KALP AMELİYATLARINDA YERLİ DÖNEM: SERİ ÜRETİM BAŞLIYOR

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli üretimi artırmaya yönelik çalışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, ASELSAN ile birlikte geliştirilen yerli kalp-akciğer pompasının hastalarda kullanılmaya başlandığını ve yıl sonu itibarıyla seri üretime geçileceğini açıkladı.

16 Ağu 2026 - 11:53 YAYINLANMA
16 Ağu 2026 - 13:24 GÜNCELLEME
KALP AMELİYATLARINDA YERLİ DÖNEM: SERİ ÜRETİM BAŞLIYOR

Sağlık muhabirleriyle İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıda konuşan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde son 25 yılda önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, yerli tıbbi cihaz, aşı ve ilaç üretiminin stratejik önemine dikkat çekti.

KALP AMELİYATLARINDA KULLANILMAYA BAŞLANDI

Türkiye’nin kendi kalp-akciğer pompasını geliştirdiğini belirten Memişoğlu, cihazın yaklaşık bir ay önce hastalarda kullanılmaya başlandığını söyledi.

Memişoğlu, “Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kalp-akciğer pompası, açık kalp ameliyatlarında kalbin ve akciğerlerin işlevlerini geçici olarak üstlenerek operasyon sırasında kan dolaşımının ve oksijenlenmenin sürdürülmesine yardımcı olan kritik bir tıbbi cihaz olarak kullanılıyor.

YERLİ SAĞLIK TEKNOLOJİSİNDE HEDEF BÜYÜK

Memişoğlu, sağlık alanında yalnızca tek bir cihazın yerlileştirilmesine değil, Türkiye’nin stratejik tıbbi cihaz ve ilaçlarda dışa bağımlılığının azaltılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan planlamalarda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu 45 stratejik tıbbi cihazın belirlendiğini aktaran Memişoğlu, bu cihazların Türkiye’de üretilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Yerli ultrason üretimine de değinen Memişoğlu, iki yıl içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini belirtti.

YERLİ AŞIDA YENİ HEDEF

Türkiye’nin aşı üretim kapasitesinin güçlendirilmesi için de çalışmalar devam ediyor.

Memişoğlu, 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını, bunlardan en az 6’sı için birkaç hafta içinde sözleşme aşamasına geçilmesinin planlandığını açıkladı.

Bakan Memişoğlu, hedefin yalnızca dolum yapmak olmadığını, aşı üretiminde “master cell” olarak ifade edilen temel hücre aşamasına kadar Türkiye’nin kendi üretim kapasitesini oluşturmak olduğunu söyledi.

Türkiye’de halen 13 yerli aşı bulunduğunu belirten Memişoğlu, bunlar arasından seçilen ürünlerle ilgili çalışmaların üretim aşamasına geldiğini ifade etti.

KAPSÜL ENDOSKOPİDE İNSAN ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK

Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geliştirdiği ürünler arasında kapsül endoskopi de bulunuyor.

Memişoğlu, Türkiye’de geliştirilen kapsül endoskopinin prototipinin teknoparkta hazırlandığını ve insan çalışmalarına kısa süre içinde başlanmasının planlandığını açıkladı.

Tablet benzeri bir kapsülün yutulmasıyla sindirim sisteminin görüntülenmesini sağlayan teknolojinin, endoskopik incelemelere alternatif yöntemlerden biri olduğunu belirten Memişoğlu, bu teknolojiyi geliştiren ülke sayısının sınırlı olduğunu ifade etti.

KANser VE SMA İLAÇLARINDA YERLİ ÜRETİM HEDEFİ

Sağlık Bakanı Memişoğlu, özellikle kanser, SMA ve immünoterapi alanındaki ilaçların Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü de açıkladı.

Türkiye’nin hangi ilaçlara ihtiyaç duyduğuna ilişkin bir planlama yaptıklarını belirten Memişoğlu, yurt dışından ithal edilen ilaçlar arasında Türkiye’de üretilebilecek ürünlerin belirlendiğini ve ilaç firmalarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi.

Hedefin, Türkiye’nin üretim kapasitesini sağlık alanında daha bağımsız hale getirmek olduğunu vurgulayan Memişoğlu, klinik çalışmaların da kısa süre içerisinde başlayacağını belirtti.

SAĞLIKTA “KORUYAN, GELİŞTİREN VE ÜRETEN” MODEL

Memişoğlu’nun açıklamalarında yalnızca teknolojik üretim değil, sağlık hizmetlerinin koruyucu yönünün güçlendirilmesi de öne çıktı.

Türkiye’de aile hekimliği sisteminin genişletildiğini belirten Memişoğlu, aile hekimliği sayısının 25 bin bandından 31 bine yükseldiğini söyledi. İstanbul’da ise mevcut aile hekimliklerine yenilerinin eklenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden ücretsiz olarak gebe okulu, çocuk gelişimi, psikolojik destek, diyetisyen, fizyoterapi, egzersiz ve kanser taramaları gibi hizmetlerin sunulduğunu aktaran Memişoğlu, sağlık sisteminde tedavinin yanı sıra hastalıkları ortaya çıkmadan önlemeye yönelik yaklaşımın güçlendirilmek istendiğini ifade etti.

KALP HASTALIKLARI VE KANSERDE EN BÜYÜK RİSKLERDEN BİRİ SİGARA

Memişoğlu, Türkiye’de ölüm nedenleri arasında dolaşım sistemi hastalıklarının önemli bir paya sahip olduğunu belirterek, ölümlerin yüzde 34,7’sinin dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sının ise iyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleştiğini söyledi.

Sigara, hareketsizlik ve fazla kilonun önemli sağlık riskleri oluşturduğunu vurgulayan Memişoğlu, toplumun sağlık bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Özellikle sigara kullanımının kalp-damar hastalıkları ve kanser açısından önemli risk oluşturduğuna dikkat çeken Bakan, sağlık hizmetlerinde yalnızca tedavi talebinin değil, sağlıklı yaşam talebinin de artırılması gerektiğini ifade etti.

ORGAN BAĞIŞINDA YENİ DÖNEM

Organ bağışına ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, Türkiye’de organ bekleyen 30 binin üzerinde kişi bulunduğunu belirtti.

Organ bağışının e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabilmesinin önünün açıldığını söyleyen Memişoğlu, bugüne kadar 250 bin civarında organ bağışı yapıldığını aktardı.

Yeni uygulamayla kişilerin organ bağışı iradesinin daha kolay şekilde kayıt altına alınmasının hedeflendiğini belirten Memişoğlu, organ bağışının artırılmasının önemine dikkat çekti.

TÜRKİYE SAĞLIKTA ÜRETEN ÜLKE OLMAK İSTİYOR

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin sağlık alanında yalnızca hizmet sunan değil, tıbbi cihaz, aşı ve ilaç geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefini ortaya koydu.

ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer pompasının hastalarda kullanılmaya başlanması ve 2026 yılı sonunda seri üretim hedefinin açıklanması, bu dönüşümün dikkat çeken adımlarından biri oldu.

Yerli aşıdan ultrason cihazına, kapsül endoskopiden stratejik ilaçlara kadar uzanan çalışmaların tamamlanması halinde, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli üretim kapasitesinin daha da güçlenmesi hedefleniyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: