TIRNAK ALTINDA KALAN İZ, 3 CİNAYETİ ÇÖZDÜ

Antalya’da 2011 ve 2012 yıllarında işlenen, yıllarca faili meçhul kalan üç cinayet dosyası, eski delillerin yeni teknolojilerle yeniden incelenmesiyle aydınlatıldı.

14 Eyl 2026 - 11:13 YAYINLANMA
14 Eyl 2026 - 16:40 GÜNCELLEME
TIRNAK ALTINDA KALAN İZ, 3 CİNAYETİ ÇÖZDÜ

Korkuteli’nde öldürülen Havva Yıldırım ile Elmalı’da cinayete kurban giden Kadriye Tetik ve kızı Sevda Atalay’ın dosyalarında yürütülen çalışmalar, yıllar önce elde edilen biyolojik bulguları yeniden gündeme taşıdı.

Antalya’daki soruşturmalarda özellikle Havva Yıldırım’ın tırnaklarından elde edilen biyolojik örnekler kritik delil oldu. Yapılan DNA karşılaştırmalarında örneklerin Salih Kırçan ve Yusuf Kırçan’ın DNA profilleriyle eşleştiği tespit edildi.

Elde edilen delillerin ardından iki şüpheli tutuklandı.

YILLAR SONRA DOSYALAR YENİDEN AÇILDI

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, geçmiş yıllarda sonuçlandırılamayan ve kamuoyunda hassasiyet oluşturan cinayet dosyalarını yeniden mercek altına aldı.

Daire tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, eski dosyalardaki deliller günümüz teknolojisinin sunduğu imkânlarla yeniden değerlendiriliyor. Kriminal incelemeler, DNA analizleri, HTS ve baz istasyonu kayıtları, PTS verileri ile saha araştırmaları birlikte ele alınarak yıllar önce karanlıkta kalan ayrıntılara ulaşılmaya çalışılıyor.

Yapılan çalışmalar sonucunda bugüne kadar 52 maktulün bulunduğu 46 faili meçhul dosyanın çözüme kavuşturulduğu bildirildi.

ANTALYA DOSYASINDA KRİTİK DELİL TIRNAK ALTINDAN ÇIKTI

Korkuteli’nde 11 Eylül 2011 tarihinde Havva Yıldırım’ın öldürülmesi ile Elmalı’da 17 Şubat 2012 tarihinde Kadriye Tetik ve kızı Sevda Atalay’ın öldürülmesi olayları yeniden incelendi.

Soruşturmalarda cinayetlerin işleniş biçimleri arasında benzerlik bulunduğu değerlendirilerek dosyalar birlikte ele alındı.

Elmalı’daki olayda Kadriye Tetik’in ellerinin bağlandığı, ağzının ve yüzünün bantlandığı ve öldürüldükten sonra bileziklerinin alındığı belirlendi.

Soruşturma kapsamında işlem gören şüphelilerden alınan DNA örnekleri, Korkuteli’nde öldürülen Havva Yıldırım’ın tırnaklarından elde edilen biyolojik bulgularla karşılaştırıldı.

Yapılan incelemede tırnak altındaki biyolojik örneklerin Salih Kırçan ve Yusuf Kırçan’ın DNA profilleriyle eşleştiği belirlendi.

Bu gelişmenin ardından iki şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı ve Salih Kırçan ile Yusuf Kırçan tutuklandı.

KÜÇÜK BİR İZ, YILLAR SONRA BÜYÜK TABLOYU ORTAYA ÇIKARDI

Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesinde, yıllar önce önemsenmeyen ya da sonuç vermeyen küçük ayrıntılar kritik delillere dönüşebiliyor.

Bir sigara izmaritindeki DNA, mikroskobik bir boya parçası, eski bir telefon kaydı ya da yıllar önceki bir araç hareketi soruşturmanın seyrini değiştirebiliyor.

Kriminal laboratuvarlarda yapılan gelişmiş incelemeler sayesinde olay yerlerinden elde edilen biyolojik materyaller yeniden değerlendiriliyor. Bunun yanında HTS, PTS ve baz istasyonu kayıtları üzerinden şüphelilerin olay öncesi ve sonrasındaki hareketleri yeniden oluşturuluyor.

ALMANYA’DAN GELEN TETİKÇİNİN GÜZERGÂHI ADIM ADIM ÇIKARILDI

Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesiyle ortaya çıkarılan olaylardan biri de Muş’un Hasköy ilçesinde 2011 yılında işlenen cinayet oldu.

Felemez Kulaç’ın silahla öldürülmesine ilişkin dosyada yapılan incelemelerde, aileler arasında geçmişe dayanan bir kan davası bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, cinayetin gerçekleştirilmesi amacıyla Almanya’dan Türkiye’ye bir tetikçi getirildiği belirlendi.

Ekipler, yıllar öncesine ait kayıtları yeniden inceleyerek şüphelinin Türkiye’ye girişinden itibaren güzergâhını ortaya çıkardı.

Baz istasyonu kayıtları ve diğer veriler üzerinden yapılan incelemelerde şüphelilerin Pendik-Yalova hattından Bursa’ya, ardından Bitlis ve Muş çevresine uzanan hareketleri tespit edildi.

Cinayet öncesinde yapılan keşif çalışmaları ve olay sonrası kaçış güzergâhlarının da dijital kayıtlarla ortaya çıkarıldığı bildirildi.

BİR KAZA DOSYASINDA ALTI KÜÇÜK PARÇA İZ OLDU

Bursa Mustafakemalpaşa’da 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin hayatını kaybettiği olayda ise soruşturmanın kilit noktası, yol kenarında bulunan altı küçük far parçası oldu.

Parçaların hangi araçtan kopmuş olabileceği üzerinde yapılan incelemelerde, belirli araç modellerine yönelik değerlendirme gerçekleştirildi. PTS kayıtlarında çok sayıda araç taranırken, yıllar sonra gelen bir ihbar soruşturmanın yönünü değiştirdi.

Kazaya karıştığı değerlendirilen aracın olay sonrasında tamir edilip boyandığı bilgisine ulaşılması üzerine yapılan incelemeler sonucunda şüphelilere ulaşıldı.

SİGARA İZMARİTİ YILLAR SONRA KONUŞTU

Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 2016 yılında öldürülen Mehmet Emin Karaalp’in dosyasında ise olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi.

İzmaritler üzerinde yapılan moleküler genetik incelemelerde elde edilen DNA profilleri, şüphelilerden alınan örneklerle karşılaştırıldı.

DNA sonuçlarının yanı sıra HTS ve daraltılmış baz çalışmaları da soruşturmaya dahil edildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından çok sayıda şüpheli hakkında işlem gerçekleştirildi.

144 KAYIP KADIN DOSYASI TEK TEK TARAMADAN GEÇİRİLDİ

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’ın dosyasında da kapsamlı bir araştırma yürütüldü.

Dere yatağında bulunan kafatası ve kemik parçalarının kimliğinin belirlenmesi amacıyla bölgede kaybolan 144 kadının dosyası yeniden incelendi.

DNA incelemeleri sonucunda kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu belirlendi. Ardından yıllar öncesine ait HTS ve baz istasyonu kayıtları yeniden değerlendirilerek şüphelilerin olay dönemindeki hareketleri mercek altına alındı.

36 KURUMDAN DİJİTAL İZLER TOPLANDI

Siirt’te kaybolan Mekiye Akyel’in dosyası da yıllar sonra yeniden açılan soruşturmalar arasında yer aldı.

Soruşturma kapsamında iki yıllık HTS kayıtları incelenirken 36 farklı kurumdan dijital veri talep edildi. Telefon, banka, sosyal medya ve konum hareketleri üzerinden yapılan araştırmalarla kayıp olayının ardından oluşan dijital sessizlik de soruşturmanın önemli unsurlarından biri haline geldi.

Tanık anlatımları, telefon kayıtları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda soruşturma cinayet iddiası üzerinden ilerletildi.

ESKİ DOSYALARDA YENİ TEKNOLOJİYLE ADALET ARANIYOR

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın çalışmaları, yıllar önce sonuçsuz kalan soruşturmaların günümüz teknolojisiyle yeniden ele alınmasının önemini ortaya koyuyor.

Antalya’daki üç cinayette tırnak altında kalan DNA izinin yıllar sonra şüphelilere ulaşılmasını sağlaması, faili meçhul dosyalarda en küçük biyolojik bulgunun bile büyük önem taşıdığını bir kez daha gösterdi.

Türkiye genelinde yürütülen çalışmalarla, yıllardır çözülemeyen cinayet dosyalarının yeniden incelenmesi ve geride kalan delillerin günümüz teknolojisiyle değerlendirilmesi sürdürülüyor.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: