ANTALYA’DA KARŞILIKSIZ ÇEK ALARMI: YÜZDE 99 ARTTI
Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) ağustos ayı meclis toplantısında kentin ekonomisine ilişkin dikkat çeken veriler gündeme geldi. Karşılıksız çeklerdeki hızlı artış, yükselen takipteki alacaklar, finansman maliyetleri ve üreticinin artan girdi giderleri Antalya iş dünyasının önündeki önemli başlıklar olarak öne çıktı.
ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, borsanın son bir aylık faaliyetleri değerlendirilirken, ATB Başkanı Ali Çandır Antalya ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı.
ANTALYA’DA KARŞILIKSIZ ÇEKLER YÜZDE 85 ARTTI
ATB Başkanı Ali Çandır, yılın ilk yedi ayına ilişkin verilerin Antalya’da işletmelerin üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdürdüğünü gösterdiğini ancak ödeme ve tahsilat tarafındaki sorunların çok daha hızlı büyüdüğünü söyledi.
Çandır’ın paylaştığı verilere göre, yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarı Türkiye genelinde yüzde 18, Antalya’da ise yüzde 25 arttı. Buna karşılık karşılıksız çek tutarındaki artış Türkiye’de yüzde 52, Antalya’da yüzde 85’e ulaştı.
Temmuz ayındaki tablo ise daha dikkat çekici oldu. Antalya’da karşılıksız çek tutarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 arttığı belirtildi.
Çandır, ticaret hacmindeki büyümeye karşın tahsilat ve ödeme sorunlarının daha hızlı artmasının işletmeler açısından önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Antalya’da yılın ilk yedi ayında kurulan şirket sayısının yüzde 7 artması, kapanan şirket sayısının ise yüzde 12 azalması ise kentte üretim ve ticaret yapma iradesinin devam ettiğini ortaya koydu.
KREDİ BÜYÜYOR, TAKİPTEKİ ALACAKLAR DAHA HIZLI ARTIYOR
Antalya iş dünyasının finansman tarafındaki baskısı da toplantının önemli gündem maddelerinden biri oldu.
Haziran ayı verilerine göre toplam nakdi krediler Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da ise yüzde 42 arttı. Ancak aynı dönemde takipteki alacaklardaki artış Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 seviyesine ulaştı.
Bu tablo, kredi hacmi büyürken kredilerin geri ödenmesinde yaşanan sorunların çok daha hızlı arttığını gösterdi.
Antalya’nın turizm kredilerinde Türkiye toplamının yüzde 41’ini oluşturduğuna dikkat çeken Çandır, kredi politikalarındaki gelişmelerin kent ekonomisi açısından özel önem taşıdığını vurguladı.
KONUT KREDİLERİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Yılın ilk altı ayında nakdi kredilerin Antalya’da yüzde 14,3, Türkiye’de ise yüzde 13,8 arttığını belirten Çandır, aynı dönemde enflasyonun yüzde 18 olduğunu hatırlattı.
Antalya’da konut kredileri yüzde 50, diğer tüketici kredileri yüzde 43, bireysel kredi kartları yüzde 46 arttı. Taşıt kredilerinde ise yüzde 22’lik gerileme yaşandı.
Özellikle konut kredilerindeki artışın Türkiye ortalamasının 13 puan üzerinde gerçekleşmesi, Antalya’daki kredi kullanımındaki hareketliliğin dikkat çeken göstergelerinden biri oldu.
Çandır, ekonomik yapının uzun süredir kredi ağırlıklı ilerlediğini belirterek, kredi hacminin büyümesine karşın ödeme gücünün aynı hızda büyümemesinin işletmelerin finansman yükünü ağırlaştırdığını ifade etti.
ATB’DEN YENİ OVP İÇİN ÇAĞRI
Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’ın iş dünyası açısından kritik önem taşıdığını belirten Çandır, üreticinin yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Çandır, tüccar ve sanayicinin ise finansman maliyetleri ile kur baskısıyla mücadele ettiğini ifade etti.
ATB Başkanı, yeni programın üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi ise üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve oluşturması gerektiğini belirterek, uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişimin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
ANTALYA İHRACATTA TÜRKİYE’Yİ SOLLADI
Toplantıda Antalya’nın ihracat performansına ilişkin veriler de paylaşıldı.
2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 4,2 artarak 141 milyar dolara ulaşırken, Antalya’nın ihracatı yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolara yükseldi.
Böylece Antalya ihracatı, Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde büyüdü.
Antalya’nın ihracatında tarımın ağırlığı da dikkat çekti. İlk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payı Türkiye’de yüzde 15 olurken Antalya’da yüzde 59 seviyesinde gerçekleşti.
Sanayinin ihracattaki payı Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26 olurken, madenciliğin payı Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da yaklaşık yüzde 12 oldu.
Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor.
KARADENİZ’DEKİ GÜVENLİK ANTALYA İHRACATINI DA ETKİLİYOR
Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından risk oluşturduğunu belirten Çandır, Antalya ihracatı açısından önemli bir noktaya dikkat çekti.
Özellikle Rusya’ya gerçekleştirilen yaş meyve ve sebze sevkiyatlarında Samsun-Karadeniz hattının önemli bir güzergâh olduğunu belirten Çandır, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin Antalya’nın ihracatını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
Ticaret yollarının güvenli ve açık tutulmasının Antalya ihracatının sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.
ANTALYA HALİ’NDE KONKORDATO ENDİŞESİ
Antalya Hali’nde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişeye yol açtığını belirten Çandır, ancak birkaç işletmenin yaşadığı finansal sorunun bütün sektörün risk altında olduğu anlamına gelmeyeceğini ifade etti.
Çandır, üreticinin ürününü teslim ettikten sonra alacağını zamanında tahsil edememesinin finansal sıkıntının diğer işletmelere de zincirleme şekilde yayılmasına neden olabileceğine dikkat çekti.
Üreticinin, tüccarın ve ticari işletmelerin alacaklarının farklı değerlendirilmesi gerektiği mesajı verildi.
“ÜRETİCİYİ DESTEKLEMEZSEK GIDA ARZI DA RİSK ALTINA GİRER”
Toplantıda tarımsal üretimin geleceği de kapsamlı şekilde ele alındı.
Antalya’da hububat hasadının tamamlandığını belirten Çandır, verimin bölgelere göre önemli farklılık gösterdiğini aktardı.
Aşırı yağışlardan etkilenen sahil kesimlerindeki bazı alanlarda dekara 200-400 kilogram, Elmalı Ovası’nda su altında kalan arazilerde ise 150-200 kilogram civarında verim alındığı belirtildi. Bakımlı arazilerde ve yayla kesimlerinde verimin genel olarak 400-600 kilogram seviyesine ulaştığı kaydedildi.
Çandır, başta akaryakıt ve gübre olmak üzere artan girdi maliyetlerinin üreticinin gelecek sezon ekim kararlarını olumsuz etkilediğini belirterek doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin önemine dikkat çekti.
ATB’NİN 2026 GÜNDEMİNDE SU VAR
ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında ana temanın su olarak belirlendiğini hatırlatan Çandır, suyun artık yalnızca çevre başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Su; tarımın, turizmin, sanayinin, kent yaşamının ve Antalya ekonomisinin geleceğidir.” değerlendirmesinde bulunan Çandır, 15-16 Eylül tarihlerinde “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” başlığıyla sektörel toplantılar düzenleneceğini açıkladı.
Tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi alanlarında yapılacak toplantılarda mevcut durum, sorunlar, iyi uygulamalar ve çözüm önerilerinin ortak akılla ele alınacağı belirtildi.
23 EYLÜL’DE ANTALYA SU ZİRVESİ
ATB Başkanı Çandır, 23 Eylül’de Antalya Su Zirvesi düzenleneceğini de açıkladı.
Zirvede Antalya’nın su konusundaki ortak iradesinin, çözüm önerilerinin ve somut hedeflerinin bir araya getirilmesi hedefleniyor.
Çandır, COP31’in yalnızca Antalya’da gerçekleştirilecek uluslararası bir toplantı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, organizasyonun kentin su ve iklim politikalarında kalıcı bir dönüşüm için fırsata dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
“ÜRETİMİMİZİ KORUMAK ZORUNDAYIZ”
Antalya’nın önümüzdeki döneme ilişkin ekonomik hedeflerini de paylaşan Ali Çandır, temel hedefin üretimi korumak, ticareti güçlendirmek ve üretilen değeri artırmak olduğunu söyledi.
Antalya’nın geleceğinin sektörlerin birbirinden ayrı değerlendirilerek planlanamayacağını belirten Çandır, tarımın turizmle, turizmin ticaretle, ticaretin ihracatla; tüm bu alanların ise teknoloji, finansman ve sürdürülebilirlikle buluşması gerektiğini vurguladı.
ATB SEÇİMLERİ İÇİN BAŞVURU YAPILACAK
Toplantının son bölümünde ATB organ seçimlerinin takvimi de gündeme geldi.
Çandır, 5174 sayılı Kanun kapsamında oda ve borsa organ seçimlerinin ekim-kasım aylarında yapılması gerektiğini belirterek, ATB organ seçimlerinin ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuru yapılacağını açıkladı.
ATB ağustos ayı meclis toplantısı, meclis üyelerinin kendi sektörlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaşmasının ardından sona erdi.
Toplantıda ortaya çıkan tablo, Antalya ekonomisinin üretim ve ticaret kapasitesini koruduğunu ancak finansman, tahsilat, maliyet artışları, tarımsal üretim ve su yönetimi gibi başlıklarda önümüzdeki dönemin daha dikkatli planlanması gerektiğini ortaya koydu.
- ekonomi
- Antalya Ticaret Borsası
- Ali Çandır
- üretim
- tarım
- antalya hali
- #COP31
- #ATB
- Antalya ekonomisi
- TARIMSAL ÜRETİM
- antalya iş dünyası
- Finansman
- Antalya ticaret
- Antalya İhracatı
- Konkordato
- kredi
- Erdoğan Ekinci
- karşılıksız çek
- su
- Antalya Su Zirvesi