ÜNİVERSİTELERDE YENİ DÖNEM: ÖĞRENCİ AFFI VE TEZLERE SIKI DENETİM

YÜKSEKÖĞRETİMDE ÖĞRENCİ AFFINDAN AKADEMİK KADROLARA, TEZ VE MAKALE USULSÜZLÜKLERİNDEN YENİ SINAV HAKLARINA KADAR ÇOK SAYIDA YENİ DÜZENLEME YÜRÜRLÜĞE GİRDİ. YENİ KANUN, ÖĞRENİMİ YARIM KALAN BAZI ÖĞRENCİLERE YENİDEN ÜNİVERSİTEYE DÖNÜŞ İMKÂNI SUNARKEN, BAŞKASINA TEZ VE AKADEMİK ÇALIŞMA YAPTIRANLARA AĞIR YAPTIRIMLAR GETİRİYOR.

09 Ağu 2026 - 10:53 YAYINLANMA
09 Ağu 2026 - 11:07 GÜNCELLEME
ÜNİVERSİTELERDE YENİ DÖNEM: ÖĞRENCİ AFFI VE TEZLERE SIKI DENETİM

Yükseköğretim alanında öğrencileri, akademisyenleri ve üniversitelerin idari yapısını yakından ilgilendiren kapsamlı düzenlemeler yürürlüğe girdi. Öğrenci affı, azami öğrenim süresini dolduran öğrencilere ek sınav hakkı, akademik çalışmalarda usulsüzlük, sahte diploma ve belge düzenlenmesi ile üniversitelerin akademik kadro ihtiyaçlarına ilişkin yeni hükümler Resmi Gazete’de yayımlanan kanunla birlikte hayata geçirildi.

Düzenleme özellikle eğitim hayatı çeşitli nedenlerle yarıda kalan öğrenciler açısından önemli bir kapı aralarken, akademik emeğin başkasına devredilmesine yönelik uygulamalara da daha ağır yaptırımlar getiriyor.

ÖĞRENCİLERE YENİDEN ÜNİVERSİTEYE DÖNÜŞ İMKÂNI

Yeni düzenlemenin öğrenciler açısından en dikkat çekici başlıklarından biri öğrenci affı oldu.

Buna göre yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda eğitim gören; ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü öğrenim yapan öğrencilerden çeşitli nedenlerle üniversiteyle ilişiği kesilenlerin önemli bir bölümü yeniden eğitim hayatına dönebilecek.

Kendi isteğiyle üniversiteden ayrılanlar da düzenlemeden yararlanabilecek.

Ayrıca bir yükseköğretim programını kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayan kişiler de belirlenen şartları karşılamaları halinde yeniden kayıt hakkından yararlanabilecek.

Ancak düzenleme tüm öğrencileri kapsamıyor.

Terör, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi belirli suçlardan mahkûm olanlar kapsam dışında bırakıldı.

Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ve kanunda belirtilen bazı terör örgütleri veya yapılarla bağlantısı nedeniyle ilişiği kesilen öğrenciler de öğrenci affından yararlanamayacak.

BAŞVURU İÇİN 4 AYLIK SÜRE

Düzenlemeden yararlanmak isteyen öğrenciler açısından süre de önemli.

İlişiğinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandığı yükseköğretim kurumuna, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içerisinde başvuru yapılması gerekiyor.

Şartları sağlayan öğrenciler, belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenimlerine başlayabilecek.

Bu düzenleme, eğitim hayatını çeşitli nedenlerle yarıda bırakmış ve yıllardır üniversiteye geri dönmenin yolunu bekleyen öğrenciler açısından önemli bir fırsat anlamına geliyor.

AZAMİ SÜREYİ DOLDURANLARA İKİ EK SINAV HAKKI

Yeni kanun yalnızca ilişiği kesilen öğrencileri değil, eğitimini tamamlamak üzere olan ancak azami öğrenim süresi nedeniyle mezuniyet aşamasında sorun yaşayan öğrencileri de ilgilendiriyor.

Buna göre azami öğrenim süresinin sonunda mezuniyet için son sınıfta bulunan öğrencilere, intörn eğitim dönemi hariç olmak üzere başarısız oldukları veya daha önce alamadıkları teorik ve uygulamalı dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak.

Bu düzenleme, mezuniyete çok az kala eğitim süresi nedeniyle üniversiteyle ilişiğinin kesilmesi riskiyle karşı karşıya kalan öğrenciler için önemli bir imkan sağlayacak.

Ancak ara sınıfta bulunan ve azami öğrenim süresini dolduran öğrencilere ek sınav hakkı verilmeyecek.

UYGULAMALI VE İNTÖRN EĞİTİMLERİNE DE TAMAMLAMA İMKÂNI

Bazı öğrenciler derslerini başarıyla tamamlamış olsa da uygulamalı eğitim veya intörn eğitim aşamasında eğitimleri yarıda kalabiliyor.

Yeni düzenlemeyle bu durumdaki öğrencilere de imkan sağlanıyor.

Teorik veya uygulamalı derslerini başarıyla tamamlayan ancak uygulamalı eğitime ya da intörn eğitimine başlamamış, eğitimini tamamlamamış veya bu aşamada başarısız olmuş öğrenciler, söz konusu eğitimlerini tamamlama hakkından yararlanabilecek.

Böylece öğrencinin yalnızca eğitim süresindeki teknik bir engel nedeniyle mezuniyet hakkını kaybetmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

BAŞKASINA TEZ YAZDIRANA AĞIR YAPTIRIM

Yeni düzenlemenin akademik dünyaya ilişkin en dikkat çekici başlıklarından biri ise başkasına tez, makale, kitap veya proje hazırlatılması konusunda getirilen yaptırımlar oldu.

Kişisel emeğine ve akademik birikimine dayanmadan, ücretli veya ücretsiz şekilde başkasına hazırlattığı akademik çalışmalarla diploma veya akademik unvan elde edenler için ciddi yaptırımlar uygulanacak.

Başkalarına tez, makale, kitap veya proje yazdırarak akademik derece ya da unvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılabilecek ve bu yollarla elde edilen akademik derece ve unvanlar geri alınabilecek.

Burada yalnızca çalışmayı hazırlatan kişi değil, akademik çalışmayı başkası adına hazırlayan veya bu sürece aracılık eden kişiler de düzenlemenin kapsamına giriyor.

TEZ YAZAN VE ARACILIK EDENLERE ADLİ PARA CEZASI

Yeni düzenleme, akademik çalışmaları başkaları adına hazırlayanlara yönelik adli yaptırım da getiriyor.

Anket uygulaması veya veri toplama gibi doğrudan akademik değerlendirme içermeyen katkılar kapsam dışında tutulurken, kişisel emek ve akademik birikim dışında başkalarına ücretli veya ücretsiz olarak tez, makale, kitap veya proje hazırlayanlara 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanabilecek.

Bu fiilin meslek edinilerek gerçekleştirilmesi halinde ise ceza daha da ağırlaşacak.

Meslek olarak tez, makale veya benzeri akademik çalışma hazırlayanlara verilecek adli para cezası 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olamayacak.

Bu tür çalışmalarla diploma veya akademik unvan elde eden kişiler de ayrıca adli para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.

Düzenlemeyle birlikte akademik emeğin ticari bir hizmete dönüştürülmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

SAHTE DİPLOMAYA DA YENİ YAPTIRIM

Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikaların sahte olarak düzenlenmesi ya da düzenlettirilmesi de ayrıca yaptırıma bağlandı.

Sahte diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika düzenleyen ve düzenleten kişiler, Türk Ceza Kanunu’ndaki “resmi belgede sahtecilik” hükümleri kapsamında cezalandırılacak.

Böylece akademik kariyer ve mesleki yeterlilik açısından büyük önem taşıyan belgelerin sahteciliğine karşı hukuki çerçeve güçlendiriliyor.

AKADEMİK USULSÜZLÜĞE MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI

Yeni düzenleme akademik yükselme süreçlerinde başkasının emeğinin kullanılmasına da doğrudan müdahale ediyor.

Kişisel emek ve birikime dayanmayan, başkaları tarafından hazırlanan yayın ve çalışmaları atama, yükselme, unvan veya derece kazanmak amacıyla kullananlara meslekten çıkarma cezası uygulanabilecek.

Aynı fiilleri başkaları adına gerçekleştiren veya bu sürece aracılık edenler de yaptırım kapsamında olacak.

Bu düzenlemeyle akademik kariyerin temelini oluşturan emeğin, özgünlüğün ve akademik etik ilkelerin daha güçlü şekilde korunması amaçlanıyor.

ÜNİVERSİTELERİN AÇILMASI VE KAPATILMASINDA YENİ DÜZENLEME

Kanunla yükseköğretim kurumlarının akademik birimlerine ilişkin düzenlemeler de yapıldı.

Devlet veya vakıf ayrımı olmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretime başlayabilmesi Yükseköğretim Kurulu’nun kararıyla gerçekleşecek.

Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimlerin daha sonra ortaya çıkan nedenlerle kapatılması konusunda ise birimin niteliğine göre farklı yetkiler uygulanacak.

Fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararıyla; konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezleri gibi akademik birimler ise YÖK kararıyla kapatılabilecek.

67 YAŞINI DOLDURAN UZMAN AKADEMİSYENLERE YENİ İMKÂN

Kanunda akademik personelin çalışma imkanlarına ilişkin de yeni bir düzenleme yer aldı.

Belirli koşulları taşıyan ve 67 yaşını doldurmuş, tıp veya diş hekimliğinde uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, ihtiyaç bulunan yükseköğretim kurumlarına başvurmaları halinde belirli süreyle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.

Bu kişilerin düzenlemeden yararlanabilmesi için belirtilen şartları taşıması ve 3 yıl içinde ihtiyaç bulunan bir yükseköğretim kurumuna başvurması gerekiyor.

48 ÜNİVERSİTEYE YENİ AKADEMİK KADRO

Yükseköğretim kurumlarının personel ihtiyacına ilişkin de önemli bir adım atıldı.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanmasıyla ortaya çıkan ihtiyaç başta olmak üzere, üniversitelerin akademik personel gereksinimini karşılamak amacıyla 48 üniversiteye yeni kadrolar ihdas edilecek.

Bu kapsamda;

Profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları oluşturulacak.

Yeni kadroların üniversitelerin akademik kapasitesine ve özellikle uzmanlık eğitimi verilen alanlardaki personel ihtiyacına katkı sağlaması bekleniyor.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİK

Kanun, vakıf yükseköğretim kurumlarını ilgilendiren bir düzenlemeyi de içeriyor.

Personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanılabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50’sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Böylece vakıf üniversitelerinin söz konusu teşvik mekanizmasından yararlanmasına ilişkin mevcut koşullardan biri değiştirilecek.

ASKERLİK ERTELEMESİ DE DÜZENLEMEDE

Öğrenimine yeniden başlayan öğrencilerin askerlik durumları da kanunda düzenlendi.

Öğrenci affı kapsamında yeniden eğitim hayatına dönenlerin askerlik ertelemeleri, Askeralma Kanunu’nun ilgili hükümlerindeki usul ve esaslara göre yapılacak.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini sürdürenler ise terhislerinden itibaren 2 ay içerisinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde düzenlemenin sağladığı haklardan yararlanabilecek.

Ancak Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Milli Savunma Üniversitesi'ne bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler gibi özel kanunlara tabi kurumlarda eğitim gören öğrenciler düzenlemenin dışında tutuldu.

YÜKSEKÖĞRETİMDE YENİ DÖNEMİN ÇERÇEVESİ ÇİZİLDİ

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, yükseköğretimin farklı alanlarını aynı anda etkileyen kapsamlı değişiklikler içeriyor.

Bir tarafta eğitim hayatı yarıda kalan öğrencilere yeniden üniversite kapısını açan öğrenci affı, diğer tarafta mezuniyet aşamasındaki bazı öğrencilere verilen ek sınav ve uygulamalı eğitim hakları bulunuyor.

Akademik tarafta ise başkasının emeğini kullanarak unvan veya diploma elde edilmesine karşı meslekten çıkarma, akademik derece ve unvanların geri alınması ve adli para cezaları gibi daha ağır yaptırımlar getiriliyor.

Üniversitelerin akademik kapasitesinin artırılması amacıyla 48 üniversiteye yeni akademik kadro ihdas edilmesi de düzenlemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Önümüzdeki süreçte özellikle öğrenci affından yararlanacak kişilerin başvuru takvimi, üniversitelerin uygulayacağı usul ve esaslar ile yeni akademik kadroların dağılımı, düzenlemenin sahadaki etkisini belirleyecek.

Kısacası yeni düzenleme, üniversiteye geri dönmek isteyen öğrenciler için yeni bir fırsat sunarken, akademik emeğin korunması konusunda da daha sert bir dönemin kapısını açıyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: