KARBONHİDRATTAKİ DEĞİŞİM VÜCUDUN DENGESİNİ BOZABİLİYOR

Düşük karbonhidratlı beslenmenin ardından karbonhidrat tüketiminin artırılması, vücutta sanılandan daha farklı etkiler oluşturabiliyor. ABD’de gerçekleştirilen kontrollü bir araştırma, karbonhidrat miktarının yanı sıra tüketilen karbonhidratın türünün de bağışıklık sistemi üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.

11 Eyl 2026 - 12:06 YAYINLANMA
11 Eyl 2026 - 13:48 GÜNCELLEME
KARBONHİDRATTAKİ DEĞİŞİM VÜCUDUN DENGESİNİ BOZABİLİYOR

New York Üniversitesi Langone Health öncülüğündeki araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, düşük karbonhidratlı beslenmeden daha yüksek karbonhidrat tüketimine geçişin ardından vücuttaki bazı bağışıklık tepkileri ve inflamasyonla ilişkili biyolojik süreçler incelendi.

ARAŞTIRMA 54 YETİŞKİN ÜZERİNDE YAPILDI

Çalışmada 18-50 yaş arasında, fazla kilolu veya obez 54 yetişkinin beslenme verileri değerlendirildi.

Katılımcılar ilk aşamada düşük karbonhidratlı bir beslenme programı uyguladı ve bu süreçte yaklaşık yüzde 15 oranında kilo kaybı yaşadı.

Ardından katılımcılar farklı beslenme gruplarına ayrıldı. Bir grup düşük karbonhidratlı beslenmeyi sürdürürken, diğer gruplara daha yüksek miktarda karbonhidrat içeren beslenme programları uygulandı.

Bu gruplardan birinde tüketilen karbonhidratların önemli bölümünü rafine nişasta içeren besinler oluşturdu.

RAFİNE KARBONHİDRATLAR DİKKAT ÇEKTİ

Araştırmacılar, yüksek karbonhidrat tüketen grupların vücutlarındaki değişimleri karşılaştırdığında, rafine nişasta ağırlıklı beslenen grupta bazı farklılıklar tespit etti.

Bu grupta bazı bağışıklık hücrelerinin daha fazla aktive olduğu ve inflamasyonla bağlantılı bazı biyolojik yolların daha aktif hale geldiği görüldü.

Bilim insanları, bu durumun rafine karbonhidratların kan şekerini daha hızlı yükseltebilmesiyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.

Kan şekerindeki hızlı değişimlerin, bağışıklık sisteminin bazı bölümlerini etkileyerek vücuttaki inflamatuvar süreçleri harekete geçirebileceği üzerinde duruluyor.

HER KARBONHİDRAT AYNI DEĞİL

Araştırmanın ortaya koyduğu önemli noktalardan biri ise karbonhidratların tamamının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiği.

Çalışma sonuçları, “karbonhidrat tüketimi zararlıdır” şeklinde yorumlanmıyor. Bunun yerine karbonhidratın miktarı kadar hangi besin kaynağından alındığının da önemli olabileceğine dikkat çekiliyor.

Özellikle rafine nişasta içeren beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz unla hazırlanan ürünler ve bazı işlenmiş tahıl ürünlerinin vücutta farklı biyolojik tepkilere yol açabileceği değerlendiriliyor.

ŞEKER TÜKETİMİ DE FARKLI SONUÇ VERDİ

Araştırmada yüksek miktarda şeker tüketen grupta ise bazı bağışıklık tepkilerinin daha düşük olduğu gözlendi.

Ancak araştırmacılar, bu bulgunun şekerin daha sağlıklı olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Bağışıklık sistemindeki bazı tepkilerin azalması da vücudun savunma mekanizmaları açısından her zaman olumlu bir durum olarak değerlendirilmiyor.

Bu nedenle araştırmanın sonuçlarının tek bir besin grubunu doğrudan “iyi” veya “kötü” şeklinde sınıflandırmak için kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.

DAHA UZUN ÇALIŞMALARA İHTİYAÇ VAR

Bilim insanları, araştırmanın bazı sınırlılıkları bulunduğuna da dikkat çekiyor.

Çalışmanın 54 kişiyle gerçekleştirilmesi ve takip süresinin yaklaşık 10 hafta ile sınırlı olması, sonuçların daha geniş topluluklara doğrudan genellenmesini zorlaştırıyor.

Bu nedenle farklı yaş gruplarını ve daha fazla katılımcıyı kapsayan, daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.

ÖNEMLİ OLAN SADECE MİKTAR DEĞİL

Araştırmanın ortaya koyduğu temel mesaj, düşük karbonhidratlı bir beslenme düzeninden daha yüksek karbonhidrat tüketimine geçişte yalnızca karbonhidrat miktarına değil, karbonhidratın kaynağına da dikkat edilmesi gerektiği yönünde.

Özellikle rafine karbonhidratların ağırlıklı olduğu beslenme düzenlerinin, kan şekeri ve bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı biyolojik süreçleri etkileyebileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte araştırma sonuçları, tek başına bir beslenme önerisi veya tıbbi tedavi olarak değerlendirilmemeli; daha kapsamlı bilimsel çalışmaların sonuçlarıyla birlikte ele alınmalı.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: