ŞEKERLİ İÇECEKLERLE MİDE KANSERİ ARASINDA DİKKAT ÇEKEN BAĞLANTI

Günlük yaşamda sık tüketilen gazlı içecekler, meyve suları ve spor içecekleriyle ilgili dikkat çeken bir araştırma sonucu ortaya çıktı. ABD'de yürütülen çalışmada, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketen kişilerin mide kanserine yakalanma olasılığının, bu tür içecekleri tüketmeyenlere göre yaklaşık 2,45 kat daha yüksek olduğu belirlendi.

19 Ağu 2026 - 09:52 YAYINLANMA
19 Ağu 2026 - 13:20 GÜNCELLEME
ŞEKERLİ İÇECEKLERLE MİDE KANSERİ ARASINDA DİKKAT ÇEKEN BAĞLANTI

Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan araştırma, şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki ilişkiyi inceleyen kapsamlı çalışmalardan biri olarak öne çıktı. Ancak uzmanlar, elde edilen bulguların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediği konusunda özellikle uyarıyor.

112 BİNDEN FAZLA KİŞİ YILLARCA İZLENDİ

Araştırmada iki büyük kapsamlı çalışmanın verileri bir araya getirildi. Toplam 112 bin 284 kişinin dahil edildiği araştırmada katılımcılar 1986 ile 2022 yılları arasında takip edildi.

Yaklaşık 36 yıllık takip sürecinde grupta 278 mide kanseri vakası kayda geçti.

Araştırmacılar, farklı risk faktörlerini hesaba kattıktan sonra şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri görülme sıklığı arasındaki bağlantıyı değerlendirdi.

Sonuçlar, günde en az bir porsiyon, yani yaklaşık 237 mililitre şekerli içecek tüketenlerde riskin iki katından fazla arttığına işaret etti.

KADINLARDAKİ ARTIŞ DAHA YÜKSEK

Araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise kadın ve erkekler arasındaki farklılık oldu.

Şekerli içecek tüketen erkeklerde mide kanseri riski yaklaşık iki kat artarken, kadınlarda bu artışın üç kata yaklaştığı görüldü.

Araştırma kapsamında gazlı içeceklerin yanı sıra şeker içeren meyve suları ve spor içecekleri de değerlendirmeye alındı.

Buna karşılık araştırmacılar, yapay tatlandırıcı içeren içeceklerle mide kanseri arasında anlamlı bir bağlantı tespit etmedi.

UZMANLARDAN KRİTİK UYARI: NEDEN-SONUÇ KANITLANMADI

Araştırmanın sonuçları dikkat çekici olsa da uzmanlar, elde edilen verilerin doğru yorumlanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için şekerli içecek tüketiminin doğrudan mide kanserine neden olduğunu kesin olarak ortaya koymuyor.

Başka bir ifadeyle araştırma, iki durum arasındaki güçlü ilişkiyi gösteriyor ancak “şekerli içecek mide kanserine neden olur” şeklinde kesin bir bilimsel sonuç çıkarmaya izin vermiyor.

Araştırmacılar da bu nedenle bulguların daha ileri çalışmalarla desteklenmesi gerektiğine işaret ediyor.

VÜCUTTA HANGİ MEKANİZMALAR ETKİLİ OLABİLİR?

Şekerli içeceklerin mide kanseriyle olası bağlantısının hangi mekanizmalar üzerinden ortaya çıkabileceği henüz kesin olarak açıklanmış değil.

Araştırmacılar, yüksek miktarda şeker tüketiminin yol açabileceği bazı biyolojik değişikliklerin bu ilişkide rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Bunlar arasında kilo alımı, insülin direnci, steroid hormonlarındaki değişimler, kronik iltihaplanma, DNA hasarı ve bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmalar bulunuyor.

Ancak bu mekanizmaların mide kanseri gelişimindeki rolünün net biçimde ortaya konulabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

MİDE KANSERİ VE BESLENME İLİŞKİSİ YENİDEN GÜNDEMDE

Massachusetts General Hospital bünyesinde gerçekleştirilen araştırmanın kıdemli yazarı gastroenterolog Andrew T. Chan, çalışmanın ABD nüfusunda şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki bağlantıyı ortaya koyan ilk araştırma olduğunu belirtti.

Mide kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde önemli bir yere sahip olurken, beslenme alışkanlıklarının bu hastalığın gelişimindeki rolü hâlâ tam olarak aydınlatılmış değil.

Yeni araştırma da bu alandaki bilgi boşluğuna dikkat çekerken, günlük beslenme alışkanlıklarının uzun vadeli sağlık üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Özetle; araştırma şekerli içeceklerle mide kanseri arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu gösteriyor, ancak doğrudan sebep-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. Bu nedenle sonuçların kesin hüküm olarak değil, daha ileri bilimsel çalışmalar için önemli bir araştırma bulgusu olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: