4 YILLIK MÜCADELE ANTALYA'DA SON BULDU

Kırgızistan'da yıllardır nadir görülen bir damar hastalığıyla yaşam mücadelesi veren 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı girişimsel tedavi sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Daha önce aynı hastalık nedeniyle erkek kardeşini kaybeden küçük kızın en büyük hayali ise ülkesine döndüğünde arkadaşlarıyla koşup oynamak ve ileride doktor olmak.

30 Tem 2026 - 10:03 YAYINLANMA
30 Tem 2026 - 11:27 GÜNCELLEME
4 YILLIK MÜCADELE ANTALYA'DA SON BULDU

NADİR GÖRÜLEN HASTALIĞA ANTALYA'DA UMUT OLDULAR

Kırgızistan'da yaşayan 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, dört yaşından bu yana Pulmoner Arteriovenöz Malformasyon (PAVM) adı verilen son derece nadir görülen doğumsal damar hastalığıyla mücadele ediyordu. Hastalık nedeniyle yıllarca düşük oksijen seviyeleriyle yaşamını sürdüren küçük kız, daha önce aynı hastalıktan erkek kardeşini kaybetmiş olmanın da ağır yükünü taşıyordu.

Çaresiz kalan ailesi son umut olarak Türkiye'ye geldi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde oluşturulan multidisipliner ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı girişimsel operasyonun ardından Akhmarcan yeniden sağlığına kavuştu.

AKCİĞERDEKİ ANORMAL DAMAR YAPILARI KAPATILDI

Operasyon, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Kardelen ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.

Anjiyografi yöntemiyle akciğerde kısa devre oluşturan anormal damar yapıları özel tıkayıcı cihazlarla kapatıldı. Böylece oksijenlenmeden dolaşıma karışan kanın normal akışına dönmesi sağlandı.

Başarılı işlemin ardından Akhmarcan'ın kandaki oksijen seviyeleri belirgin şekilde yükseldi ve sağlık durumu hızla iyileşti.

"ÇOK ENDER GÖRÜLEN BİR VAKA"

Prof. Dr. Fırat Kardelen, hastalığın doğumsal kalp hastalıkları içinde bile son derece nadir görüldüğünü belirterek şunları söyledi:

"Akciğerde temizlenmesi gereken kan, anormal damar bağlantıları nedeniyle kısa yoldan tekrar kalbin sol tarafına geçiyor. Bu nedenle hastamızın oksijen seviyesi yıllardır düşük seyrediyordu. Gerekli görüntülemelerin ardından anjiyografi ile anormal damar ağını özel tıkayıcı sistemlerle kapattık ve başarılı bir sonuç elde ettik."

BEŞ FARKLI CİHAZ KULLANILDI

Operasyon sırasında anormal damar yapısının tamamen kapatılabilmesi için beş farklı tıkayıcı cihaz kullanıldı.

Prof. Dr. Kardelen, bu hastalığın zaman içerisinde yeniden damar oluşumlarına neden olabileceğini belirterek Akhmarcan'ın düzenli kontrollerinin devam edeceğini ifade etti.

Tedavi edilmediği takdirde hastalığın beyne pıhtı atması, beyin apsesi gelişmesi ve birçok organı etkileyebilecek ciddi komplikasyonlara yol açabileceği vurgulandı.

"BU BİR EKİP BAŞARISI"

Prof. Dr. Kardelen, tedavinin yalnızca kardiyoloji ekibinin değil birçok farklı branşın ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiğini belirterek:

"Anesteziyoloji, girişimsel radyoloji ve çocuk kardiyolojisi ekiplerimizle tam koordinasyon içinde çalıştık. Böyle özel vakalarda ekip uyumu tedavinin en önemli parçasıdır." dedi.

FELÇ GEÇİRDİKTEN SONRA TEŞHİS KONULDU

Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ekici, hastanın öyküsünün oldukça ağır olduğunu belirtti.

Haziran ayında felç geçiren Akhmarcan'ın belirgin morarma ve çomak parmak bulguları, ileri incelemeleri gerekli kıldı. Yapılan BT anjiyografi sonrası nadir görülen pulmoner arteriovenöz malformasyon kesin olarak teşhis edildi.

Prof. Dr. Ekici, "Meslek hayatım boyunca yaklaşık on yılda bir karşılaştığımız kadar nadir görülen bir hastalık. Cerrahiye gerek kalmadan anjiyografi yöntemiyle başarılı şekilde tedavi edildi." ifadelerini kullandı.

OKSİJEN SEVİYESİ HAYATİ RİSK SINIRINDAYDI

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Aycan, ameliyat öncesindeki tabloyu şu sözlerle anlattı:

"Hastamız bize geldiğinde kandaki oksijen satürasyonu yalnızca yüzde 70 seviyesindeydi. Bu değer normal şartlarda hayati risk oluşturabilecek kadar düşüktür. Anestezi sürecini en küçük ayrıntısına kadar planlayarak hastanın mevcut dengesini koruduk ve işlemi güvenli şekilde tamamladık."

AİLESİ UMUTSUZ GELDİ, MUTLU DÖNÜYOR

Akhmarcan'ın Antalya'da yaşayan akrabası Venera Ateş, ailenin büyük korkularla Türkiye'ye geldiğini anlattı.

Küçük kardeşini aynı hastalık nedeniyle ameliyat sırasında kaybeden aile, Akdeniz Üniversitesi'nde yeniden umut buldu.

Venera Ateş, "Buraya gelirken umutları çok azdı. Doktorlarımız büyük bir özveriyle ilgilendi. Şimdi ülkesine döndüğünde arkadaşlarıyla koşup oynayabilecek. En büyük hayali ise doktor olmak." dedi.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ'NDEN ULUSLARARASI BAŞARI

Gerçekleştirilen başarılı girişimsel tedavi, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin çocuk kardiyolojisi alanındaki uluslararası başarısını bir kez daha ortaya koydu. Nadir görülen ve hayati risk taşıyan bir hastalığın multidisipliner yaklaşımla tedavi edilmesi, hem hasta ailesine umut oldu hem de Türk sağlık sisteminin uluslararası düzeydeki yetkinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: