COP31 ÖNCESİ TÜRKİYE’NİN YEŞİL YATIRIM HAMLESİ MASADA

COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi, uluslararası yatırımcıları, finans kuruluşlarını ve kamu temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Zirvede Türkiye’nin yenilenebilir enerji, batarya üretimi, geri dönüşüm ve sürdürülebilir sanayi alanlarındaki potansiyeli ele alınırken, yeşil dönüşümün somut yatırımlara ve ekonomik fırsatlara dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

23 Eki 2026 - 21:41 YAYINLANMA
23 Eki 2026 - 21:46 GÜNCELLEME
COP31 ÖNCESİ TÜRKİYE’NİN YEŞİL YATIRIM HAMLESİ MASADA

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek” başlıklı etkinlik, İstanbul Finans Merkezi’ndeki Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda gerçekleştiriliyor.

Zirvenin açılışına Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, COP31 Türkiye Özel Temsilcisi Mehmet Emin Birpınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ile YASED Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu katıldı. Kamu kurumlarının yanı sıra uluslararası kuruluşlar ve küresel şirketlerin temsilcileri de zirvede yer aldı.

TÜRKİYE’NİN YEŞİL DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ ÖNE ÇIKTI

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, açılış konuşmasında Türkiye’nin yeşil dönüşüm alanında uzun süredir devam eden bir yatırım ve politika geçmişine sahip olduğunu belirtti. Yenilenebilir enerjiye yönelik adımların yalnızca son dönemde ortaya çıkmadığını ifade eden Dağlıoğlu, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarının geçmiş yıllara dayandığını söyledi.

Türkiye’nin 2005 yılında Yenilenebilir Enerji Kanunu’nu hayata geçirdiğini hatırlatan Dağlıoğlu, bugün dünya genelinde daha fazla önem kazanan temiz enerji gündeminde Türkiye’nin erken adım atan ülkeler arasında bulunduğunu dile getirdi.

Dağlıoğlu’nun verdiği bilgilere göre, Türkiye’nin mevcut kurulu elektrik üretim gücünün yaklaşık yüzde 60’ı yenilenebilir ve yeşil enerji kaynaklarından oluşuyor. Bu kapasitenin geliştirilmesinin yanı sıra enerji üretiminde kullanılan ekipmanların Türkiye’de üretilmesi de yatırım politikalarının önemli başlıkları arasında yer alıyor.

GÜNEŞ PANELİNDEN BATARYAYA YERLİ ÜRETİM VURGUSU

Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki sanayi altyapısına dikkat çeken Dağlıoğlu, ülkenin güneş paneli üretiminde Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Rüzgâr enerjisi ekipmanlarında da gelişmiş bir üretici ekosisteminin bulunduğunu kaydeden Dağlıoğlu, Türkiye’deki şirketlerin yalnızca iç pazara değil, çevre ülkelere ve küresel pazarlara yönelik üretim yapabildiğini ifade etti.

Batarya sistemlerinin üretimine de değinen Dağlıoğlu, HIT-30 programı kapsamında gerçekleştirilen proje çağrısının ardından Türkiye’de batarya üretimine yönelik çalışmaların başladığını ve önümüzdeki dönemde kapasitenin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Enerji teknolojilerinin Türkiye’de üretilmesi, yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir hedef olarak değil, aynı zamanda sanayi, teknoloji ve ihracat fırsatı olarak değerlendirilmesini sağlıyor.

Dağlıoğlu, elektrikli mobilite alanında Togg’un önemine de değinerek, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki üretim kapasitesini dönüşüm sürecine dahil etmeye çalıştıklarını belirtti.

GERİ DÖNÜŞÜMDE HEDEF 2053’E KADAR YÜZDE 70

Zirvenin önemli başlıklarından biri de geri dönüşüm ve kaynakların daha verimli kullanılması oldu. Türkiye’nin geniş bir endüstriyel altyapıya sahip olduğunu belirten Dağlıoğlu, farklı sektörlerdeki üretim gücünün geri dönüşüm ve ileri dönüşüm yatırımları için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Sıfır Atık Projesi kapsamında 90 milyon ton atığın geri dönüştürüldüğünü aktaran Dağlıoğlu, Türkiye’nin geri kazanım oranının yaklaşık yüzde 37 seviyesine ulaştığını ifade etti.

Açıklanan hedeflere göre geri kazanım oranının 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e çıkarılması amaçlanıyor. Dağlıoğlu, mevcut çalışmaların sürdürülmesiyle bu hedeflere daha erken ulaşılabileceğine inandığını dile getirdi.

Geri dönüşüm yatırımlarının artırılması; doğal kaynakların korunması, atık miktarının azaltılması ve sanayide kaynak verimliliğinin yükseltilmesi açısından önem taşıyor. Bu alandaki projelerin uluslararası sermayeyle desteklenmesi de zirvenin gündeminde yer alıyor.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDEN YEŞİL YATIRIMLARA MİLYARLARCA LİRALIK DESTEK

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, yeşil dönüşümün çevre politikalarının ötesinde ekonomik büyüme, ticaret, istihdam ve finansal istikrarla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının uluslararası yatırımcılarla yeni iş birlikleri kurmak ve yeşil dönüşüm hedeflerini somut projelere dönüştürmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Çakar, üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran yatırımların öncelik taşıdığını vurguladı.

Enerji tedarikinde yaşanan gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisine dikkat çeken Çakar, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin enerji arz güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasının yalnızca arz güvenliği açısından değil, maliyetlerin yönetilmesi ve ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi bakımından da önemli olduğunu söyledi.

Çakar’ın paylaştığı verilere göre, Türkiye’de enerji sektörüne kullandırılan kredilerin toplamı 1 trilyon lirayı aştı. Proje finansmanı kapsamındaki enerji kredileri 695 milyar lirayı, yenilenebilir enerji kredileri ise 347 milyar lirayı geçti.

Bu rakamlar, bankacılık sektörünün enerji dönüşümündeki finansman rolünü ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde daha fazla kaynağın sürdürülebilir projelere yönlendirilmesinin önemini de gösteriyor.

KÜRESEL TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARINDA BÜYÜK FİNANSMAN İHTİYACI

Küresel ölçekte temiz enerji yatırımlarının büyüklüğüne değinen Çakar, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 2026 yılında dünya genelindeki enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti. Bu tutarın yaklaşık 2,2 trilyon dolarlık bölümünün temiz enerjiye yönelmesinin öngörüldüğünü aktardı.

Çakar ayrıca, küresel sıcaklık artışını 1,5 derece hedefiyle sınırlama doğrultusundaki dönüşüm için emisyon azaltımına yıllık ortalama 7,8 trilyon dolarlık finansman gerektiğine ilişkin tahminleri paylaştı.

Bu ölçekteki finansman ihtiyacının kamu kaynaklarıyla sınırlı kalamayacağını belirten Çakar, bankaların, uluslararası yatırımcıların ve özel sektörün birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.

Enerji şebekelerinden depolama sistemlerine, sanayiden tarıma kadar farklı alanlarda hazırlanacak projelerin finansmana erişimi, yeşil dönüşümün hızını belirleyen temel unsurlar arasında bulunuyor.

Çakar, yatırımların yalnızca kaynak sağlanarak değil, riskleri doğru yönetilen ve finansman yapısı sürdürülebilir biçimde kurulan projelerle hayata geçirilmesi gerektiğini de ifade etti.

TARIMDAN SANAYİYE YENİ YATIRIM ALANLARI

Zirvede yeşil dönüşümün yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığına da dikkat çekildi. Tarımda modern basınçlı sulama sistemleri, su verimliliği uygulamaları ve iklim koşullarına dayanıklı üretim modellerinin hem gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından önem taşıdığı belirtildi.

Türkiye’nin üretim altyapısı, coğrafi konumu ve gelişmiş finansal sisteminin uluslararası yatırımcılar için çeşitli olanaklar sunduğunu kaydeden Çakar, COP31 sürecinin bu potansiyelin uzun vadeli iş birliklerine dönüştürülmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.

Sanayide karbon yoğun üretimin dönüştürülmesi de gündemdeki başlıklar arasında yer aldı. Çakar’a göre, şirketlerin enerji maliyetlerini kontrol altında tutabilmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için temiz üretim yatırımlarının hız kazanması gerekiyor.

YASED: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN YATIRIM AÇIĞI 4 TRİLYON DOLAR

YASED Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, yeşil dönüşümün başarıya ulaşması için kamu politikaları ile özel sektör yatırımlarının birbirini tamamlaması gerektiğini belirtti. Kamu politikalarının dönüşümün yönünü belirlediğini ifade eden Orhonoğlu, yatırımcıların sermaye, teknoloji ve bilgi birikimleriyle hedeflerin üretime, enerji altyapısına ve tedarik zincirlerine taşınmasında önemli rol üstlendiğini söyledi.

YASED üyelerinin yenilenebilir enerji, enerji ve kaynak verimliliği ile sürdürülebilir üretim alanlarında yatırımlar yaptığını kaydeden Orhonoğlu, bu çalışmaların Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefini ve yeşil büyüme vizyonunu desteklediğini dile getirdi.

Orhonoğlu, gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için yıllık yatırım açığının yaklaşık 4 trilyon dolar seviyesinde bulunduğunu belirtti. Bu açığın yaklaşık yarısının enerji dönüşümüyle bağlantılı yatırımlardan kaynaklandığını ifade etti.

Uluslararası doğrudan yatırımların yalnızca finansman sağlamadığını vurgulayan Orhonoğlu, bu yatırımların teknoloji transferi, nitelikli istihdam ve üretim kapasitesinin gelişmesine de katkıda bulunduğunu söyledi.

COP EV SAHİPLİĞİ ULUSLARARASI YATIRIMLARA ZEMİN HAZIRLIYOR

COP zirvelerine ev sahipliği yapmanın, ülkelerin yeşil yatırımlar açısından uluslararası görünürlüğünü artırabileceğini belirten Orhonoğlu, bu organizasyonların yeni ortaklıkların kurulması bakımından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Orhonoğlu’nun paylaştığı verilere göre, 2015–2024 döneminde COP’a ev sahipliği yapan ülkelerde yeni yatırım projelerinin sayısında yaklaşık yüzde 50, taahhüt edilen yatırım sermayesinde ise yüzde 135 artış görüldü.

Bu veriler, COP31’in Türkiye açısından yalnızca iklim politikalarının konuşulacağı uluslararası bir organizasyon değil, aynı zamanda yatırımcılarla uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek için de bir platform olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

ZİRVENİN GÜNDEMİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR SANAYİ VE YEŞİL ENERJİ VAR

Gün boyunca devam edecek zirvede sürdürülebilir sanayi, yeşil enerji, altyapı yatırımları ve döngüsel ekonomi başlıklarında paneller düzenleniyor. Etkinlikte kamu, finans ve özel sektör temsilcilerinin değerlendirmeleriyle Türkiye’nin yeşil yatırım potansiyelinin uluslararası yatırımcılara aktarılması hedefleniyor.

Zirvede verilen mesajların ortak noktasını ise yeşil dönüşüm hedeflerinin uygulanabilir projelere, güçlü finansman modellerine ve kalıcı ekonomik değere dönüştürülmesi oluşturuyor.

COP31’e hazırlık sürecinde Türkiye’nin önündeki temel başlıklardan biri, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim alanlarında bugüne kadar oluşturulan altyapıyı yeni yatırımlarla güçlendirmek olacak.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: