ZAMANLA NELER NASIL DEĞİŞİYOR -4

08 May 2026 - 16:22 YAYINLANMA
1717 GÖSTERİM
Günler su gibi akıp geçerken, artık sokaklarda devrimci marşlar, Çav Bella şarkıları duyulmaz olmuştu.
     Hani Orhan Veli otuz beş yaş şiirinde der ya:
     "Zamanla nasıl değişiyor insan!/ Hangi resmime baksam ben değilim:/ Nerde o günler, o şevk, o heyecan?/ Bu güler yüzlü adam ben değilim/ Yalandır kaygısız olduğum yalan."
     Ülkede bir şeyler değişmeye başlamış da, bizler ülkede devrim yapma, emekçilerin iktidarını kurma derdindeyiz; yol kenarlarında işten çıkmış emekçilerin kötü kötü homurdanmaları,  gece nöbet tutmuş yorgun argın polislerin, jandarmaların başımıza gözümüze vurduğu cop, dipçikler arasında yaralarını sara sara, acılarını çeke çeke gidiyoruz ama kimin umurunda.
    Oysa devrimci marşların ve şarkıların çok derin anlamları vardı, ulusal kurtuluşu anımsayan, devrim şehitlerine yakılan ağıtları dillendiren kitleler gittikçe baskı altına alınıyordu. 
    O dönemin devrimci gençleri hep CHE'NİN söylemi, Marks'ın ideolojini ve Lenin'in Proleter Devrimi konularını konuşuyor, Mao'nun ideolojisi ile çelişkileri tartışıyordu.
     Artık sokaklara afiş asmak, devrimci sloganlar yazman pek kolay değildi. En masum saatleri gözleyip, işi bitirmek gerekti, yoksa kaç gün olur belli olmaz nezarethanelerde, karakollarda sabahlamak gerekirdi.
     Bu günden bakılınca, 12 Eylül öncesi ile dünya tarihindeki bazı süreçlere bakılınca, ne de çok benzerlikler varmış onu gördük. 
   Çav Bella şarkısı 19. yüzyıl sonlarında yaklaşık 1890-1900'lerin başında, İtalya'nın kuzeyinde Po Ovası'nda çeltik tarlalarında  çamurlu su içinde, sırtları bükük bir şekilde saatlerce çalışan kadınların yaşadığı zorluklara ve feodal sisteme isyan eden, evde bıraktığı sevgilisine, eşine vedasını anlatan  kadın işçilerin (Mondine), protestolarına dayanan anonim bir halk şarkısı imiş.
    Zamanla sözleri değiştirilerek, 2. Dünya Savaşı'nda faşist Mussolini rejimine karşı 21 yıl (1922-1943) direnen partizanların, eşlerine, sevdiklerine özlemle "ELVEDA GÜZELİM" diyerek haykırdıkları bir özgürlük mücadelesi şarkısı olmuştu.
     Birinci Paylaşım/Dünya savaşı bitmiştir ama dünyada ekonomik krizi sürmektedir. O dönemin denizaşırı hakim gücü olan İspanya'da da bir takım toplumsal sorunlar yaşanmaktadır.
      İspanya'da 16 Şubat1936'da seçimler yapılmış ve Halk Cephesi'nin (PSOE/Sosyalist, Cumhuriyetçi Sol/ IR, Katalonya Cumhuriyetçileri/ ERC, Cumhuriyetçi Birlik/ UR ve İspanya Komünist Partisi/ PCE'den oluşan solcu koalisyon) zaferiyle sonuçlanmıştır.  
     İspanya'da 1933'de yapılan seçimleri CEDA İttifakı kazanmıştır ama karşı İttifak, Katolik eylem grupları, muhafazakar toprak sahipleri ve sağcı grupların olmuşmuş;
    İdeolojileri ve amaçları da, ülke topraklarının büyük çoğunluğuna sahip olan Katolik kilisesinin çıkarlarını savunan, demokratik cumhuriyet yapısına mesafeli, otoriter eğilimli sağ görülü gruplardan oluşmuş ve devletin bütün yönetim organlarına kendi yandaşlarını yerleştirmiş bir güce sahip olmuştu.
    CEDA'NIN 1933'teki başarısı sağın gücünü pekiştirmiş ve toplumsal kutuplaşmayı arttırırken, 1936'da yapılan seçimler ile sol, önemli bir süreci ele geçirmiştir. Bu durumu kabul edemeyen faşist eğilimli grupların (falanjlar) yükselişi, General Franko'nun da yetkilerini paylaşmak istememesinden dolayı, ülke iç savaşa sürüklenmiştir. 
     Seçim ortamı toplumsal kutuplaşmayı en üst düzeye çıkarmış, işçi grevleri ve sağ-sol çatışmaları ülkeyi bunalıma sürüklemiştir. 
    İspanya'da iş başına gelen sol hükümet, 1933-1935 yılları arasında iktidarda bulunan sağ iktidarın tarım, ordu ve kilisede yaptığı reformları hızla geri kendi dünya görüşü ve ideolojisi çerçevesinde SOSYAL DEVLET çizgisine çekmeye çalışmıştır.
    Bu durum, sağcı ve faşist unsurları (Falanjistler) ve ordudaki muhafazakâr kanadı radikalleştirmiş, sonunda 17 Temmuz 1936'da General Francisco Franco liderliğinde bir milliyetçi askerî isyan başlamıştır. 
   Kutuplaşma hat safhaya ulaşmış, Kilise ve çevresinde örgütlenen sağ (Faşist) yapı, toprak ağaları ve monraşitler ile, seçim ile iktidarı ele geçiren cumhuriyetçi, sosyalist, komünist  sol gruplar arasında ki ideolojik savaş, 17 Temmuz 1936'da Cumhuriyetçi hükümeti devirmek için askeri bir ayaklanmaya dönüşür ve uzun süreli bir iç savaşın başlamasına sebep olur. Darbenin ülke genelinde tam başarıya ulaşamaması sonucu süreç uzun süreli bir iç savaşa dönüşmüştür.
    İspanyol dağlarında ve ovalarında savaşan gerillalar arasında yıllarca kırlarda bu defa kendilerine uydurdukları Cav Bella şarkıları ile sevdiklerine selamlar yollamışlar hem de devrimci dayanışmalarını pekiştirmişlerdir.
    Dünya bir yandan ekonomik bir bunalım yaşarken çıkan iç savaşta, faşist İtalya ve Nazi Almanya İspanyol Milliyetçilerini, Rusya'da 1917 Bolşevik Devrimi ile iktidarı ele geçiren hükümetin, Cumhuriyetçileri desteklemesiyle olay uluslararası bir ideolojik çatışma niteliği kazanır. 
     Sonuç olarak İspanya İç Savaşı (1936-1939), demokratik İkinci Cumhuriyet hükümetine karşı General Francisco Franco liderliğindeki sağcı askeri ayaklanma/ darbe girişimi sonucu çıkmıştır. General Franco, bu çatışmaların ardından yönetimi ele geçirir ve 1975'teki ölümüne kadar sürecek olan faşist bir diktatörlük kurarak Ülkeyi yönetir.
     Mehmet Akif Ersoy'un dizeleri aklıma geldi:
     "Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
      Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
      "Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;
      Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
     
      Günümüzün devrimcilerinin, halkçılarının, yurttaşlarının ders alacağı ne de çok şey varmış!...
 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: