YOKSULLUKLA MÜCADELE OLUR MU?

06 Kas 2026 - 09:22 YAYINLANMA
İnsan bazen oturuyor ve deli deli şeyler düşünüyor, ben de olmayan kafama takılan bir şeyi araştırıyor, kştapları karıştıryorum, internetin altını üstüne getiryorum, derken o da ne, YOKSULLUKLA MÜCADELE GÜNÜ diye bir gün karşıma çıkıyor. 
   Oysa ben, hazırladığım kısa bir not için başka birşeyler daha bakıyordum. 17 Ekim "Yoksullukla Mücadele Günü"nü görünce, güler misin ağlar mısın ama içim sızladı.
   Oysa yoksulluğun bir sonuç olduğundan  bir yanının devlet, sisyasi iktidar, diğer yanının da organizasyonlar ile birlikte, siyaseti belirleyen, siyasetçiyi seçen seçmenler deyip,  iki kelam edecektim.
    Son zamanlarda kafam karışık, geçmiş yılların birinde anımsıyorum ING Bank, çalışanlarına ve müşterilerine "Uluslararası Ticaret Semineri" düzenlemiş, konuşmacılardan Ludovic Subran ve Euler Hermes şunları söylemiş:
    "Artık klasik ekonomi teorileri yetersiz gelmeye başladı, çünkü dünyadaki tüketicinin profili ve davranış biçimi değişmeye başladı, 18-35 yaş arası, alışılmışın dışında reaksiyonlar veriyorlar; O yüzden onları algılamadan ekonominin seyrini ve gidişini anlamamız zor."
    Bir seminerinde de Prof Dr Bilsay KURUÇ Hocam, sistemlere ilişkin şöyle bir örnek vermişti:
    "Eskiden insanlar her şeyi sorglardı. Kendisinin sebep olduğu sorunlar ile birlikte, kendisinin dışında olan ve kendisini etkleyen sorunlara daha duyarlı idi", demişti.
   Kişilerin yaklaşımları çok farklı ola da, sonuç aynı yere çıkıyor, hele Anıl Aba Hoca'nın anlatımı ve analizi ise, güler misin, ağlar mısın cinsinden.
    Hoca şöyle diyor:
    Sıradan bir Amerikalı, her şeyden kendini sorumlu tutuyor; örnek, Bİll Gates zengin ise çok çalışmış da ondan, kendisi yoksul ya da işssiz ise de kendisi, ya bir şeyi yapmamış ya da çok çalışmamış, yani sebep kendisi. 
   Bizde ise durum başka bir alem. 
    Yöneticiler, bir çok din görevlisi hepsi, yokluğu ve yoksulluğu yok etme, sorgulama yerine, yokluğu ve yoksulluğu kabullenmeye yönelik, örnek  Hatipoğlu Hoca gibiler uyduruk laflar, ederek  çeplerini doldurarak ortalıkda dolaşır iken, çoğu kişi seyirci durumunda.
    Bu olay siyasi bir tercih idi. Dünya malı herkesin idi ama birleri bir şekilde el koydu, birileri de ses çıkarmadı, birileri ise bu sürece/işe payandalık yaptı, çanak tuttu.
    Kimler mi? Etrafınıza bir bakın, hatta şu an bile birinin elini tutyor, gözlerinin içne  bakıyor olablirsiniz; yani o kadar yakın ve içiçeyiz, hatta biz bile olabiliriz!..
   Dedim ya, Amerikalılar yoksul iseler sebebini bulmuşlar, hiç çalışmamışlar,  bir çalışsalar var ya, hepsi Bill Gates olacakmış ama durum da, güler misin, ağlar mısın.
   En başta söyleyeceğime hala gelemdim ya, bana da yuh olsun.
    Aslında Dünyada yokluk ve yoksulluk yoktur, olmazda ama o kadar yalan, talan ve çalan var,  o kadar da yalana, talana ve çalana çanak tutup,  işbirlikçilik yapan var ki, peki sizin sisteme armağan ettiniz siyasiler bundan şikayetçi mi? 
    Neden olsunlar ki.
    Sen şikayetçi misin?
    Yanıtını istemiyorum kardeşim, yaşadığının sebebi sensin; tabi aşadığın ile birlikte seçimlerin ve seçtiklerinin de!..
   Yeni yıl yaklaşıyor, çopu kişi de, enflasyon kaç olur, ücretlere ve emekli maaşlarına ne kadar zam yaparlar derdinde.  
    Kardeşim niye ve kime ağlıyorsun ki, yaşadığın iyi ya da kötü her şeyin sebebi sensin.
     Hani bir deyiş vardır:
"EĞER KARIN GÜZEL İSE/
İşin ne senin düğün evinde,/ düğün senin kendi evinde/gir eğlen, çık eğlen;
  EĞER KARIN ÇİRKİN İSE/
ne işin var ölü evinde/ ölü senin kendi evinde/ gir ağla, çık ağla"
    Seçim senin seçimin; istersen yokluk ve yoksulluktan sürünmeye devam et, istersen de düşünceni, tercihini, kısa vade çıkarını bir gözden geçir. 
    "Yok ya!.. " mı diyorsun, o zaman, şikayet etme: Hani bence, olan ve yaşananların şimdilik  "Mala, Davara zararı yok" yok da, ne diyeyim ki!..
 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: