500 YILLIK SARAY SECCADELERİ YENİDEN HAYAT BULUYOR
Osmanlı saraylarının geçmişten günümüze ulaşan en değerli dokuma eserleri arasında yer alan tarihi seccadeler, uzmanların titiz çalışmalarıyla yeniden sergilenmeye hazırlanıyor. Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde yürütülen konservasyon çalışmaları kapsamında, Topkapı Sarayı koleksiyonuna ait 6 tarihi seccadenin işlemleri tamamlandı.
Beşiktaş’taki Yıldız Şale yerleşkesinde faaliyet gösteren Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, saray, kasır ve köşklerden günümüze ulaşan el dokuması tarihi halı ve seccadelerin korunması için çalışmalarını sürdürüyor.

Sekiz kişilik uzman ekip tarafından yürütülen çalışmalarda, eserlerin mevcut durumları ayrıntılı şekilde inceleniyor. Ardından eserin yapısına ve dayanıklılığına göre konservasyon veya restorasyon yöntemlerinden biri uygulanıyor.
SAFEVİ DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE ULAŞAN SECCADELER
Atölyede çalışmaları tamamlanan 6 seccadeden 3'ünün 16. yüzyılda Safevi topraklarında dokunduğu ve daha sonra Osmanlı saray koleksiyonuna kazandırıldığı belirtildi.
Yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip bu eserler, yalnızca dokuma teknikleriyle değil, üzerlerinde bulunan yazı ve motiflerle de dikkat çekiyor. Seccadelerde Kur'an-ı Kerim'den çeşitli ayetlerin yanı sıra dini ifadeler ve isimlere yer veriliyor.
Eserlerde Bakara, Nur ve Fetih surelerinden ayetlerin bulunduğu, bazı seccadelerde ise dönemin dini ve kültürel anlayışını yansıtan farklı yazıların kullanıldığı aktarılıyor.
Yüzyıllar boyunca kullanılan ve hassas yapısına rağmen günümüze ulaşan bu seccadeler, dönemin dokumacılık sanatının ulaştığı seviyeyi de ortaya koyuyor.
BERGAMA’DA DOKUNAN SECCADE RÖNESANS RESSAMLARININ ESERLERİNDE
Koleksiyondaki eserlerden biri ise 16. yüzyılda Bergama’da dokunan ve “anahtar delikli seccade” olarak tanımlanan tarihi örnek.
Bu seccadenin sanat tarihi açısından da özel bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Eserin, Rönesans döneminde Avrupa'da birçok ressamın çalışmalarında tasvir edilen seccade örnekleri arasında bulunduğu ifade ediliyor.
Bu durum, Anadolu ve İslam dünyasında üretilen kaliteli dokumaların yüzyıllar önce Avrupa sanat çevrelerinde de bilindiğini ve sanat eserlerine konu olduğunu gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
KONSERVASYONDA AMAÇ ESERİ DEĞİŞTİRMEMEK
Uzmanların yürüttüğü çalışmalarda en önemli prensiplerden biri, tarihi eserin özgün yapısının korunması.
Atölyeye getirilen her eser öncelikle ayrıntılı bir tespit ve durum değerlendirmesinden geçiriliyor. Eserin dayanıklılığı yeterli değilse konservasyon yöntemi uygulanıyor.
Konservasyon işlemi sırasında amaç, eksik bölümleri yeniden dokuyarak eseri değiştirmek değil, mevcut dokuyu korumak ve daha fazla zarar görmesini önlemek.
Restorasyon uygulanacak eserlerde ise eksik bölümler, eserin özgün yapısına mümkün olduğunca uygun malzeme ve tekniklerle tamamlanıyor.
İPLİKLER VE RENKLER ÖZGÜN YAPIYA UYGUN HAZIRLANIYOR
Restorasyon sürecinde eksik bölümlerin tamamlanması için eserin kendi dokusuna uygun iplikler hazırlanıyor. Kullanılacak ipliklerin renkleri, tarihi dokumanın orijinal renklerine uyum sağlayacak şekilde özel olarak belirleniyor.
Atkı ve çözgülerin hazırlanmasının ardından eksik bölümlerde gerekli ilmekler atılıyor ve desenin devamlılığı sağlanıyor.
Buradaki temel hedef, eseri yeni bir görünüme kavuşturmak değil; tarihi dokumanın özgün karakterini koruyarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak.
6 SECCADE TOPKAPI SARAYI’NDA SERGİLENECEK
Konservasyon işlemleri tamamlanan 6 Topkapı Sarayı seccadesi, sergileme koşullarına uygun özel panolara sabitlendi.
Eserlerin bundan sonraki süreçte müzecilik uygulamaları doğrultusunda ait oldukları mekânlara gönderilerek uygun alanlarda ziyaretçilerin beğenisine sunulması planlanıyor.
Çalışmalar kapsamında Yıldız Sarayı’na ait 2 ipek halının da konservasyon işlemlerinin tamamlandığı bildirildi. Bu eserlerin de Yıldız Sarayı’nda sergilenmesi planlanıyor.
Böylece uzun süren koruma çalışmalarının ardından tarihi dokumalar, yalnızca depolarda muhafaza edilen eserler olmaktan çıkarak yeniden ziyaretçilerle buluşacak.
BAZI HALILARIN RESTORASYONU 1,5 YILA KADAR SÜREBİLİYOR
Atölyedeki çalışmalar yalnızca seccadelerle sınırlı değil. Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait çok sayıda tarihi halı üzerinde de restorasyon ve konservasyon çalışmaları yürütülüyor.
Özellikle büyük boyutlu halılarda restorasyon sürecinin daha uzun sürdüğü belirtiliyor. Eserin büyüklüğü, hasarın boyutu ve uygulanacak işlemlerin kapsamına bağlı olarak çalışmaların 1 ila 1,5 yıl sürebildiği ifade ediliyor.
Restorasyon sırasında halıların eksik baş, kenar ve orta bölümleri, eserin özgün dokusuna uygun atkı, çözgü ve ilmeklerle tamamlanıyor.
Atölyede üzerinde çalışma yapılması planlanan eserler arasında Dolmabahçe Sarayı'na ait Gördes halısı ve şal desenli halının yanı sıra Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait tarihi dokumalar da bulunuyor.
2007’DEN BU YANA TARİHİ DOKUMALAR KORUNUYOR
Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, 2007 yılında Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası bünyesinde kuruldu. Atölye, 2011 yılında Yıldız Şale Köşkü yerleşkesine taşındı.
Bugün burada görev yapan uzman ekip, Osmanlı saraylarından kalan halı ve seccadelerin yanı sıra farklı dönemlere ait tarihi dokumaların korunması için çalışıyor.
Yüzlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan her bir halı ve seccade, yalnızca bir eşya değil; dönemin sanat anlayışını, dokuma tekniklerini, renk kullanımını ve kültürel mirasını taşıyan birer tarih belgesi niteliğinde.
Milli Saraylar bünyesindeki uzmanlar, bu eserleri mümkün olduğunca özgün halleriyle koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
- İstanbul
- kültürel miras
- restorasyon
- Şehrim Antalya Haber
- Osmanlı
- sanat tarihi
- Milli Saraylar
- Topkapı Sarayı
- Yıldız Sarayı
- tarihi seccade
- saray seccadeleri
- Safevi
- Bergama
- tarihi halılar
- konservasyon