BOĞAÇAYI’NDA DOĞAL DENGE İÇİN SEFERBERLİK

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentin önemli doğal alanlarından Boğaçayı’nda sucul bitkilerin kontrollü şekilde temizlenmesi ve ekolojik dengenin korunması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

25 Eyl 2026 - 17:20 YAYINLANMA
26 Eyl 2026 - 00:26 GÜNCELLEME
2571 GÖSTERİM
BOĞAÇAYI’NDA DOĞAL DENGE İÇİN SEFERBERLİK

Bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl 320 ton sucul bitki ile yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandı.

Belediye ekipleri, Boğaçayı’nın doğal yapısını koruyarak sucul bitkilerdeki aşırı yoğunlaşmanın önüne geçmek için düzenli hasat çalışmaları gerçekleştiriyor. Çalışmalarda aynı zamanda plastik şişe, lastik, sandalye, koltuk ve benzeri atıklar da bölgeden uzaklaştırılıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı, Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Boğaçayı’ndaki çalışmaların bilim ve teknik esaslar doğrultusunda sürdürüldüğünü belirterek, alanın tamamen bitkilerden arındırılmasının ekolojik açıdan doğru bir yaklaşım olmayacağını söyledi.

“BOĞAÇAYI KENDİNİ ONARIYOR”

Boğaçayı’ndaki çalışmaların yalnızca temizlik faaliyeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Atasoy, doğal yaşam alanlarının korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı.

Atasoy, Boğaçayı’nın kirlendiği ve temizlik yapılmadığı yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Boğaçayı iyileşiyor. Boğaçayı kendini onarıyor, tedavi ediyor. Burayı kimyasal kullanırsınız pırıl pırıl yapabilirsiniz ama bilimin ve tekniğin ışığında doğayı korumayı seçtik” dedi.

Özellikle su seviyesinin azalması ve sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte sucul bitkilerde dönemsel yoğunlaşmalar yaşandığını belirten Atasoy, bu bitkilerin tamamen yok edilmesi yerine kontrollü olarak hasat edildiğini söyledi.

7 GÜN ESASINA GÖRE ÇALIŞMA

Boğaçayı’ndaki ekiplerin çalışmalarını düzenli şekilde sürdürdüğünü aktaran Atasoy, iki sucul ot kesme makinesiyle hasat yapılan bitkilerin daha sonra kepçelerle toplanarak kamyonlarla bölgeden çıkarıldığını belirtti.

Çalışmaların yalnızca sucul bitkilerle sınırlı olmadığını ifade eden Atasoy, Boğaçayı’na farklı yollarla ulaşan fiziksel atıkların da ekipler tarafından toplandığını söyledi.

Bu yıl gerçekleştirilen çalışmaların bilançosuna ilişkin bilgi veren Atasoy, 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atığın bölgeden uzaklaştırıldığını açıkladı.

SAZLIKLAR KİRLİLİK DEĞİL, EKOSİSTEMİN PARÇASI

Boğaçayı’ndaki sazlık ve sucul bitkilerin tamamının kirlilik olarak görülmemesi gerektiğini belirten Atasoy, bu alanların çok sayıda canlı için doğal yaşam alanı oluşturduğuna dikkat çekti.

Atasoy, kuşlar, balıklar, kurbağalar ve çok sayıda canlı türünün Boğaçayı ekosisteminden yararlandığını belirterek, çalışmaların doğal yaşamı ortadan kaldırmadan yürütüldüğünü söyledi.

“Biz doğayı her yönüyle seviyoruz. Kuşuyla, balığıyla, kurbağasıyla, otuyla, böceğiyle her şeyiyle seviyoruz” diyen Atasoy, amaçlarının estetik görüntü uğruna doğal yaşamı yok etmek olmadığını vurguladı.

Atasoy, çevre teknolojileri kullanılarak Boğaçayı’nın tamamen bitkisiz hale getirilebileceğini ancak böyle bir yaklaşımın tercih edilmediğini belirterek, “Bilimin ve tekniğin yolunu seçtik” mesajını verdi.

Belediyenin önceliğinin Boğaçayı’nı doğal yapısından uzaklaştırmadan temiz tutmak olduğunu kaydeden Atasoy, aşırı sucul bitki yoğunluğunu kontrol altında tutarken canlıların yaşam alanlarının da korunacağını ifade etti.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR SÜRECEK

Çalışmalar kapsamında ihtiyaç duyulan ekipman ve personel kapasitesinin artırılması için de çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Boğaçayı’nda sürdürülebilir ekolojik dengeyi koruyacak bir çalışma modeli uygulamayı hedefliyor. Bu kapsamda sucul bitkilerin tamamen ortadan kaldırılması yerine ihtiyaç duyulan noktalarda kontrollü müdahaleler gerçekleştiriliyor.

Amaç, hem vatandaşların kullandığı alanların temiz tutulması hem de Boğaçayı’nın sahip olduğu doğal yaşamın korunması.

DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ SUYUN FİLTRESİ GİBİ ÇALIŞIYOR

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da Boğaçayı’ndaki doğal bitki örtüsünün ekosistem açısından önemli bir görev üstlendiğini belirtti.

Boğaçayı’ndaki kamışlık ve sucul bitkilerin çok sayıda kuş ve balık türüne barınma, beslenme ve üreme alanı sağladığını ifade eden Gökoğlu, bitkilerin sudaki bazı besin maddelerini kullanarak doğal arıtma döngüsüne de katkıda bulunduğunu söyledi.

Sazlıkların yağışlarla taşınan katı maddelerin tutulmasında doğal filtre görevi gördüğünü belirten Gökoğlu, bu alanların tamamen ortadan kaldırılması halinde çeşitli atıkların doğrudan denize ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Gökoğlu, “Yaşam hakkı sadece insanlara ait değil. Her canlının doğada yaşama hakkı var” diyerek, doğal dengeye yapılan aşırı müdahalelerin ekosistem üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

DERE YATAKLARINDA DENGE UYARISI

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karahancı ise Boğaçayı projesinin geçmişten bugüne farklı yönleriyle tartışıldığını belirtti.

Karahancı, yaklaşık 10 yıl önce meslek odalarının bölgedeki planlamalara ilişkin çeşitli görüş ve itirazlarını dile getirdiğini ifade ederek, özellikle deniz suyunun kapalı bir alanda tutulmasının yeraltı suları açısından risk oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelerini aktardı.

Yukarı havzadan taşınan sedimentlerin Antalya kıyılarının oluşumunda rol oynadığını belirten Karahancı, dere yataklarının doğal yapısının korunmasının önemine işaret etti.

BOĞAÇAYI’NDA 233 KUŞ TÜRÜ TESPİT EDİLDİ

Boğaçayı’nın doğal yaşam açısından önemini ortaya koyan dikkat çekici verilerden biri de kuş gözlemleri oldu.

Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi ve kuş gözlemcisi Umut Özten, Boğaçayı’nda bugüne kadar 233 kuş türünün tespit edildiğini söyledi.

Özten, özellikle göçmen kuşlar açısından Boğaçayı’nın önemli bir durak noktası olduğunu belirterek, kuşların burada beslenip enerji depoladıktan sonra göç güzergâhlarına devam ettiğini ifade etti.

Boğaçayı’nda nadir kuş türlerinin de gözlemlendiğini belirten Özten, doğal yaşam alanlarının korunmasının kuş popülasyonları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Özten’in verdiği bilgiye göre, Boğaçayı’nda tespit edilen 233 kuş türünün 172’si yalnızca 2026 yılında kayıtlara geçti.

Bu veriler, Boğaçayı’nın yalnızca kent içerisinde bulunan bir su alanı olmadığını, aynı zamanda kuşlar ve diğer canlı türleri açısından önemli bir doğal yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor.

BOĞAÇAYI’NDA HEDEF: TEMİZLİK VE DOĞAL YAŞAM ARASINDA DENGE

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Boğaçayı’ndaki çalışmaları, bir yandan fiziksel atıkların temizlenmesini ve sucul bitkilerin kontrolünü kapsarken, diğer yandan bölgedeki doğal yaşamın korunmasını hedefliyor.

Bu yaklaşımda, Boğaçayı’nın tamamen bitkilerden arındırılması yerine doğal dengenin korunması, aşırı bitki yoğunluğunun kontrol altında tutulması ve canlıların yaşam alanlarının sürdürülebilir hale getirilmesi esas alınıyor.

Bu yıl toplanan 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atık, bölgede yürütülen çalışmaların boyutunu ortaya koyarken, bilim insanlarının verdiği 233 kuş türü verisi ise Boğaçayı’nın ekolojik değerini gözler önüne seriyor.

Antalya’da kentleşme ile doğal yaşam arasındaki dengenin önemli noktalarından biri olan Boğaçayı’nda çalışmaların önümüzdeki dönemde de bilimsel veriler ve ekolojik hassasiyetler doğrultusunda sürdürülmesi planlanıyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: