ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE YENİ DÖNEM UYARISI!

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük yaşamında sınıf, teneffüs, kantin ve beslenme düzeni yeniden şekillendi. Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Behzat Özkan, okul çağındaki çocukların beslenmesinde yalnızca ne yediklerine değil, hangi ortamda ve nasıl bir düzen içerisinde beslendiklerine de dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

12 Eyl 2026 - 19:06 YAYINLANMA
12 Eyl 2026 - 20:11 GÜNCELLEME
ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE YENİ DÖNEM UYARISI!

Özkan; beslenme çantasından kahvaltıya, kantinlerdeki ürünlerden porsiyon kontrolüne kadar birçok başlığın çocukların büyüme ve gelişim sürecinde önem taşıdığını belirtti.

Sağlıklı beslenmenin yalnızca çocuğun ya da ailenin sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Özkan, okul ortamının da çocukların doğru tercihler yapmasını desteklemesi gerektiğine dikkat çekti.

BESLENME ÇANTASI AİLENİN GÜNLÜK DÜZENİNİ YANSITIYOR

Okul döneminde beslenme çantasının çocukların günlük yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Behzat Özkan, çantanın yalnızca yiyeceklerden oluşmadığını ifade etti.

Özkan, “Bir çocuğun beslenme çantası aslında küçük bir günlük düzen göstergesidir. İçinde yalnızca yiyecek bulunmaz. Ailenin zamanı, ekonomik imkânları ve çocuğun tercihleri de oradadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyada paylaşılan özenle hazırlanmış beslenme çantalarının aileler için bir ölçü haline getirilmemesi gerektiğini belirten Özkan, her gün kusursuz menüler hazırlamanın gerçekçi olmadığını söyledi.

Sağlıklı beslenmenin pahalı veya zahmetli olmak zorunda olmadığını vurgulayan Özkan, çocukların yaşlarına ve ihtiyaçlarına uygun, farklı besin gruplarını içeren dengeli bir düzen oluşturulmasının daha önemli olduğunu kaydetti.

BÜYÜME ÇAĞINDA PROTEİNİN ÖNEMİ

Çocukların büyüme döneminde protein içeren besinlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Özkan, yumurta, süt ve süt ürünlerinin uygun seçenekler arasında bulunduğunu ifade etti.

Yumurtanın kaliteli protein sağlayan besleyici bir gıda olduğuna dikkat çeken Özkan, süt ve yoğurdun ise proteinle birlikte kalsiyum gibi büyüme ve gelişim açısından önemli besin öğelerini sağladığını belirtti.

Ancak beslenme düzeninin her çocuk için aynı şekilde planlanamayacağını vurgulayan Özkan, çocuğun yaşı, günlük gereksinimleri ve varsa özel sağlık durumunun dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Su tüketiminin de okul çağında göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Özkan, şekerli içeceklerin günlük alışkanlığa dönüşmemesi gerektiğini belirterek, “Meyve suyu da meyvenin kendisiyle aynı değildir.” uyarısında bulundu.

PAHALI BESLENME KABI SAĞLIKLI BESLENME ANLAMINA GELMİYOR

Çocukların beslenme kapları konusunda da ailelere mesaj veren Özkan, sağlıklı beslenmenin kullanılan kabın fiyatıyla ölçülemeyeceğini ifade etti.

“En pahalı kap, en sağlıklı öğünü oluşturmaz.” diyen Özkan, kapların gıdayla temasa uygun, dayanıklı ve kolay temizlenebilir olması gerektiğini belirtti.

Özellikle süt ürünleri ve yumurta gibi bozulma riski taşıyan gıdalarda uygun sıcaklığın korunmasının önemine dikkat çeken Özkan, beslenme çantasının hazırlanmasında gıda güvenliğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

ÇOCUKLARA YETİŞKİN PORSİYONU VERİLMEMELİ

Porsiyon miktarlarının da çocukların yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özkan, çocukların küçük birer yetişkin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Özkan, “Çocuk küçük bir yetişkin değildir. Yaşına ve ihtiyacına uymayan büyük porsiyonlar sağlıklı yiyeceklerden oluşsa bile doğru yaklaşım sayılmaz.” dedi.

Çocukların iştahının her gün aynı olmayabileceğine dikkat çeken Özkan; büyüme dönemleri, fiziksel hareketlilik ve uyku düzeninin iştah üzerinde etkili olabileceğini belirtti.

Bu nedenle çocukların sürekli olarak tabaklarını tamamen bitirmeye zorlanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını ifade eden Özkan, ailelerin çocuklarının açlık ve tokluk sinyallerini de dikkate alması gerektiğini kaydetti.

“SAĞLIKLI SEÇİM YALNIZCA ÇOCUĞUN İRADESİNE BIRAKILAMAZ”

Okul kantinlerinin çocukların beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çeken Özkan, ailelerin evde verdiği mesajların okul ortamındaki seçeneklerle de desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Sağlıklı seçim yalnızca çocuğun iradesine bırakılamaz. Okulun besin çevresi de sağlıklı tercihi desteklemelidir.” ifadelerini kullanan Özkan, kantinlerde suya kolay ulaşılmasının ve besleyici ürünlerin görünür ve erişilebilir olmasının önem taşıdığını belirtti.

Kantinlerdeki ürünlerin yanı sıra fiyatlandırmanın ve ürünlerin nasıl sunulduğunun da çocukların tercihlerini etkileyebileceğini ifade eden Özkan, şeker, tuz ve doymuş yağ içeriği yüksek ürünlerin sürekli öne çıkarılmasının çocukların alışkanlıklarını etkileyebileceğini söyledi.

Özkan, “Çocuk söylediklerimizden çok, normalleştirdiğimiz çevreyi öğrenir.” diyerek okul ortamının çocukların beslenme davranışlarındaki rolüne dikkat çekti.

YASAKÇI DİL YERİNE DENGELİ BESLENME

Çocuklara sağlıklı beslenmeyi öğretirken tamamen yasaklayıcı bir yaklaşımın da doğru olmadığını belirten Özkan, bazı yiyeceklerin “iyi” veya “kötü” şeklinde kesin biçimde sınıflandırılmasının çocukların besinlerle ilişkisini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

“Bir yiyeceği şeytanlaştırmak çocukta sağlıklı beslenme bilinci oluşturmaz.” diyen Özkan, yiyeceklerin ödül ve ceza mekanizmasına dönüştürülmemesi gerektiğini kaydetti.

Çocukların bedenleriyle ilgili kullanılan dilin de önemli olduğunu belirten Özkan, fazla kilolu çocukların utandırılmasının bir tedavi yöntemi olmadığını, zayıf çocukların sürekli yemek yemeye zorlanmasının da doğru bir çözüm oluşturmadığını söyledi.

ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ SADECE İRADEYLE AÇIKLANAMAZ

Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca çocuğun iradesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Behzat Özkan, bu konuda birçok faktörün birlikte rol oynadığını belirtti.

Özkan, genetik yatkınlık, uyku düzeni, fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları ve çevresel koşulların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ailelerin ekonomik şartlarının da çocukların beslenme seçenekleri üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Özkan, bu nedenle sağlıklı beslenme konusunda aileleri suçlayan bir yaklaşım yerine çocukların içinde bulunduğu bütün beslenme çevresinin ele alınması gerektiğini söyledi.

KAHVALTIDA HEDEF MÜKEMMELLİK DEĞİL, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Okul çağında kahvaltının günlük düzen açısından önem taşıdığını belirten Özkan, ancak her çocuğun sabah aynı miktarda yemek istemeyebileceğini ifade etti.

Sürekli aç şekilde okula gitmenin alışkanlık haline gelmemesi gerektiğini belirten Özkan, kahvaltıda yumurta, süt, yoğurt veya peynir gibi protein kaynaklarının yanı sıra tam tahıllar, sebze ve meyvelere yer verilebileceğini söyledi.

Özkan, “Amaç mükemmel tabak değil, sürdürülebilir dengedir.” diyerek ailelerin ulaşılabilir ve devam ettirilebilir bir beslenme düzenine odaklanması gerektiğini vurguladı.

Uyku düzeninin de beslenmeyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Özkan, geç saatlerde uyuyan çocukların sabah uyanmakta ve kahvaltıya yeterli zaman ayırmakta zorlanabileceğini belirtti.

Beslenme çantasının bir gece önceden hazırlanmasının sabah yaşanan telaşı azaltabileceğini ifade eden Özkan, bunun aynı zamanda son dakika yapılan paketli ürün tercihlerinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini kaydetti.

ÇOCUKLAR BESLENME SÜRECİNE DAHİL EDİLMELİ

Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuklara yalnızca kurallar koyularak kazandırılamayacağını belirten Özkan, çocukların yaşlarına uygun şekilde beslenme sürecine dahil edilmesini önerdi.

Çocuğun iki uygun seçenek arasından tercih yapmasına izin verilmesi veya beslenme çantasının hazırlanmasına yardımcı olmasının sorumluluk duygusunu ve kendi ihtiyaçlarını tanıma becerisini geliştirebileceğini ifade etti.

Özkan, “Böylece beslenme bir yetişkin talimatı olmaktan çıkar. Çocuk kendi bedeninin ihtiyaçlarını tanımaya başlar.” dedi.

OKUL BESLENMESİ ORTAK SORUMLULUK

Okul çağının çocukların fiziksel gelişiminin devam ettiği önemli bir dönem olduğunu belirten Özkan, bu süreçte yalnızca kilo takibine odaklanmanın yeterli olmadığını söyledi.

Büyüme, metabolizma, fiziksel aktivite, uyku ve beslenmenin birbirinden ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özkan, çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıkların ilerleyen yıllardaki yaşam biçimini de etkileyebileceğine dikkat çekti.

Okul beslenmesinin yalnızca ailelerin, özellikle de annelerin sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini belirten Özkan; ailelerin yanı sıra babaların, okul yönetimlerinin, kantin işletmelerinin ve sağlık politikalarının da bu sürecin parçası olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Behzat Özkan, çocukların beslenme çantasının yalnızca o günkü teneffüs ihtiyacını karşılayan bir araç olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların küçük yaşlarda yaptıkları seçimlerin gelecekteki sofra alışkanlıklarının da temelini oluşturabileceğini söyledi.

Özkan’ın değerlendirmesi, yeni eğitim öğretim dönemiyle birlikte çocukların beslenme düzenini yeniden oluşturacak aileler için “mükemmel menü” arayışından çok, sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir günlük düzenin önemini ortaya koyuyor.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: