ANTALYA’NIN ANTİK HİKAYELERİ BELGESELLE HAYAT BULDU

Antalya’nın binlerce yıllık tarihini ve kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla hazırlanan “Sarpedon’dan Keykubad’a Bir Zamanlar Antalya” kitabı, bu kez beyaz perdeye taşındı.

06 Eki 2026 - 12:59 YAYINLANMA
06 Eki 2026 - 14:32 GÜNCELLEME
ANTALYA’NIN ANTİK HİKAYELERİ BELGESELLE HAYAT BULDU

Muratpaşa Belediyesi Kültür Yayınları tarafından yayımlanan kitaptan uyarlanan belgesel, kentin geçmişini gerçek görüntüler ve yapay zekâ teknolojisiyle oluşturulan sahneler üzerinden izleyiciyle buluşturdu.

Antalya’nın farklı dönemlerine, mitolojik anlatılarına ve bu topraklarda iz bırakan önemli kişiliklerine odaklanan belgeselin gala gösterimi, 11. Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında gerçekleştirildi. Gösterim, Kaleiçi’nde bulunan Koç Üniversitesi Suna & İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (AKMED) yapıldı.

Arkeolog ve akademisyen Aytaç Dönmez tarafından kaleme alınan ve ilk olarak 2021 yılında yayımlanan “Sarpedon’dan Keykubad’a Bir Zamanlar Antalya” kitabının belgesel uyarlamasının senaristliğini ve yönetmenliğini ise Serpil Devrim üstlendi.

KİTAPTAN PERDEYE, ANTALYA’NIN TARİHİ YENİDEN CANLANDI

Belgesel, Antalya’nın tarihini yalnızca arşiv bilgileriyle anlatmak yerine, izleyiciyi geçmişin atmosferine taşıyan görsel bir anlatım ortaya koydu.

Yapımda Antalya’nın günümüzdeki gerçek görüntüleri, yapay zekâ teknolojisi kullanılarak oluşturulan dönem sahneleriyle bir araya getirildi. Böylece geçmişte yaşanan olayların, insanların ve dönemlerin yalnızca anlatılması değil, izleyicinin zihninde görsel olarak da canlandırılması amaçlandı.

Özellikle farklı tarihsel dönemlere ait atmosferin oluşturulmasında kullanılan yapay zekâ destekli sahneler, belgeselin anlatım diline farklı bir boyut kazandırdı.

Belgeselin temel mesajını ise şu sözler özetledi:

“Taş konuşur, rüzgar anlatır, su hatırlar ve insan… sadece dinler.”

Bu anlatım üzerinden Antalya’nın geçmişi; mitolojik kahramanlar, bilim insanları, şairler, hekimler, hayırseverler ve kent yöneticilerinin hikâyeleriyle ele alındı.

ANTALYA’NIN HİKÂYESİ FARKLI DÖNEMLERLE ANLATILDI

Belgeselde Antalya’nın yalnızca tarihi yapıları ve arkeolojik kalıntıları değil, kentin kültürel hafızasını oluşturan insan hikâyeleri de ön plana çıkarıldı.

Antik dönemlerden farklı tarihsel süreçlere uzanan anlatıda, bu topraklarda yaşamış ve Antalya’nın kültürel birikimine katkı sağlamış kişiliklerin hikâyeleri üzerinden kentin geçmişi görünür hale getirildi.

Bu yönüyle çalışma, Antalya’nın tarihini kronolojik bir anlatımın ötesine taşıyarak insan, mekân ve kültür arasındaki bağı öne çıkardı.

“TÜM İNSANLARIMIZ ANTİK HİKÂYELERE ULAŞABİLSİN İSTEDİK”

Belgeselin gala gösteriminde konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kitabın hazırlanmasındaki temel amacın Antalya’nın antik hikâyelerini toplumun farklı kesimlerine ulaştırmak olduğunu söyledi.

Kitabın ortaya çıkış sürecinde anlatımın özellikle kısa, sade ve anlaşılır olmasına önem verdiklerini belirten Uysal, farklı eğitim seviyelerindeki insanların da Antalya’nın tarihine ulaşabilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Uysal, bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı:

“Farklı eğitim düzeyinde olan tüm insanlarımız antik hikâyelere ulaşabilsin istedik.”

Bu anlayış, kitabın yalnızca akademik çevrelere veya tarih meraklılarına değil, Antalya’da yaşayan herkesin ulaşabileceği bir kültür çalışması olarak hazırlanmasını hedefledi.

KÖY KAHVELERİNDEN DİJİTAL DÜNYAYA UZANAN ANLATIM

Çalışmanın çıkış noktalarından biri de Antalya’nın tarihinin yalnızca belirli bir kesimin ulaşabildiği bir bilgi alanı olmaktan çıkarılması oldu.

Başkan Uysal, günümüzde dijital dünyanın ve değişen alışkanlıkların insanların okuma biçimlerini de değiştirdiğine dikkat çekerek, kitabın ardından belgesel çalışmasıyla daha geniş bir kitleye ulaşmayı amaçladıklarını belirtti.

Bu nedenle çalışma, bir anlamda köy kahvelerinde okunabilecek kadar sade bir anlatımdan, dijital dünyanın görsel anlatımına uzanan yeni bir kültür projesine dönüştü.

Belgesel sayesinde Antalya’nın binlerce yıllık geçmişinin, kitap okumaya zaman ayıramayan ya da farklı nedenlerle yazılı kaynaklara ulaşamayan izleyicilere de görsel bir anlatımla aktarılması hedeflendi.

“ŞEHRİMİZİN HİKÂYELERİNE DATA TEŞKİL ETMEK İSTEDİK”

Başkan Uysal, belgeselin yalnızca bugünün izleyicisine yönelik bir çalışma olmadığını, Antalya’nın kültürel hafızasının geleceğe aktarılması açısından da önem taşıdığını söyledi.

Çalışmayı kentin hikâyelerinin kayıt altına alınması açısından değerlendiren Uysal, “Biz şehrimizin hikâyelerine ve kültür hayatına bir data teşkil etmek istedik” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşım, Antalya’nın tarihi ve kültürel mirasının yalnızca kitaplarda değil, farklı görsel ve dijital formatlarda da gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.

KALEİÇİ’NDE TARİHLE BUGÜN BULUŞTU

Belgeselin gala gösteriminin Kaleiçi gibi Antalya’nın tarihsel dokusunun en güçlü şekilde hissedildiği bir bölgede gerçekleştirilmesi de çalışmanın içeriğiyle bütünlük oluşturdu.

11. Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında gerçekleştirilen gösterimle birlikte Antalya’nın geçmişi, kentin bugün yaşayan tarihi atmosferi içerisinde izleyiciyle buluştu.

Belgesel, bir yandan Antalya’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutarken diğer yandan kültürel mirasın yeni teknolojiler kullanılarak nasıl gelecek kuşaklara aktarılabileceğini de ortaya koydu.

EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR

Başkan Ümit Uysal, belgeselin hazırlanmasında emeği geçen yönetmen ve senarist Serpil Devrim ile ekibine, kitabın yazarı Aytaç Dönmez’e ve çalışmaya katkı sunan herkese teşekkür etti.

“Sarpedon’dan Keykubad’a Bir Zamanlar Antalya” ile başlayan anlatının belgeselle yeni bir boyut kazanması, Antalya’nın tarihini daha geniş kitlelere ulaştırma hedefinin de önemli bir adımı oldu.

Antalya’nın taşında, toprağında, suyunda ve insan hikâyelerinde saklı olan geçmiş, bu kez kitap sayfalarından çıkarak görüntülerle yeniden hayat buldu.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: