HES’LER ENERJİDE STRATEJİK GÜVENCE OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye’de hidroelektrik santralleri (HES), küresel enerji arz risklerinin arttığı dönemde elektrik sisteminde dengeleyici ve stratejik bir rol üstleniyor. Toplam kurulu gücün yaklaşık yüzde 26’sını oluşturan HES’ler, dışa bağımlılığı azaltarak enerji güvenliğine katkı sağlıyor.

07 May 2026 - 15:27 YAYINLANMA
HES’LER ENERJİDE STRATEJİK GÜVENCE OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik risklerin enerji piyasalarında oluşturduğu belirsizlik, ülkeleri yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönlendirirken, Türkiye’de hidroelektrik santralleri (HES) bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 125 bin 78 megavata ulaşırken, hidroelektrik santraller 32 bin 334 megavatlık kapasiteyle toplamın yüzde 25,9’unu oluşturdu.

Bu yapıda HES’leri yüzde 21,2 ile güneş, yüzde 19,8 ile doğal gaz ve yüzde 17,6 ile kömür santralleri takip ediyor. Rüzgar ve diğer kaynaklar ise daha düşük paylarda yer alıyor.

Türkiye genelinde elektrik üretim tesisi sayısı 42 bin 35’e yükselirken, bunun büyük bölümünü güneş santralleri oluşturdu. Ancak HES’ler, 776 tesisle üretim kapasitesi açısından ikinci sıradaki kritik kaynak olarak öne çıkıyor.

Uzmanlara göre hidroelektrik santraller, özellikle yağışlı dönemlerde doğal gaz kullanımını azaltarak hem enerji ithalatını düşürüyor hem de küresel fiyat dalgalanmalarına karşı sistemi koruyor.

Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, HES’lerin Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “Her bir megavatlık HES üretimi, aynı miktarda doğal gaz tüketimini ortadan kaldırıyor” dedi.

Güven, Türkiye’nin hidroelektrikte uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip olduğunu vurgulayarak, bu alandaki mühendislik ve üretim kapasitesinin hem iç ihtiyaçları karşıladığını hem de uluslararası rekabet gücü sunduğunu ifade etti.

HES’lerin en önemli avantajlarından birinin uzun ömürlü yapısı olduğunu belirten Güven, güneş ve rüzgâr santrallerine kıyasla hidroelektrik tesislerin 80 ila 100 yıl boyunca çalışabildiğini söyledi.

Ayrıca HES’lerin sistem dengesi açısından kritik olduğuna dikkat çekilerek, güneş ve rüzgâr üretimindeki ani düşüşlerin en hızlı şekilde hidroelektrik ile telafi edildiği vurgulandı.

Güven, geleceğe yönelik olarak pompaj depolamalı hidroelektrik sistemlerin artırılması gerektiğini belirterek, bu modelin doğal gazın yerini alabilecek esnek ve sürdürülebilir bir çözüm sunduğunu ifade etti.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: