ANTALYA’DA DENİZİN ALTINDA RENKLİ DOSTLUK

Antalya’da yaklaşık 5 yıldır serbest dalış yapan Hüseyin Fırat’ın ahtapotlarla su altında kurduğu sıra dışı temas, renkli görüntülerle kameraya yansıdı. Yuvalarının yakınında sabırla bekleyen Fırat’a yaklaşan ahtapotlar, ellerine ve kollarına tutunarak ilginç anlara sahne oldu.

04 Eki 2026 - 11:37 YAYINLANMA
04 Eki 2026 - 22:03 GÜNCELLEME
2377 GÖSTERİM
ANTALYA’DA DENİZİN ALTINDA RENKLİ DOSTLUK

Deniz canlılarını görüntülemek amacıyla son 2 yıldır su altında düzenli olarak çekimler yapan Hüseyin Fırat, Antalya kıyılarında gerçekleştirdiği dalışlarda ahtapotlarla sık sık karşılaşıyor. Fırat’ın, ahtapotları yakalamadan veya zorlamadan yuvalarının yakınında beklemesi ise ortaya dikkat çekici görüntüler çıkarıyor.

AHTAPOTLARI BULMAK İÇİN MİDYE KABUKLARINA DİKKAT EDİYOR

Ahtapotların güçlü kamuflaj yetenekleri nedeniyle su altında fark edilmelerinin oldukça zor olduğunu belirten Fırat, bu canlıların yuvalarını genellikle çevredeki midye kabuklarından tespit ettiğini anlatıyor.

Fırat, ahtapotların renk ve desenlerini çok kısa sürede değiştirebildiğine dikkat çekerek, uygun bir noktada beklemeden bu canlıları fark etmenin kolay olmadığını ifade ediyor.

Ahtapot yuvasının bulunduğu bölgede bir süre sessizce bekleyen Fırat, canlıların kendiliğinden ortaya çıkmasını bekliyor. Böylece herhangi bir müdahalede bulunmadan doğal davranışlarını görüntüleme fırsatı yakalıyor.

ÖNCE TEMAS KURUYOR, SONRA YUVADAN ÇIKIYOR

Fırat’ın anlattığına göre ahtapotlar, yuvalarının yakınında bekleyen dalgıca önce temkinli yaklaşıyor. İlk olarak bir kolunu dışarı çıkaran ahtapot, çevresini kontrol ettikten sonra temas kurmaya başlıyor.

Dalgıcın hareket etmeden beklemeyi sürdürmesi halinde ise ahtapotun tamamen yuvasından çıktığını belirten Fırat, bu aşamadan sonra canlıların ellerine, kollarına ve hatta vücudunun farklı bölgelerine tutunabildiğini söylüyor.

Fırat, bu anlarda ahtapotları kesinlikle tutmadığını ve yönlendirmediğini vurgulayarak, temasın tamamen hayvanın kendi isteğiyle gerçekleştiğini ifade ediyor.

“BEN AHTAPOTU TUTMUYORUM, O BENİ TUTUYOR”

Ahtapotlarla yaşadığı yakın temasın insanlar açısından şaşırtıcı görünebildiğini belirten Fırat, bu canlıların sanıldığı gibi sürekli saldırgan olmadığını dile getiriyor.

Fırat, “Ben ahtapotu hiçbir şekilde tutmuyorum. O beni tutuyor. Bunlar böyle oyuncu canlılar” sözleriyle yaşadığı deneyimi anlatıyor.

Yaklaşık 10 gün önce gerçekleştirdiği dalışta da çok sayıda ahtapotla karşılaştığını söyleyen Fırat, bu canlıların korkutulmaması gerektiğini belirtiyor. Ona göre ahtapotlarla yakınlaşmanın temel şartı, sabırlı olmak ve hayvanı rahatsız etmemek.

KENDİLİĞİNDEN YAKLAŞAN AHTAPOTLAR KAMERADA

Ahtapotların yuvadan çıktıktan sonra dalgıca oldukça fazla yaklaşabildiğini anlatan Fırat, bazı ahtapotların yüzüne, koluna veya göğsüne tutunabildiğini belirtiyor.

Bu temas sırasında ahtapotların kollarındaki vantuzlarla dalgıcın vücuduna tutunduğunu ifade eden Fırat, canlıların kendisini bir tehdit olarak görmediği noktada daha rahat hareket ettiğini söylüyor.

Fırat, ahtapotların zaman zaman savunma amacıyla mürekkep bıraktığını da belirterek, bunun da canlıların doğal davranışlarından biri olduğunu ifade ediyor.

“BİRKAÇ DAKİKADA BAĞ KURABİLİRSİNİZ”

Deniz canlılarına olan ilgisinin dalışlarını farklı bir deneyime dönüştürdüğünü anlatan Fırat, ahtapotlarla birkaç dakika boyunca sakin şekilde temas kurulduğunda arada farklı bir etkileşim oluşabildiğini dile getiriyor.

Fırat, “Bir ahtapotu sadece 3-4 dakika beklerseniz onunla hemen bir bağ kurarsınız ve bir arkadaşlık ilişkisi kurabilirsiniz” diyerek, yaşadığı deneyimin kendisi açısından özel olduğunu söylüyor.

Denizin altında, insanın ait olmadığı bir ortamda yaşayan bir canlıyla karşı karşıya gelmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Fırat, ahtapotların davranışlarını gözlemlemenin ve onları doğal ortamlarında görüntülemenin kendisi için önemli olduğunu ifade ediyor.

“YERYÜZÜNDEKİ BİR UZAYLI GİBİ”

Ahtapotların biyolojik özelliklerinin de kendisini etkilediğini belirten Fırat, bu canlıların yalnızca kamuflaj yetenekleriyle değil, genel vücut yapıları ve davranışlarıyla da son derece ilginç olduğunu söylüyor.

Ahtapotlarla temasını “yeryüzündeki bir uzaylıyla karşılaşmak” şeklinde tanımlayan Fırat, su altında bu canlılarla herhangi bir korku yaşamadan etkileşim kurabilmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade ediyor.

Fırat’ın çektiği görüntüler, Antalya’nın su altındaki zengin canlı yaşamını da gözler önüne sererken, ahtapotların doğal ortamlarında sergiledikleri davranışlar renkli görüntülere dönüştü.

DENİZ CANLILARINA SAYGI VURGUSU

Fırat’ın deneyimlerinin merkezinde ise tek bir nokta öne çıkıyor: Canlıyı rahatsız etmeden gözlemlemek.

Ahtapotların yuvalarından çıkarılması, zorla tutulması veya doğal davranışlarının değiştirilmesi yerine, mesafeyi koruyarak ve sabırla beklenmesi gerektiğini belirten Fırat, deniz canlılarıyla temas konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Antalya’nın kıyıları, yalnızca yüzeyde sunduğu doğal güzelliklerle değil, su altında barındırdığı zengin canlı çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor. Hüseyin Fırat’ın kamerasına yansıyan ahtapot görüntüleri ise bu renkli dünyanın en ilginç örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak :
https://www.lidergazete.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: