ANTALYA’NIN SAKLI KOYU PLASTİĞE TESLİM
GAZİPAŞA’DAKİ DOĞAL GÜZELLİĞİYLE ÖNE ÇIKAN KRAL KOYU’NDA GÖRÜLEN PLASTİK ATIKLAR, AKDENİZ’DEKİ KİRLİLİK SORUNUNU YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI. PROF. DR. MUSTAFA ÖZTÜRK, PLASTİKLERİN AKINTILARLA EL DEĞMEMİŞ KOYLARA KADAR ULAŞABİLDİĞİNE DİKKAT ÇEKERKEN, KONYAALTI PLAJI İÇİN DE MİKROPLASTİK UYARISINDA BULUNDU.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde doğal yapısıyla dikkat çeken Kral Koyu’nda plastik atıkların yoğun şekilde görülmesi, Akdeniz kıyılarındaki plastik kirliliğini bir kez daha gündeme getirdi.
2014-2018 yılları arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunan ve 23. Dönem Hatay Milletvekili olan Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kral Koyu’ndaki görüntülere dikkat çekti.

Öztürk, sosyal medyada özellikle Delikdeniz manzarasıyla tanınan Kral Koyu’nun yüzeyinin plastik atıklarla kaplandığını belirterek, doğal güzelliğiyle öne çıkan bölgede kirliliğin boyutunun araştırılması gerektiğini ifade etti.
EL DEĞMEMİŞ KOYLARA KADAR ULAŞAN PLASTİK TEHLİKESİ
Kral Koyu’nun çevresinde yoğun yerleşim veya sanayi tesislerinin bulunmadığına dikkat çeken Öztürk, bu nedenle bölgede görülen plastik atıkların kaynağının özellikle araştırılması gerektiğini söyledi.
Öztürk, Akdeniz’deki akıntı hareketlerine de dikkat çekerek, Türkiye’nin güney kıyıları boyunca batıya doğru ilerleyen akıntıların plastik atıkları farklı kıyılara taşıyabildiğini belirtti.
Bu durum, plastik kirliliğinin yalnızca atığın bırakıldığı bölgeyle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.
Kıyıya bırakılan veya denize karışan plastik atıklar, deniz akıntılarıyla kilometrelerce taşınarak insan etkisinin sınırlı olduğu koylara dahi ulaşabiliyor.
Öztürk’ün dikkat çektiği nokta da tam olarak bu.
“PLASTİK ATIKLAR EN EL DEĞMEMİŞ YERLERE KADAR ULAŞIYOR”
Kral Koyu’ndaki görüntüleri değerlendiren Öztürk, Akdeniz’in akıntı sistemi nedeniyle plastik atıkların kıyı boyunca taşınabildiğini belirterek, “Plastik atıklar en el değmemiş yerlerine kadar ulaşıyor” ifadelerini kullandı.
Bu durum özellikle Antalya kıyıları açısından ayrı bir önem taşıyor.
Turizm açısından dünyanın en önemli destinasyonlarından biri olan Antalya’da koyların ve plajların doğal yapısının korunması, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve turistik açıdan da önem taşıyor.
Bir koyun doğal güzelliğini koruması, yalnızca temiz görünmesi anlamına gelmiyor; deniz ekosisteminin ve bölgedeki canlı yaşamının da korunması gerekiyor.
AKDENİZ’DE PLASTİK KİRLİLİĞİ SINIR TANIMIYOR
Prof. Dr. Öztürk, paylaşımında Akdeniz’deki plastik hareketliliğini Avrupa’dan yapılan plastik atık ithalatıyla da ilişkilendirdi.
Nisan ayında Avrupa’dan Türkiye’ye 80 bin tonun üzerinde plastik atık ithal edildiğini belirten Öztürk, Akdeniz’deki plastik hareketliliğinin daha geniş bir çevresel perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Buradaki temel sorun ise plastik atıkların yalnızca miktarı değil, deniz ortamına girdikten sonra kontrol edilmesinin son derece zor olması.
Bir kez denize ulaşan plastikler akıntılar, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle farklı bölgelere taşınabiliyor. Zaman içerisinde parçalanan plastikler ise daha küçük parçacıklara dönüşerek mikroplastik sorununu büyütebiliyor.
KONYAALTI PLAJI İÇİN MİKROPLASTİK UYARISI
Prof. Dr. Öztürk’ün dikkat çektiği ikinci önemli nokta ise Antalya’nın simge sahillerinden Konyaaltı Plajı oldu.
Öztürk, Konyaaltı Plajı’nda mikroplastik kirliliği bulunduğunu öne sürerek, plastiklerle kirlenmiş sahillerde yüzmenin sağlık açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mikroplastiklerin çeşitli mikroorganizmaları taşıyabileceği yönünde değerlendirmede bulunan Öztürk, özellikle çocuklar, yaşlılar ve yüzme bilmeyen kişiler açısından dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Ancak bu tür sağlık risklerinin bilimsel olarak ortaya konulması için düzenli, standartlaştırılmış ve bağımsız ölçümlerin yapılması büyük önem taşıyor.
Dolayısıyla Konyaaltı Plajı konusunda tartışmanın yalnızca sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, bilimsel ölçüm ve resmi analizlerle yürütülmesi gerekiyor.
“KİRLİLİĞİN KAYNAĞI MUTLAKA TESPİT EDİLMELİ”
Öztürk’ün çağrısının merkezinde ise kirliliğin kaynağının belirlenmesi bulunuyor.
Antalya kıyılarında görülen plastik ve mikroplastiklerin nereden geldiğinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Öztürk, “Kirletici kaynaklar incelenmeli” çağrısında bulundu.
Özellikle Konyaaltı gibi yoğun kullanılan bir sahilde mikroplastik iddiasının ortaya atılması halinde, kıyıdan denize ulaşan atıklar, yağmur suyu kanalları, dere ağızları, kanalizasyon sistemleri, deniz trafiği, turizm faaliyetleri ve diğer olası kaynakların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Kirliliğin kaynağı bulunmadan yalnızca kıyı temizliği yapmak, sorunun tekrar etmesini engellemeye yetmeyebilir.
KRAL KOYU’NDAKİ GÖRÜNTÜ NE SÖYLÜYOR?
Gazipaşa’daki Kral Koyu, Antalya’nın henüz yoğun yapılaşmanın baskısına girmemiş doğal alanları arasında yer alıyor.
Tam da bu nedenle koydaki plastik atık görüntüsü daha fazla önem taşıyor.
Çünkü yerleşimin ve sanayinin sınırlı olduğu bir koyda plastik atıkların birikmesi, deniz akıntılarının taşıma gücünü ve plastik kirliliğinin coğrafi sınırlarının ne kadar geniş olabileceğini gösteren çarpıcı bir görüntü olarak değerlendiriliyor.
Akdeniz’in ortak bir deniz olduğu düşünüldüğünde, plastik kirliliği de tek bir ülkenin veya kentin sorunu olmaktan çıkıyor.
Atığın kaynağı başka bir kıyı olabilir, ancak etkisi çok daha uzak bir noktada görülebilir.
ANTALYA’NIN MAVİSİ İÇİN KAYNAĞINDA MÜCADELE ŞART
Antalya’nın turizm markasının en önemli unsurlarından biri denizi, koyları ve plajları.
Bu nedenle plastik kirliliğiyle mücadele yalnızca sahilde görülen çöplerin toplanmasından ibaret olmamalı.
Atığın kaynağının belirlenmesi, denize ulaşmasının önlenmesi, mikroplastiklerin düzenli olarak ölçülmesi ve hassas kıyı alanlarının sürekli izlenmesi gerekiyor.
Kral Koyu’ndaki plastikler, aslında Antalya kıyılarının tamamı için önemli bir uyarı niteliğinde.
Bir zamanlar yalnızca ulaşılması zor koylarda görülen plastikler artık doğal alanların en uzak noktalarına kadar ulaşabiliyorsa, mücadeleyi de aynı ölçüde kapsamlı hale getirmek gerekiyor.
ANTALYA’NIN KOYLARINI KORUMANIN YOLU, PLASTİĞİ KIYIDAN TOPLAMAKTAN ÖNCE DENİZE ULAŞMASINI ENGELLEMEKTEN GEÇİYOR.
- Antalya
- Akdeniz
- Gazipaşa
- çevre
- çevre kirliliği
- Antalya Haber
- deniz kirliliği
- deniz ekosistemi
- Antalya sahilleri
- Şehrim Antalya
- Prof. Dr. Mustafa Öztürk
- Plastik Atık
- Mikroplastik
- plastik kirliliği
- çevre haberleri
- Konyaaltı Plajı
- Kral Koyu
- Delikdeniz
- Antalya koyları