ANTALYA’DA GAZETECİLERDEN SANSÜRE VE BASKIYA KARŞI GÜÇLÜ MESAJ
Antalya’da gazetecilere yönelik baskılara, sansür uygulamalarına ve medya kuruluşlarına yönelik müdahalelere tepki göstermek amacıyla düzenlenen yürüyüşte, yaklaşık 700 kişi özgür basın ve halkın haber alma hakkı için bir araya geldi. Basın meslek örgütlerinin öncülüğünde 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen eylemin Antalya ayağında gazeteciler, yurttaşlar, siyasetçiler, hukukçular, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri aynı yürüyüşte buluştu.
Attalos Meydanı’nda toplanan katılımcılar, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Özgür basın susturulamaz”, “Sansüre hayır” ve “Habere özgürlük” sloganları atıldı. Güzergâh üzerindeki yurttaşlar da alkışlarıyla yürüyüşe destek verdi.
Antalya’da farklı meslek ve toplumsal kesimlerden katılımcıları buluşturan eylemde, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin mesleki sorunu olmadığı, toplumun doğru ve bağımsız bilgiye ulaşma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
ATTALOS MEYDANI’NDAN CUMHURİYET MEYDANI’NA YÜRÜYÜŞ
Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen yürüyüş, Attalos Meydanı’nda başladı. Gazetecilerin çalışma koşulları, haber içeriklerine yönelik müdahaleler, erişim engelleri ve medya kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı baskılar eylemin temel gündemini oluşturdu.
Yaklaşık 700 kişinin katıldığı yürüyüşte, gazeteciler ve yurttaşlar birlikte hareket ederek basın özgürlüğü talebini dile getirdi. Katılımcılar, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve kamuoyunun haber alma hakkının korunması gerektiğine dikkat çekti.
BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİ AYNI YÜRÜYÜŞTE BULUŞTU
Eyleme Antalya’daki basın meslek örgütlerinin temsilcileri ve yöneticileri de katıldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş ve Genel Sekreteri Rasim Gündüz, Antalya Basın Cemiyeti (ABC) Başkanı Ali Cem Çon ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Erdoğan Kahya, yürüyüşte yer alan isimler arasında bulundu.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş Sendikası, KESK Haber-Sen, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) temsilcileri ve üyeleri de eyleme katılarak dayanışma mesajı verdi.
Basın kuruluşlarının temsilcileri, gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna ve mesleki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Yürüyüşte, farklı medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerin ortak sorunları karşısında birlikte hareket edilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
SİYASET, HUKUK VE SİVİL TOPLUMDAN DESTEK
Yürüyüşe milletvekilleri, eski dönem milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, hukukçular, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları da katıldı.
Eylemde YENİ Parti milletvekilleri Mustafa Erdem, Aliye Coşar ve Cavit Arı, önceki dönem Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak ile Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya yer aldı.
Siyasi parti temsilcileri arasında YENİ Parti Antalya İl Başkanı Gökhan Ölmez, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Antalya İl Başkanı Enes Keskin, Sol Parti Antalya İl Başkanı Aysel Aydın, YENİ Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, YENİ Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran, YENİ Parti Döşemealtı İlçe Başkanı Veli Çot ve CHP Muratpaşa Gençlik Kolları Başkanı İrem Önsay da bulundu. İYİ Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP), DEM Parti, Emek Partisi (EMEP) ve Sol Parti temsilcileri de yürüyüşe destek verdi.
Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner ve baro yönetiminin yanı sıra hukukçu ve siyasetçi İlhan Cihaner, Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Kutay Meriç, Eğitim-İş Şube Başkanı Sadık Acar, Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Emek ve Demokrasi Platformu ile iklim ve çevre platformlarının temsilcileri de yürüyüşe katıldı.
Farklı alanlardan temsilcilerin bir araya gelmesi, eylemin basın özgürlüğü ve ifade hakkı çerçevesindeki geniş dayanışma çağrısını ortaya koydu.
ORTAK AÇIKLAMAYI CEREN DENİZ OKUDU
Cumhuriyet Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından, 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen eylemler için hazırlanan ortak açıklama okundu. Basın meslek örgütleri adına açıklamayı ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz yaptı.
Deniz, gazeteciliğin suç, haberin ise tehdit olarak görüldüğü bir ortamda sessiz kalmayacaklarını belirterek, medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerden erişim engellerine, gazetecilerin tutuklanmasından çalışma koşullarına kadar uzanan sorunlara dikkat çekti.
Deniz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.”
Gazeteciliğin yalnızca haber aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Deniz; işçilerin hak arayışlarının, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin sorunlarının, yoksulluğun ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmaların kamuoyuna duyurulmasının basının kamusal sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“SUSTURULAN, TOPLUMUN GERÇEKLERE ULAŞMA HAKKIDIR”
Basına yönelik baskı ve sansürün toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Deniz, gazetecilerin kamu gücünün denetlenmesi ve yurttaşların bilgiye ulaşabilmesi için önemli bir görev üstlendiğini söyledi.
Gazetecilerin haberleri nedeniyle hedef alınmasının, yalnızca meslek mensuplarını değil toplumun bilgi edinme hakkını da etkilediğini dile getiren Deniz, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin.”
Deniz, sansür, otosansür, kapatma ve tutuklamaların yalnızca gazetecilerin meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, haber alma hakkının demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Açıklamada, gazetecilerin kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını araştırmaları, yolsuzluk iddialarını haberleştirmeleri ve farklı toplumsal kesimlerin sesini duyurmaları nedeniyle baskıyla karşılaşabildiği yönündeki eleştirilere de yer verildi.
MEDYA ÜZERİNDEKİ MÜDAHALELERE TEPKİ
Ortak açıklamada, medya kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamaları, haber sitelerine getirilen erişim engelleri, gazeteciler hakkındaki adli işlemler ve sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamalar eleştirildi.
Açıklamada Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV ile JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, Kaos GL, Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi ve Bianet gibi medya kuruluşları ve yayın platformlarına ilişkin çeşitli iddialar ve örnekler sıralandı. Basın meslek örgütleri, bu tür uygulamaların haberlerin kamuoyuna ulaşmasını ve yurttaşların farklı kaynaklardan bilgi edinmesini etkilediğini savundu.
Ortak metinde ayrıca, kamu reklam ve ilanlarının dağıtımında adaletin sağlanması, bağımsız ve yerel medya kuruluşlarının ekonomik açıdan sürdürülebilir koşullarda faaliyet gösterebilmesi gerektiği ifade edildi. Gazetecilerin güvencesiz çalışma koşulları ve sosyal haklarına ilişkin sorunlar da açıklamanın önemli başlıkları arasında yer aldı.
“BİR GAZETECİNİN SUSTURULMASINA SESSİZ KALMAK…”
Ceren Deniz, gazeteciler arasındaki dayanışmanın siyasi görüş, kimlik, dil veya çalışılan medya kuruluşuna göre sınırlandırılmaması gerektiğini belirtti. Bir gazetecinin ifade ve haber yapma hakkına yönelik müdahaleye sessiz kalmanın, mesleğin tamamını ilgilendiren sorunları büyütebileceğini söyledi.
Deniz, ortak açıklamada şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir.”
Basın meslek örgütleri adına yapılan çağrıda, gazetecilerin özgürce çalışabilmesi için meslek içi dayanışmanın güçlendirilmesi ve toplumun basın özgürlüğü konusunda daha fazla duyarlılık göstermesi istendi.
BASIN ÖRGÜTLERİNDEN BEŞ TEMEL TALEP
Cumhuriyet Meydanı’nda okunan ortak açıklamanın sonunda yetkililere yönelik talepler sıralandı. Basın meslek örgütleri, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkının korunması için şu çağrılarda bulundu:
-
Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması
-
Haber faaliyetleri üzerindeki yargısal baskıların sona erdirilmesi
-
Medyada kayyım uygulamalarına son verilmesi
-
Hukuka aykırı olduğu savunulan erişim engellerinin kaldırılması
-
Kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit biçimde dağıtılması
Açıklamada ayrıca, basın özgürlüğünü güvence altına alan anayasal hakların korunması ve gazetecilerin baskı görmeden çalışabileceği koşulların oluşturulması çağrısı yapıldı.
ANTALYA’DAN DAYANIŞMA VE ÖZGÜR HABER MESAJI
Antalya’da yaklaşık 700 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş, basın özgürlüğü tartışmalarını kent gündemine taşıdı. Gazeteciler, siyasi parti temsilcileri, hukukçular, sendikalar ve yurttaşların katıldığı eylemde, haber yapma hakkı ile toplumun bilgiye erişim hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.
Cumhuriyet Meydanı’nda okunan ortak açıklama, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” mesajıyla sona erdi. Basın meslek örgütleri, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi için dayanışmanın büyütülmesi çağrısını yineledi.
- Antalya
- medya
- gazetecilik
- Basın Özgürlüğü
- gazeteciler
- İfade Özgürlüğü
- Antalya basını
- halkın haber alma hakkı
- sansüre hayır
- habere özgürlük
- Çağdaş Gazeteciler Derneği
- Ceren Deniz