ANTALYA’DA SU ALARMI: “KAYNAKLARIMIZ HER YIL AZALIYOR”

Akdeniz Üniversitesi, Antalya’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir toplantı düzenledi. Toplantıda, suyun yalnızca miktar açısından değil, kalitesi ve kullanılabilirliği açısından da ciddi baskı altında olduğu vurgulandı.

08 Eki 2026 - 14:06 YAYINLANMA
09 Eki 2026 - 00:08 GÜNCELLEME
2591 GÖSTERİM
ANTALYA’DA SU ALARMI: “KAYNAKLARIMIZ HER YIL AZALIYOR”

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversitede düzenlenen basın toplantısında Antalya’nın su kaynaklarının korunması için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Özkan, “Sağlığımız, tarımımız, turizmimiz ve geleceğimiz risk altında” diyerek Antalya’nın su konusunda bugünden harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tülay Çağatay ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş katıldı.

“SU SADECE MİKTAR OLARAK DEĞİL, NİTELİK OLARAK DA AZALIYOR”

Antalya’nın geçmişten bugüne sahip olduğu doğal su kaynaklarının artık aynı seviyede olmadığını belirten Rektör Özkan, özellikle Düden Şelalesi gibi kentin simge değerlerinde yaşanan su azalmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özkan, geçmişte sürekli var olacağı düşünülen su kaynaklarının bugün aynı durumda olmadığını belirterek, “Su elimizden gidiyor. Sadece miktar olarak değil, nitelik olarak da elimizden gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Suyun bilinçsiz kullanımının yanı sıra doğal kaynaklara yapılan yanlış müdahalelerin de uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini belirten Özkan, su yönetiminde bütüncül bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.

YANLIŞ SU YÖNETİMİ DOĞAL DENGEYİ DE ETKİLİYOR

Toplantıda, su kaynaklarının azalmasının yalnızca içme ve kullanma suyu açısından değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulandı.

Rektör Özkan, farklı kaynaklardan su temin edilmesinin veya deniz suyunun kullanılmasının da doğru planlama yapılmadığında çevresel sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Özkan, özellikle yer altı sularına deniz suyunun karışması gibi risklerin tatlı su kaynaklarının niteliğini bozabileceğini, deniz ekosistemlerinde meydana gelebilecek değişimlerin de uzun vadede önemli sonuçlar oluşturabileceğini söyledi.

Bu nedenle su yönetiminde yalnızca yeni kaynak arayışının değil, mevcut kaynakların korunmasının ve tüketimin azaltılmasının öncelikli hale gelmesi gerektiği ifade edildi.

ANTALYA’NIN NÜFUSU VE TURİZM BASKISI BÜYÜYOR

Antalya’nın su ihtiyacının değerlendirilmesinde kentteki nüfus hareketliliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Özkan, kentin yıl boyunca yüksek sayıda ziyaretçi ağırladığına dikkat çekti.

Antalya’nın yaklaşık 2,7 milyonluk yerleşik nüfusunun yanı sıra yıl içerisinde 17-18 milyon civarında turist ağırladığını belirten Özkan, mevcut altyapının bu hareketliliğe göre yeniden planlanması gerektiğini söyledi.

Bu nedenle su kaynaklarıyla birlikte altyapı yatırımlarının, nüfus hareketlerinin ve turizm kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

TARIMDA VERİMLİ SULAMA, TURİZMDE ETKİN DENETİM

Su kullanımının en önemli başlıklarından birinin tarım olduğunu belirten Özkan, tarımsal sulamada verimliliğin artırılması gerektiğini söyledi.

Özellikle kapalı sulama sistemlerine geçilmesi ve su kayıplarının önlenmesi gerektiğine dikkat çeken Özkan, su yönetiminin aynı zamanda gıda güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

Turizm sektöründe de su kullanımının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Özkan, kişi başına tüketimin yüksek olduğu tesislerde suyun daha verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti.

Sanayi sektöründe kullanılan suyun da mümkün olduğunca geri kazanılmış ve yeniden kullanılabilir su kaynaklarından karşılanması gerektiği belirtildi.

Bu alanlarda gerekli düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.

“SU TASARRUFUNU BİR KÜLTÜR HALİNE GETİRMELİYİZ”

Rektör Özkan, su tasarrufunun yalnızca dönemsel kampanyalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, çocuklardan yetişkinlere kadar toplumun tamamında su bilincinin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Su konusunda farkındalık çalışmalarının sürekli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Özkan, Antalya’nın geleceğinde temiz suya erişimin korunmasının sağlık, tarım, turizm ve yaşam kalitesi açısından kritik olduğunu vurguladı.

Özkan, “Çocuklarımıza yeşil, sulak, turizmi güzel, tarımı güvenli, sanayisi gelişmiş bir Antalya bırakmak istiyorsak suyumuza hepimizin sahip çıkması lazım.” ifadelerini kullandı.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ SU ENSTİTÜSÜ İÇİN ÇALIŞIYOR

Akdeniz Üniversitesi’nin su ve iklim krizine yönelik akademik çalışmalarını da artırdığı belirtildi.

Rektör Özkan, üniversite bünyesinde Su Enstitüsü kurulması için çalışmalara başlandığını ve YÖK’e gerekli yazının gönderildiğini açıkladı.

Planlanan enstitünün üniversite bünyesindeki farklı disiplinleri bir araya getirmenin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve sektör temsilcileriyle ortak çalışmalar yürütmesi hedefleniyor.

Üniversitenin ayrıca Tarım Teknokenti aracılığıyla akıllı tarım uygulamaları üzerinde çalışmalar yürüttüğü, enerji tüketiminin azaltılması amacıyla GES projelerinin de sürdürüldüğü belirtildi.

Özkan, bilimsel verilerin karar alma süreçlerine daha hızlı yansıtılması ve su yönetiminde gerekli düzenlemelerin gecikmeden yapılması gerektiğini söyledi.

9 YILDA 781 MİLYON METREKÜPLÜK KAYIP

Toplantının dikkat çeken bölümlerinden birinde Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Türkiye ve Antalya açısından su kaynaklarının mevcut durumuna ilişkin verileri paylaştı.

Karadirek, DSİ verilerine göre 2017 yılında 2,4 milyar metreküp olan yer altı suyu potansiyelinin 2026 yılında 1,7 milyar metreküpe gerilediğini belirtti.

Buna göre yaklaşık 781 milyon metreküplük bir yer altı suyu potansiyeli kaybı yaşandığı ifade edildi.

Karadirek, bu düşüşte sıcaklık artışı, yağış rejimindeki değişimler ve yer altı suyunun aşırı çekilmesinin etkili olduğunu belirtti.

Mevcut su potansiyelinin tarımsal sulama, içme-kullanma suyu ve sanayi başta olmak üzere farklı alanlara tahsis edildiğini belirten Karadirek, su kaynaklarının üzerindeki baskının birden fazla faktörden kaynaklandığını söyledi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE BİRLİKTE NÜFUS BASKISI DA ARTIYOR

Karadirek, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskının önemli unsurlarından biri olduğunu ancak tek başına belirleyici olmadığını ifade etti.

Türkiye’de nüfus artışının yanı sıra Antalya’da kentleşmenin ve nüfus hareketlerinin de su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.

Karadirek’in aktardığı projeksiyona göre bugün yaklaşık 112 milyar metreküp seviyesinde olan kullanılabilir su miktarının, sıcaklık artışının etkisiyle 2050 yılında yaklaşık 100 milyar metreküpe düşmesi öngörülüyor.

2100 yılına gelindiğinde ise iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle bugüne kıyasla yaklaşık 30 milyar metreküplük su kaybı yaşanabileceği belirtildi.

“YENİ KAYNAK ARAMAK YERİNE TALEBİ YÖNETMELİYİZ”

Su yönetiminde geleneksel yaklaşımın değişmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Karadirek, yalnızca yeni su kaynakları bulmaya odaklanmak yerine mevcut tüketimin daha verimli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Tarım, içme suyu ve sanayide verimlilik esaslı su kullanımına geçilmesinin önemine dikkat çeken Karadirek, su tasarrufunun yeni bir kaynak oluşturmak kadar değerli olduğunu vurguladı.

Karadirek, su kaynaklarının korunması için arzı sürekli artırmak yerine talebin yönetilmesi ve mevcut suyun daha verimli kullanılması gerektiğini ifade etti.

Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen toplantı, akademisyenlerin değerlendirmelerinin ardından basın mensuplarının sorularının yanıtlanması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Toplantıda ortaya konulan veriler, Antalya’da su yönetiminin yalnızca çevre başlığı altında değil; tarım, turizm, sağlık, sanayi ve kent planlamasıyla birlikte ele alınması gereken stratejik bir konu olduğunu ortaya koydu.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: