ÇAKIRLAR TOKİ PROJESİNE SU VE TAŞKIN UYARISI !

Yeni Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Çakırlar (Boğaçayı) bölgesinde planlanan 4 bin 574 konutluk TOKİ projesine ilişkin açıklama yaptı. Projenin içme suyu kaynakları, tarımsal üretim, taşkın riski ve çevresel etkileri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gündüz, bilimsel verilerin, çevresel incelemelerin ve hukuki süreçlerin dikkate alınması çağrısında bulundu.

15 Eki 2026 - 14:37 YAYINLANMA
16 Eki 2026 - 01:40 GÜNCELLEME
2794 GÖSTERİM
ÇAKIRLAR TOKİ PROJESİNE SU VE TAŞKIN UYARISI !

Gündüz, dar gelirli vatandaşların güvenli konuta erişimine karşı olmadıklarını vurgulayarak, konut projelerinin doğru yer seçimi ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

SU KAYNAKLARIYLA İLGİLİ ENDİŞELER

Çakırlar ve Boğaçayı çevresinde planlanan yapılaşmanın Antalya’nın içme suyu güvenliği açısından risk oluşturabileceğini savunan Gündüz, bölgenin yeraltı suyu kaynakları bakımından önem taşıdığını dile getirdi.

İklim değişikliği ve yeraltı suyu kaynaklarının korunması konularına dikkat çeken Gündüz, yoğun yapılaşmanın su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti. Proje alanının karstik su beslenim bölgesi olduğu yönündeki değerlendirmelerin de bilimsel verilerle ele alınması gerektiğini kaydeden Gündüz, kirleticilerin yeraltı sularına ulaşma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Gündüz, su kaynaklarının korunması için havza ölçeğinde planlama ve etkili su yönetiminin önem taşıdığını vurguladı.

TARIMSAL ÜRETİM VE KIRSAL EKONOMİ RİSKİ

Açıklamada, proje alanının çevresindeki tarım arazilerinin korunması da gündeme getirildi. Gündüz, yapılaşmanın ve su kaynaklarında yaşanabilecek olası değişimlerin tarımsal üretimi etkileyebileceğini belirterek, verimli tarım alanlarının ve bölge ekonomisinin korunması gerektiğini söyledi.

Tarım alanlarının kaybının yalnızca üreticileri değil, gıda üretimini ve kırsal yaşamı da etkileyebileceğine dikkat çeken Gündüz, projenin çevresel ve ekonomik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

TAŞKIN RİSKİ VE AFET GÜVENLİĞİ

Gündüz’ün açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Çandır Çayı ve çevresindeki taşkın riski oldu. Bölgede planlanan yoğun yapılaşmanın, olası taşkın senaryoları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savunan Gündüz, AFAD raporlarında yer aldığı belirtilen Q100 ve Q500 taşkın senaryolarına dikkat çekti.

Yüz ve beş yüz yıllık taşkın olasılıklarına ilişkin analizlerin planlama süreçlerinde önem taşıdığını belirten Gündüz, bilimsel taşkın değerlendirmeleri tamamlanmadan bölgede yoğun nüfus oluşturacak bir projeye ilişkin karar verilmesinin can ve mal güvenliği açısından soru işaretleri doğurabileceğini ifade etti.

Gündüz, dere yatakları, taşkın alanları ve afet risklerinin imar kararlarında ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini kaydetti.

ÇED SÜRECİ VE YARGI KARARLARI GÜNDEMDE

Açıklamada, proje için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararına ilişkin yargı süreci de gündeme taşındı. Gündüz, çevre örgütleri, meslek odaları ve bölge sakinlerinin itirazları sonucunda projeye ilişkin “ÇED Olumlu” kararının idare mahkemesi tarafından iptal edildiğini belirterek, hukuki sürecin ve kararın kapsamının dikkate alınması gerektiğini savundu.

Gündüz’e göre, projenin çevresel etkilerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, su kaynakları üzerindeki olası sonuçlarının incelenmesi ve ilgili bilimsel raporların kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor.

“GÜVENLİ KONUT VE DOĞANIN KORUNMASI BİRLİKTE ELE ALINMALI”

Dar gelirli vatandaşlar için konut üretilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Gündüz, barınmanın temel bir hak olduğunu belirtti. Ancak konut ihtiyacının karşılanması sürecinde doğal kaynakların, tarım alanlarının ve vatandaşların güvenliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Gündüz, proje kapsamında yapılması gereken çevresel etki değerlendirmeleri, su analizleri ve teknik incelemelerin şeffaf biçimde yürütülmesini istedi. Bilimsel veriler ve kamu yararının planlama sürecinin merkezinde bulunması gerektiğini belirten Gündüz, alternatif alanların ve olası çevresel etkilerin de değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Açıklamasının sonunda Konyaaltı’nın siyasi tartışmaların ötesinde, kent yaşamını ve doğal kaynakları ilgilendiren bir planlama süreciyle karşı karşıya olduğunu belirten Gündüz, su kaynaklarının korunması, yaşam hakkı ve kamu yararı konusunda mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Gündüz, projenin çevresel, teknik ve hukuki boyutlarının takipçisi olacaklarını belirterek, yetkili kurumlara şeffaflık ve bilimsel değerlendirme çağrısını yineledi.

Yeni Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz’ün açıklamasında dile getirilen su kaynakları, tarım alanları, taşkın riski ve yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerin; ilgili kurumların raporları, mahkeme kararları ve projenin güncel resmî durumu üzerinden ayrıca doğrulanması önem taşıyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: