KISSADAN HİSSE; "GÖRÜNMEYEN EMEK: GAZETECİLİĞİN BUGÜNKÜ GERÇEĞİ"
Gazetecilik…
Bir zamanlar toplumun en saygın mesleklerinden biriydi. Kalemin gücü vardı, sözün ağırlığı hissedilirdi. Yazılan her satır bir anlam taşır, bir etki yaratırdı.
Bugün ise gelinen noktada, ne yazık ki toplumda karşılığı giderek azalan, emeğin çoğu zaman karşılıksız kaldığı bir meslek haline dönüştü.
Dışarıdan bakıldığında sektör;
“isim yapmış figürlerin”, protokol karelerinin, başkanlarla ve yetkililerle verilen fotoğrafların öne çıktığı bir vitrin gibi görünüyor.
Ama çoğu zaman o vitrinde yer alanların amacı; temsil ettikleri kurumu değil, kendilerini öne çıkarmak oluyor.
Oysa o vitrinin arkasında çok daha sert, çok daha gerçek bir tablo var…
Haberleri giren, paylaşan, sahada emek veren gerçek basın emekçileri.
Çünkü bu mesleğin asıl yükünü;
sahada koşturan, haber peşinde koşan, araştıran, yazan ve çoğu zaman hiçbir maddi karşılık beklemeden üreten gazeteciler taşıyor.
Bugün gazeteciliğin görünmeyen tarafında;
gecesini gündüzüne katan,
emek veren ama kazanç elde edemeyen,
baskı, zorluk ve belirsizlik içinde üretmeye devam eden bir kitle var.
Dijitalleşmeyle birlikte içerik üretimi arttı, haber çoğaldı…
Ama aynı oranda emeğin değeri azaldı.
Yeni sistemde birçok gazeteci;
ötekileştirilen,
geri planda bırakılan,
değersizleştirilen bir noktaya itildi.
Ve asıl çelişki tam da burada başlıyor…
Özellikle belediye başkanları ve bazı STK yöneticileri, basına ve internet haber sitelerine en küçük bir destek sunmazken, özel günlerde hazırladıkları mesajları büyük bir rahatlıkla gazetecilere gönderiyor.
Üstelik bu mesajların, değer vermedikleri, destek olmadıkları basın emekçileri tarafından yayınlanmasını bekliyorlar.
Ne büyük bir çelişki…
Destek yok.
Sahiplenme yok.
Emek karşılığı yok.
Ama beklenti var…
Oysa basın; sadece haber yayınlayan bir mecra değil,
toplumun sesi, kamuoyunun aynasıdır.
O aynaya bakmak isteyenlerin, önce o aynayı ayakta tutanlara değer vermesi gerekir.
Gazetecilik; sadece haber yapmak değil,
toplum adına sorumluluk almak,
gerçeğin peşinden gitmek demektir.
Bu meslek vitrinlerden ibaret değildir.
Tam tersine, arka planda emek, sabır ve mücadeleyle ayakta duran bir gerçekliktir.
Bugün belki hak ettiği değeri görmüyor olabilir…
Ama unutulmamalıdır ki;
Gerçek gazetecilik, alkış için değil, gerçek için yapılır.
Ve o gerçeğin peşinden gidenler olduğu sürece;
gazetecilik tüm zorluklara rağmen var olmaya devam edecektir.
Çünkü basın sustuğunda,
sadece gazeteciler değil…
toplum kaybeder.