününün ortaya çıkarılmasında (1994), Tarihçi Prof.Dr.Hasan Moğol ile birlikte yaptıkları tarihi çalışmayı.

 

10- Türkiye’nin 4'üncü büyüğü olan Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nin (AGC) 13 kurucu üyesinden birisi olduğunu.

 

11- Şehrimizin en önemli markası Antalyaspor'da yönetim kurulu üyesi olarak ilk şampiyon kadronun (1982 - 83) oluşmasında önemli maddi destek sağlayarak (230 bin lira ki, bu parayla o tarihlerde Konyaaltı Caddesinde 2 daire alınıyordu) öne çıktığını. Ayrıca yine güzide kulübümüzde yıllarca denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını.

12- 16.dönem Antalya Milletvekili Avukat Galip Kaya Başkanlığındaki Korkuteli Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı'nın (KEKSAV) 14 yıl genel sekreterlik görevindeki yüksek performansıyla ilçeye kazandırılan Meslek Yüksek Okulu ile öğrenci yurtları nedeniyle, Korkuteli Meslek Yüksek Okulu'nun "Şeref Panosu"nda yerini aldığını.

 

13- Kepez Belediye Başkanı Mehmet Atay dönemde, Ünal Öger'in Başkanlığında Kepezspor'u 1999 - 2000 sezonunda şampiyon yaparak 3'üncü Lige çıkaran yönetimde yer aldığını, devamında 2’inci Lig şansını son maçta kaybederek çok üzüldüğünü.

 

14- Antalya'nın değerlerinin korunması ve çevresel konulardaki başarıları ile (Türkiye'de ilk ve tek) Uluslararası UNESCO Çevre Ödülüne layık görülen gazeteci olarak.

 

 

Falez Otel'de düzenlenen (03.07.1993) hükümeti temsilen Enerji Bakanı Veysel Atasoy'un da katıldığı özel törende, çeşitli kurum ve kuruluşların verdiği 6 çevre ödülü ile basın tarihinde erişilmesi güç bir başarıya imza attığını.

 

15- Cam Piramit'n de içinde bulunduğu Hasan Subaşı Parkı'ndaki göletlerin kenarlarında 24 yıldır büyük emeklerle yetiştirdiği ve her yıl yenilerini dikerek yetiştirmeye devam ettiği yüzlerce selvi ağaçlarını (Kavak ta denir) görmeyenlere tavsiye ederim.

 

16 - "Neden dünyanın en güzel yeri Antalya" formatlı TRT Türkiye Radyolarında ve dünyaya yayın yapan Türkiye’nin Sesi Radyosunda 7 Mart 2023 tarihinde yayınlanan programda Antalyasına, sanat ve kültürel açıdan nasıl bir kent kimliği kazandırılacağını blr çırpıda anlatan da.

 

17- Fransız - Alman ortak kanalı ARTE TV'de yakın tarihte yayınlanan, aslı Antalyalı olan Zeki Müreni'n 31 Mayıs 1969 tarihinde tarihi Aspendos'ta verdiği unutulmaz konserini, (O muhteşem geceyi bizzat yaşamış birisi olarak) Aspendos'ta geçen yıl 3 Ekim'de yaklaşık 2 saatlik çekimlerde dile getiren de, Antalya'nın hafızası olarak tanımlanan Cevat Alp'ten başkası değil elbet.

 

 

18- Antalya'nın doğal teras balkonlarının korunması, halkın denizle buluşması adına, Dedeman Otel'in Falezlerin üzerinde yapılmasına şiddetle karşı çıktığını, Belediye Başkanı Yener Ulusoy'un kendisine söz verdiğini (1984) ve otelin geri planda yapılacağını açıklamasının ardından.

 

 

 

Ulusoy'dan sonraki yönetimin Antalya'ya ihanet ederek, gizli bir nanevrayla otelin falezler üzerinde yapılmasını onayladığını, temelinin atıldığı günün akşamı (1989) Talya Otel’de protokole yemek veren Kemal Dedeman'dan (Biraz da öfkeyle) kendisinden Antalya'da bir okul blr cami yaptırma sözü aldığını..

 

 

Bunun sonucunda adını taşıyan Mehmet Kemal Dedeman Okulunu ve adını vermediği Meltem Camii'ni kalemin gücünü kullanarak Antalya'ya kazandırdığını bilmeyenlere anlatmak isterim.

 

19- Ayrıca, Antbirlik Kooperatifi'ne Meydan Mahallesinde bir Ortaokul ve Halil Erdem'le işbirliği yaparak Mobil Şirketine Kepez bölgesinde blr okul yaptırarak Milli Eğitime katkı sağladığını,

 

Öğrencisi olmaktan bahtiyarlık duyduğunu her fırsatta övgüyle anlattığı hocaların Hocası Bestekar Mizikolog Devlet Sanatçısı Ölümsüz Efsane İsmail Baha Sürelsan adına Antalya’da Konservatuvar kurulmasına öncülük ettiğini de eklemeliyim.

 

 

20- Birçokları gibi, köşesine çekilmeyen, hep sahada, hep Antalya için kafa yoran, engelli bireylerin sorunlarıyla zaman zemin tanımadan yakından ilgilenen.

21- İhtiyacı olan üniversite öğrencilerine burs vermekten büyük bir mutluluk duyan.

 

Sevgi dolu yüreğiyle hiç kimse hakkında kötülük düşünmeyen, herkese iyilik yapmaya çalışan, tahammül edemediği haksızlıklara karşı savaşan.

 

22- Saygın kişiliği ile hakkında hiç kimsenin kötü söz söyleyemediği, adının geçtiği her ortamda takdirle ve saygıyla anılan.

 

Mesleki kariyerindeki başarıları ile zirvede olan ve örnek gösterilen.

 

23- 1994 yılında (Çağın Ateşini Yakan Adam olarak efsaneleşen) Abdullah Duman Başkanlığında kurulan, bugünlerde 30.yılını kutlayan Antalya Yörükler Derneği'ne ve Türklüğün özü Yörük Kültürünün sayısız organizasyonlarla sınırları aşan gelişmesindeki başarı hikayesinin tarihçesine baktığımızda önemli katkılarıyla orada da yine Cevat Alp'i görüyoruz.

 

***

 

Onun, Antalyası için yaptıklarını değil buralara sığdırmak, anlatmaya kelimeler yetmez.

 

Aslında fazla söze gerek yok.!

 

Emniyet Genel Müdürlüğü görevinin yanı sıra, Trabzon, Balıkesir, İzmir ve Ankara valiliği ile, Antalya'da erişilmesi güç bir rekorun sahibi olarak yaklaşık 7 buçuk yıl görev yapan, Devlet Adamı sıfatının en çok yakıştığı efsane Valimiz ALAADDİN YÜKSEL'in, bir İl Koordinasyon Kurulu toplantısında.

 

 

"Keşke bu kentte 3 - 5 tane daha Cevat Alp olsa" ve "Cevat Alp ne diyor herkes dönüp bakmalı" dediğini.

 

Bir başka ifadesinde ise;

"Cevat Alp adı Antalya’da bir markadır. Gazeteciliği, nezaketi ve insani vasıfları asla tartışılamaz. Antalya’nın dünya markası olmasında teri olan bir Antalya sevdalısıdır." sözleri bana göre tüm anlatılanların bir özetidir.

 

 

 

Bizzat canlı tanığı olduklarımla ve dinleyerek öğrendiklerimden bir özet sunmaya çalıştım sizlere.

 

Tarihe not olması adına kendime görev sayarak...

 

Antalya halkının, "Cesur Kalem", "Doğrucu Davut", "Kalemlerin ve Sözcüklerin Efendisi" olarak tanımladığı.

 

Mesleğinde başarılarla dolu geride bıraktığı 40 yılı, (Vali Hulusi Şahin'in elinden aldığı) "Ömür Boyu Onur Ödülü" ile taçlandırılan.

 

Işıltılı kişiliği ile Antalyamız için çok değerli bulduğum, kendisinden çok şeyler öğrendiğim Sevgili Cevat abimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum...

 

ANTALYANIN BİR Cevat Alp’i var..

 

Seni çok seviyoruz..

 

İyi ki varsın, İyi ki KANTDER’in yönetimindesin, sen çok yaşa ve hep var ol Cevat Abimiz.

 

Bülent Kantarcılar

Yönetim Kurulu Adına

  Bu yazı 1765 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI