AYASOFYA’DA KUBBE İÇİN YENİ AŞAMA

İstanbul’un simge yapılarından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarında yeni bir aşamaya geçiliyor. Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları sürerken, yapılan bilimsel modelleme ve statik analizler sonucunda güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirlenen doğu yarım kubbede de çalışmalara başlanacak.

10 Eyl 2026 - 19:05 YAYINLANMA
10 Eyl 2026 - 19:55 GÜNCELLEME
AYASOFYA’DA KUBBE İÇİN YENİ AŞAMA

Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projelerinden biri olarak yürütülen çalışmaların temel amacı, Ayasofya’nın yapısal güvenliğini sağlamak ve sahip olduğu tarihî unsurları gelecek nesillere özgün dokusuyla aktarabilmek.

ANA KUBBEDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Ayasofya’nın ana kubbesinde oluşturulan çelik platform üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda kubbe içerisindeki mozaiklerin korunmasına yönelik konservasyon uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Çalışma iskelesinde, mozaik yüzeylerde toz temizliği yapılırken, yüzeylerin uygulama sürecinde zarar görmemesi amacıyla “facing” adı verilen geçici koruma uygulaması gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üst bölümünde geçici çelik çatının kurulumu da tamamlandı. Kubbenin kurşun kaplamalarının kontrollü şekilde açılmasına yönelik çalışmalar ise sürdürülüyor.

DOĞU YARIM KUBBEDE GÜÇLENDİRME BAŞLIYOR

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen sayısal modelleme ve statik analizler sonucunda doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi.

Bu kapsamda yarım kubbenin taşıyıcı sistemine yönelik yapısal güçlendirme uygulamalarının yanı sıra, iç yüzeylerde bulunan mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yapılacak.

Doğu yönündeki mihrap duvarında yer alan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım işlemleri gerçekleştirilecek.

Çalışmaların güvenli şekilde yürütülebilmesi için doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulmasına başlanacak.

TARİHÎ ZEMİN İÇİN ÖZEL KORUMA

Platform kurulumu öncesinde çalışma alanının sınırları belirlenecek. İç mekândaki görsel bütünlüğün mümkün olduğunca korunması amacıyla özel baskılı brandalar kullanılacak.

İbadet düzeninin devamlılığı için geçici mihrap ve minber yerleştirilirken, özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihî mimari unsurlar da özel fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak.

Platform imalatının gerekli olduğu sınırlı bölgelerde bulunan ahşap seki ve mermer döşemelerin sökümü ise uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi şekilde gerçekleştirilecek.

Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı koruma hassasiyetiyle yapılacak.

Özgün mermer döşemelerin hem yükten hem de aşınmadan korunması amacıyla çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulmadan önce gerçekleştirilecek zemin yükleme ve titreşim testleriyle sistemin güvenliği bilimsel veriler üzerinden kontrol edilecek.

MOZAİK VE MERMER YÜZEYLER İNCELENECEK

Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak.

Platformun tamamlanmasıyla doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler oluşturulacak.

Ardından yapısal güçlendirme, mozaik ve kalem işi konservasyonu ile mermer yüzeylerde temizlik ve onarım çalışmaları yürütülecek.

Uygulamalar sırasında uygun olmayan beton mermer dışlıkların yapıdan uzaklaştırılması ve mozaiklerin ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon sürecine alınması da planlanıyor.

GEÇMİŞ DÖNEMLERE AİT İZLER ARAŞTIRILACAK

Doğu yarım kubbedeki restorasyon çalışmalarında yalnızca mevcut bezemelerin korunması değil, önceki dönemlere ait olabilecek bezeme katmanlarının da araştırılması hedefleniyor.

Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, yapılacak çalışmalar kapsamında mevcut bezemelerin altında daha önceki dönemlere ait izlerin araştırılacağını belirtti.

Bu kapsamda, 1847-49 Fossati onarımları sırasında yapılan mevcut bezemelerin altında, 1847 öncesindeki Klasik Osmanlı dönemine ait olduğu tarihî görsel verilerden bilinen ayetin izlerinin araştırılması planlanıyor.

Yapılacak raspa çalışmalarında söz konusu katmanın tespit edilmesi halinde, Ayasofya’nın Klasik Osmanlı dönemindeki cami görünümüne ilişkin önemli bir tarihî unsurun yeniden ortaya çıkarılması mümkün olabilecek.

BİLİMSEL VERİLERLE RESTORASYON

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen çalışmaların, Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu’nun karar ve denetimleri doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtildi.

Bilim Heyeti Üyesi İnşaat Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, yapılan sayısal modelleme ve analizlerin ardından ana kubbenin yarım kubbelerle birlikte güçlendirilmesinin gerekli görüldüğünü ifade etti.

Çalışmalar kapsamında kurulan iskele ve membran kaplamalı koruyucu kubbe sisteminin, restorasyon uygulamalarının güvenli şekilde gerçekleştirilmesine imkan sağladığı belirtildi.

Malzeme Bilimci/Kimyager Prof. Dr. Ahmet Güleç ise kurulan platformun yalnızca statik çalışmalar açısından değil, kubbe içerisindeki mozaik ve göbek yazısının korunması açısından da önemli bir işlev üstlendiğini kaydetti.

Kubbenin kurşun örtüsünün kaldırılmasıyla birlikte yapı malzemelerinden örnekler alınarak analiz edilmesi ve restorasyonda kullanılacak harç ve sıvaların içeriklerinin belirlenmesi de planlanan çalışmalar arasında bulunuyor.

HEDEF TARİHÎ DOKUYU KORUYARAK GELECEĞE TAŞIMAK

Bilim Heyeti Üyesi Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Asnü Bilban Yalçın, yaklaşık bin 500 yıllık geçmişe sahip Ayasofya’nın tarih boyunca farklı dönemlerde onarımlar geçirdiğine dikkat çekti.

Yalçın, yürütülen kapsamlı çalışmaların modern bilgi ve teknolojiler kullanılarak yapının statik açıdan güçlendirilmesini amaçladığını belirtti.

Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Can Şakir Binan ise Ayasofya’nın yalnızca Türkiye açısından değil, insanlığın ortak kültürel hafızası bakımından da önemli bir yapı olduğunu vurguladı.

Restorasyon sürecinde yapının farklı dönemlere ait tarihî katmanlarının, özgün malzemelerinin ve mimari bütünlüğünün birlikte korunmasının esas alınacağı ifade edildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da Ayasofya’daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü belirterek, doğu yarım kubbede yeni bir çalışma aşamasına geçileceğini açıkladı.

Restorasyon sürecinde ibadet ve ziyaret düzeninin ise gerekli geçici düzenlemelerle devam ettirilmesi planlanıyor.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: