YÖRÜKLERDEN KRİTİK UYARI: KÜLTÜREL VE EKONOMİK RİSK DERİNLEŞİYOR

YÖRSİAD Başkanı Mustafa Alper Oral, 16 Nisan Dünya Yörükler Günü kapsamında yaptığı açıklamada Yörüklerin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlara dikkat çekti. Sosyal güvenlikten eğitime, üretimden mera kullanımına kadar birçok alanda çözüm çağrısı yapıldı. Oral, “Yörük kültürü geleceğin anahtarıdır” mesajını verdi.

16 Nis 2026 - 14:35 YAYINLANMA
16 Nis 2026 - 23:08 GÜNCELLEME
1317 GÖSTERİM
YÖRÜKLERDEN KRİTİK UYARI: KÜLTÜREL VE EKONOMİK RİSK DERİNLEŞİYOR

Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, 16 Nisan Dünya Yörükler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Yörük kültürünün tarihsel ve ekonomik önemine vurgu yaptı.

Oral, Yörüklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yaşam biçimiyle üretim kültürünün ve doğayla uyumlu ekonominin temel aktörlerinden biri olduğunu belirtti. Özellikle Antalya ve Toroslar hattında kırsal ekonominin önemli bir bölümünün Yörükler tarafından sürdürüldüğünü ifade etti.

Açıklamasında Atatürk’ün “Toroslar’da bir Yörük çadırında duman tütüyorsa, bu milleti hiçbir güç yıkamaz” sözünü hatırlatan Oral, mevcut sorunların artık yapısal bir boyuta ulaştığını söyledi.

Sosyal güvenlik alanındaki sorunlara dikkat çeken Oral, Yörüklerin önemli bir bölümünün düzensiz gelir nedeniyle sigorta ve Bağ-Kur süreçlerinde zorlandığını ifade etti. Bu durumun uzun vadede ciddi sosyal güvencesizlik oluşturduğu vurgulandı.

Eğitim başlığında ise göçer yaşamın çocukların okullaşmasını zorlaştırdığına işaret edildi. Oral, taşımalı eğitim, yatılı okul kapasitesinin artırılması ve mobil eğitim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Enerji ve altyapı sorunlarına da değinen açıklamada, yayla ve kırsal bölgelerde elektrik erişiminin yetersiz kaldığı, bu alanlarda özellikle güneş enerjisi gibi sürdürülebilir çözümlerin desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

Mera ve yaylaların daralması da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Turizm, imar ve madencilik faaliyetlerinin Yörük yaşam alanlarını baskıladığı belirtilerek, bu alanların korunması ve kullanım önceliğinin hukuki güvenceye alınması gerektiği kaydedildi.

Artan yem ve üretim maliyetlerinin küçük üreticiyi zorladığını belirten Oral, üreticinin sistemden çekilme riskine dikkat çekti. Destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca kültürel kopuş riskine de vurgu yapıldı. Genç kuşakların Yörük yaşamından uzaklaştığı belirtilerek, eğitim ve kültürel tanıtım faaliyetlerinin artırılması gerektiği dile getirildi.

Oral, Yörüklerin karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini, bunun da sorunların çözümünü geciktirdiğini belirtti. Üreticinin ürününü değerinde satamaması ve aracılık sisteminin yarattığı baskı da eleştirilen konular arasında yer aldı.

Açıklamanın sonunda Yörük kültürünün yalnızca bir miras değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal model olduğu ifade edildi. 

Kaynak :
https://www.antalyahurses.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: