EPİLEPSİ İŞE ENGEL DEĞİL, ÖNYARGI ENGEL!
Türkiye'de yaklaşık 1 milyon kişi epilepsiyle yaşamını sürdürüyor. Uzmanlara göre hastalığın kendisi çalışma hayatına engel oluşturmuyor; asıl sorun, işverenlerin ve toplumun yeterli bilgiye sahip olmaması ve önyargılar. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, epilepsi hastalarının yalnızca yüzde 26,7'sinin aktif olarak çalıştığını, işsizlik oranının ise genel nüfusa göre 7 kat daha yüksek olduğunu açıkladı.
HER 100 KİŞİDEN BİRİ EPİLEPSİ HASTASI
1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, epilepsinin beyindeki sinir hücrelerinde meydana gelen ani ve kontrolsüz elektriksel boşalmalar sonucunda tekrarlayan nöbetlerle ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalık olduğunu belirtti.

Halk arasında sara olarak da bilinen epilepsinin farklı nöbet türleri bulunduğunu ifade eden Gömceli, nöbetlerin bilinç kaybı, kasılma, kısa süreli dalma, istemsiz hareketler veya duyusal değişiklikler şeklinde görülebildiğini aktardı.
Dünya genelinde 50-65 milyon kişinin epilepsiyle yaşadığını belirten Gömceli, Türkiye'deki hasta sayısının ise 700 bin ile 1 milyon arasında tahmin edildiğini söyledi. Hastaların yaklaşık üçte ikisinde ilaç tedavisiyle nöbetlerin tamamen kontrol altına alınabildiğine dikkat çekti.

İŞSİZLİK ORANI 7 KAT DAHA YÜKSEK
Epilepsinin yalnızca tıbbi açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gömceli, hastaların karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin iş bulmak ve mevcut işlerini sürdürebilmek olduğunu ifade etti.
Türkiye'de yapılan araştırmalara göre epilepsi hastalarının yalnızca yüzde 26,7'si aktif olarak çalışıyor. Hastaların yüzde 38,8'inin hayatı boyunca hiç çalışmadığını, yüzde 64,5'inin ise en az iki kez iş değiştirdiğini belirten Gömceli, özellikle kadınların, eğitim seviyesi düşük bireylerin ve sık nöbet geçiren hastaların iş hayatında daha fazla zorluk yaşadığını kaydetti.

Dünya genelinde de benzer sorunların görüldüğünü belirten Gömceli, İngiltere'de epilepsi hastalarının istihdam oranının yaklaşık yüzde 33 seviyesinde olduğunu aktardı.
ÇALIŞMAK HEM BİREYE HEM TOPLUMA KAZANDIRIYOR
Epilepsi hastalarının iş hayatında daha fazla yer almasının yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Gömceli, istihdamın bireylerin özgüvenini, maddi bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırdığını söyledi.

Çalışma hayatına katılımın işsizliğe bağlı depresyon ve kaygı riskini azaltabileceğini ifade eden Gömceli, ailelerin üzerindeki ekonomik ve duygusal yükün de hafifleyeceğine dikkat çekti.
İş yerlerinde kapsayıcılığın güçlenmesi, üretkenliğin artması ve toplumsal önyargıların azalmasının da bu sürecin önemli sonuçları arasında bulunduğunu belirtti.
KORKU DEĞİL, BİLGİ VE FARKINDALIK ÖN PLANDA OLMALI
Epilepsi hastalarının çalışma hayatına katılımının artırılması için işverenlerin doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, hastaların da yasal haklarını bilmelerinin ve ihtiyaç duyduklarında makul çalışma düzenlemeleri talep edebilmelerinin önemine işaret etti.
Politika yapıcıların epilepsi hastalarının istihdamını destekleyecek teşvikler geliştirmesi gerektiğini belirten Gömceli, toplumda doğru bilinen yanlışların da ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.
Epilepsinin bulaşıcı olmadığını, tedaviyle kontrol altına alınabildiğini ve hastaların büyük bölümünün çalışma hayatını sürdürebileceğini hatırlatan uzmanlar, istihdamda fırsat eşitliğinin sağlanması için farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyor.
- Antalya
- sağlık
- istihdam
- iş hayatı
- Toplumsal Farkındalık
- Memorial Antalya Hastanesi
- engelli istihdamı
- epilepsi
- Epilepsi Farkındalık Ayı
- Yasemin Biçer Gömceli
- epilepsi hastaları