FALEZLERDE ALARM: AKDENİZ FOKLARI GÜVENLİ YUVALARINI TERK EDİYOR

Antalya falezleri, dünyada nesli tehlike altında bulunan Akdeniz foklarının önemli yaşam alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak kıyılardaki insan hareketliliğinin artması, fokların barınmak ve özellikle yavrularını büyütmek için kullandığı mağaralar üzerindeki baskıyı artırıyor.

04 Eki 2026 - 14:53 YAYINLANMA
04 Eki 2026 - 22:44 GÜNCELLEME
2281 GÖSTERİM
FALEZLERDE ALARM: AKDENİZ FOKLARI GÜVENLİ YUVALARINI TERK EDİYOR

Akdeniz fokları koruma gönüllüsü ve emekli öğretmen Kemal Macit, özellikle SUP ve kano kullanıcılarının falezlerdeki mağaralara girmemesi konusunda uyarıda bulundu. İnsanların mağaralara yönelik müdahalelerinin fokların yaşam düzenini bozduğunu belirten Macit, rahatsız edilen fokların güvenli mağaralarını terk ederek yavrularını daha riskli alanlarda dünyaya getirmek zorunda kaldığını söyledi.

Macit, fokların insanlardan yiyecek veya başka bir yardım beklemediğini belirterek, onlardan istenen tek şeyin yaşam alanlarına saygı gösterilmesi ve mağaralarda rahatsız edilmemeleri olduğunu vurguladı.

FALEZLER FOKLARIN GÜVENLİ SIĞINAKLARI

Akdeniz foklarının dünya genelindeki nüfusunun yaklaşık 900-1000 birey arasında olduğu belirtilirken, Türkiye’de yaklaşık 120 Akdeniz fokunun yaşadığı ifade ediliyor.

Türkiye’deki fokların önemli bölümünün Gazipaşa ile Kaş arasındaki Antalya kıyılarında yaşamını sürdürdüğünü belirten Kemal Macit, Antalya kent merkezindeki falezlerin de tür açısından son derece önemli bir yaşam alanı olduğunu söyledi.

Kent merkezinde yaklaşık 15-17 Akdeniz fokunun bulunduğunun tahmin edildiğini aktaran Macit, falezlerin kayalık yapısının foklara doğal barınma ve yavrulama alanları sunduğunu dile getirdi.

Antalya'nın bu yönüyle dünyada dikkat çekici bir özelliğe sahip olduğunu belirten Macit, Akdeniz foklarının kent merkezinde yaşamını sürdürmesinin Antalya için önemli bir doğal değer olduğunu ifade etti.

Macit, falezlerin altındaki mağaraları fokların güvenli sığınakları olarak tanımlayarak, “Buradaki mağaralar Akdeniz foklarının sığındığı son yatak odaları” dedi.

MAĞARALARA GİRİŞ FOKLARIN YAŞAM DÜZENİNİ BOZUYOR

Akdeniz foklarının kullandığı mağaraların yalnızca günlük barınma amacı taşımadığını belirten Macit, özellikle yavrulama dönemlerinde bu alanların hayati önem taşıdığını söyledi.

Fokların insanlardan uzak, sakin ve güvenli mağaralara ihtiyaç duyduğunu anlatan Macit, mağaralara girilmesinin veya yakınlarında yoğun insan hareketliliği oluşmasının hayvanlarda ciddi davranış değişikliklerine yol açabileceğini ifade etti.

Macit, “Foklar bizden yiyecek istemiyorlar. Foklar bizden, ‘Sadece kaldığımız yerlere saygı duyun, son yatak odalarımızda bizi rahatsız etmeyin’ diyorlar” sözleriyle çağrısını yineledi.

İnsan müdahalesinin devam etmesi halinde fokların daha önce güvenli olarak kullandıkları mağaraları terk edebildiğini belirten Macit, bu durumun özellikle yavrular açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

“GÜVENLİ MAĞARAYI GÜVENSİZ OLARAK KODLUYORLAR”

Fokların rahatsız edildiğinde mağaradan ayrılabildiğini belirten Macit, bu davranışın türün üreme başarısını doğrudan etkilediğini söyledi.

Macit, “Eğer foklar buralarda rahatsız edilirse güvenli mağarayı güvensiz olarak kodlayıp buradan ayrılıyor ve yavrularını güvensiz yerlerde dünyaya getiriyorlar” dedi.

Bu durumun özellikle yavruların yaşam şansını azalttığını ifade eden Macit, doğal ortamın korunmasının yalnızca yetişkin foklar için değil, yeni dünyaya gelen yavrular için de büyük önem taşıdığını vurguladı.

YILDA YAKLAŞIK 15 YAVRU DÜNYAYA GELİYOR

Türkiye'de her yıl yaklaşık 15 Akdeniz foku yavrusunun dünyaya geldiğini belirten Macit, yavru kayıplarının türün geleceği açısından endişe verici boyutta olduğunu söyledi.

Macit, dünyaya gelen yavruların önemli bir bölümünün henüz çok küçükken yaşamını yitirdiğini belirterek, “Türkiye’de yılda 15 tane fok yavrumuz dünyaya geliyor, bu 15 tane yavrudan 7 tanesini biz daha bebekken kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ölen yavrular üzerinde yapılan incelemelerde kafatası çatlaklarına rastlandığını aktaran Macit, özellikle fırtınalı ve dalgalı havalarda annelerinden ayrılan yavruların kayalık alanlara çarparak yaşamını yitirebildiğini söyledi.

Bu nedenle yavruların doğduğu ve anneleriyle birlikte bulunduğu mağaraların insan hareketliliğinden uzak tutulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekildi.

SUP VE KANO KULLANICILARINA KRİTİK UYARI

Antalya falezlerinde son yıllarda giderek yaygınlaşan SUP ve kano faaliyetleri, Akdeniz foklarının yaşam alanlarının korunması açısından yeni bir risk alanı olarak öne çıkıyor.

Kemal Macit, su sporları yapan kişilerin falezlerin altında bulunan mağaraların sıradan doğal oluşumlar olmadığını, bu alanların Akdeniz foklarının yaşam ve üreme alanları olduğunu bilmesi gerektiğini söyledi.

Bireysel olarak ya da gruplar halinde yapılan kano ve SUP faaliyetlerinde mağaralara girilmemesi gerektiğini belirten Macit, gönüllüler olarak karşılaştıkları ihlaller konusunda insanları uyarmaya çalıştıklarını ifade etti.

Macit ayrıca mağaralara girişin yasal olarak da yasak olduğunu hatırlatarak, ihlallerle ilgili Sahil Güvenlik ve Deniz Polisi tarafından işlem yapılabileceğini belirtti.

Ancak gönüllülerin önceliğinin insanlara ceza uygulanmasını sağlamak olmadığını vurgulayan Macit, asıl hedeflerinin farkındalık oluşturmak ve fokların yaşam alanlarını korumak olduğunu söyledi.

“BİLMİYORDUK, BUNDAN SONRA GİRMEYECEĞİZ”

Yapılan uyarıların vatandaşlar tarafından büyük ölçüde olumlu karşılandığını anlatan Macit, bazı kişilerin mağaralara girerken bunun foklar açısından oluşturduğu tehlikenin farkında olmadıklarını söylediklerini aktardı.

Macit, uyarılan kişilerin önemli bir bölümünden olumlu geri dönüş aldıklarını belirterek, “İnsanlar ‘Bilmiyorduk, bilsek girmezdik, bundan sonra girmeyeceğiz’ şeklinde geri dönüş veriyor” dedi.

Bu yaklaşımın kendileri açısından son derece değerli olduğunu ifade eden Macit, daha önce mağaralara giren bazı insanların yapılan bilgilendirmenin ardından fokların korunmasına destek vermeye başladığını söyledi.

Macit, bilinçlendirme çalışmalarının cezai yaptırımlardan daha kalıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“ANTALYA OLARAK EV SAHİBİYİZ”

Akdeniz foklarının Antalya kıyılarında yaşamını sürdürmesinin kent için önemli bir doğal miras olduğunu belirten Macit, Antalya halkına ve kente gelen ziyaretçilere önemli bir sorumluluk düştüğünü söyledi.

Fokların Antalya falezlerini doğal yaşam alanı olarak kullandığını belirten Macit, “Foklar Antalya’mızda yaşıyor, biz Antalya olarak bunun ev sahibiyiz. Dolayısıyla onlar bizim misafirimiz. Misafirlerimizi bir misafir hassasiyeti içerisinde korumamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşımın yalnızca çevre gönüllülerinin değil, Antalya’da yaşayan herkesin ortak sorumluluğu olması gerektiğini vurgulayan Macit, özellikle deniz sporları yapanların daha dikkatli davranmasını istedi.

FALEZLERDEKİ MAĞARALAR KAMERALARLA TAKİP EDİLİYOR

Akdeniz foklarının kullandığı bazı mağaraların kameralarla takip edildiğini belirten Macit, yaşam alanlarına yönelik ihlallerin tespit edilmesi halinde kolluk kuvvetlerinin yasal işlem uygulayabileceğini söyledi.

Ancak burada asıl amacın cezalandırma olmadığını yineleyen Macit, önceliğin Antalya falezlerinin Akdeniz fokları için güvenli yaşam alanları olarak korunması olduğunu vurguladı.

Antalya'nın eşsiz falezlerinin yalnızca kentin doğal güzelliklerinden biri olmadığına dikkat çeken Macit'in açıklamaları, bu alanların aynı zamanda nesli tehlike altında bulunan bir tür için hayati yaşam alanları olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Akdeniz foklarının Antalya kıyılarında yaşamaya devam edebilmesi için özellikle mağaralara girilmemesi, fokların takip edilmemesi, yuvalama alanlarında gürültü ve hareketlilik oluşturulmaması büyük önem taşıyor.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: