ORMAN YANGININDA ATOM BOMBASI UYARISI

Antalya'da peş peşe yaşanan orman yangınları, yangınla mücadelede sadece müdahale gücünün değil, önleyici politikaların da ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Orman Yangınları Ekolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, büyük ölçekli orman yangınlarının açığa çıkardığı enerjinin boyutuna dikkat çekerek çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.

31 Tem 2026 - 09:37 YAYINLANMA
31 Tem 2026 - 11:45 GÜNCELLEME
ORMAN YANGININDA ATOM BOMBASI UYARISI

Neyişçi, yaklaşık 5 saat süren veya 400 hektarlık alanı etkileyen büyük bir orman yangınının açığa çıkardığı enerjinin, 1945 yılında Hiroşima'ya atılan atom bombasının enerjisine yaklaşık eş değer olduğunu ifade etti.

Antalya'da son günlerde farklı ilçelerde çıkan çok sayıdaki yangının ardından uzmanlar, iklim koşullarının yanı sıra insan kaynaklı risklerin azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor.

YANGINLAR DEV ENERJİ ORTAYA ÇIKARIYOR

Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, büyük orman yangınlarının yalnızca yanan ağaçlardan ibaret olmadığını belirterek, ortaya çıkan enerji miktarının yangınla mücadeleyi son derece zorlaştırdığını söyledi.

"Her geçen 5 saat ya da yanan 400 hektar orman için Hiroşima'ya atılan atom bombasına eş değer enerji açığa çıkıyor" değerlendirmesinde bulunan Neyişçi, bu nedenle yangınların büyümeden önce kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Uzmanlara göre büyük yangınlar belirli bir aşamadan sonra kendi hava akımlarını oluşturabiliyor ve bu durum söndürme çalışmalarını daha karmaşık hale getiriyor.

ÇÖZÜM SADECE DAHA FAZLA UÇAK DEĞİL

Yangın sezonunda kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri hava filosunun kapasitesi oluyor. Ancak Prof. Dr. Neyişçi'ye göre daha fazla uçak ve helikopter tek başına büyük yangınları durdurmaya yetmiyor.

"Çok büyük ölçekli yangınlarda sahip olduğunuz hava aracı sayısı ne olursa olsun yangını tamamen söndürmeniz mümkün olmayabilir." diyen Neyişçi, geçmişte yaşanan büyük yangınlarda yangınların çoğu zaman enerjisini kaybettiğinde veya yanacak materyal tükendiğinde kontrol altına alınabildiğini hatırlattı.

ASIL MÜCADELE YANGIN ÇIKMADAN BAŞLAMALI

Uzmanlara göre en etkili yangın söndürme yöntemi, yangının hiç başlamamasını sağlayacak önlemleri hayata geçirmekten geçiyor.

Prof. Dr. Neyişçi, ormanlarda risk azaltıcı mühendislik uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, bilimsel raporlar doğrultusunda uzun vadeli stratejilerin uygulanmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Yangın çıktıktan sonra verilen mücadelenin çok daha maliyetli ve zor olduğunu ifade eden Neyişçi, önleyici planlamaların artırılması çağrısında bulundu.

İKLİM KRİZİ TEK BAŞINA GEREKÇE DEĞİL

Orman yangınlarının yalnızca küresel iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını dile getiren Neyişçi, iklim senaryolarına uygun şekilde ormanların dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Depreme dayanıklı bina örneğini veren uzman isim, ormanların da gelecekte beklenen sıcaklık, rüzgar ve kuraklık koşullarına göre yeniden planlanmasının önemine dikkat çekti.

"Sorun sadece sıcaklık artışı değil; rüzgar, nem ve yanıcı madde miktarı birlikte değerlendirilmeli." değerlendirmesinde bulundu.

ORMAN POLİTİKALARINDA ÇELİŞKİ UYARISI

Neyişçi, orman alanlarında yürütülen bazı faaliyetlerin yangın riskini artırabileceğini belirterek önemli bir noktaya dikkat çekti.

Maden sahaları, enerji projeleri, turizm yatırımları ve çeşitli yapılaşmalara izin verilen bölgelerde yangın riskinin de aynı ölçüde dikkate alınması gerektiğini ifade eden uzman, bu alanlarda çok daha sıkı denetim ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının önemine vurgu yaptı.

İNSANA YATIRIM EN AZ TEKNOLOJİ KADAR ÖNEMLİ

Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Neyişçi, çözümün sadece teknoloji yatırımlarından geçmediğini söyledi.

Toplumun bilinçlendirilmesi, eğitim faaliyetlerinin artırılması ve caydırıcı uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Neyişçi, Antalya'da artırılan orman devriyelerinin bu açıdan önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre yangınlarla mücadelede en güçlü silahlardan biri, insan davranışlarını değiştirecek eğitim ve farkındalık çalışmaları olacak.

RÜZGAR PERDELERİ VE YANICI MADDE TEMİZLİĞİ ÖNERİSİ

Yangın riskini azaltmak için uygulanabilecek yöntemleri de sıralayan Neyişçi, özellikle iki uygulamanın öne çıktığını söyledi.

Ormanların kurutucu rüzgarlara karşı doğal rüzgar perdeleriyle korunması ve yangın mevsimi başlamadan önce ince kuru yanıcı materyallerin temizlenmesi gerektiğini belirten uzman, bu iki uygulamanın yangın riskini büyük ölçüde azaltabileceğini ifade etti.

Buna ek olarak orman köylülerinin ve orman çevresinde yaşayan vatandaşların düzenli eğitimlerden geçirilmesinin de yangınların etkisini azaltacağını dile getirdi.

TURİZM BÖLGELERİ DAHA YÜKSEK RİSK TAŞIYOR

Antalya, Muğla ve Mersin gibi yoğun ziyaretçi alan bölgelerde yangın riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Neyişçi, milyonlarca turistin bulunduğu bu bölgelerde yangın farkındalığını artıracak bilgilendirme çalışmalarının yetersiz kaldığını söyledi.

Ayrıca ormanlarla iç içe bulunan tarım alanlarında yetiştirilen ürünlerin de yangının yayılmasını etkileyebileceğini belirten uzman, kolay tutuşan ürünler yerine alternatif ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

YANGINLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ İNSAN KAYNAKLI

Resmi verilere göre geçen yıl Türkiye'de çıkan orman yangınlarının önemli bölümü insan kaynaklı nedenlerle meydana geldi.

Yangınların yaklaşık yüzde 41'i ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklanırken, binlerce hektarlık orman alanı zarar gördü. Uzmanlar, bu verilerin önleyici eğitim, denetim ve planlamanın en az söndürme çalışmaları kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: