KURUM’DAN COP31’DE TARİHİ HEDEF: KARARLAR SAHADA HAYAT BULACAK
Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde hazırlıklar sürerken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin zirveye ilişkin hedeflerini açıkladı. Kurum, COP başkanlarıyla birlikte basının karşısına çıkarak bugüne kadar alınan kararları ve bundan sonraki hedefleri dünya kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti. Türkiye'nin COP31 yaklaşımının merkezinde ise alınan kararların somut uygulamalara dönüştürülmesi bulunuyor.
TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP Başkanlığını üstlenebilmek için önemli bir diplomatik mücadele yürüttüğünü söyledi. Antalya'da 20 Kasım'da sona erecek konferansın, yalnızca müzakerelerin yapıldığı bir organizasyon olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Kurum, Türkiye'nin hedefinin iklim politikalarında uygulama odaklı yeni bir dönem başlatmak olduğunu ifade etti.
COP31'in "Uygulama COP'u" olarak planlandığını belirten Kurum, ülkelerin bugüne kadar verdikleri sözleri sahada hayata geçirmelerinin zirvenin başarısını belirleyeceğini kaydetti.
COP BAŞKANLARINDAN DÜNYAYA ORTAK ÇAĞRI
Bakan Murat Kurum, COP31 kapsamında dikkat çeken adımlardan birinin önceki ve mevcut COP başkanlarının ortak mesaj vermesi olacağını açıkladı.
Kurum, bugüne kadar gerçekleştirilen iklim zirvelerinde alınan kararların geldiği noktayı ve bundan sonraki hedefleri tüm dünyaya anlatacaklarını belirterek, COP başkanlarıyla birlikte basının karşısına çıkacaklarını söyledi.
Bu buluşmanın COP tarihinde farklı bir uygulama olacağına işaret eden Kurum, ortak bir çağrıyla uluslararası toplumun dikkatini iklim hedeflerinin gerçekleştirilmesine çekmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Bakan Kurum, geçmiş zirvelerde alınan kararların yeterince hayata geçirilemediğine dikkat çekerek, artık yalnızca toplantılar ve açıklamalarla yetinilemeyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadelede verilen taahhütlerin ölçülebilir sonuçlara ve somut projelere dönüştürülmesi üzerine kuruluyor.
10 MADDELİK EYLEM GÜNDEMİ HAZIRLANDI
COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı doğrultusunda 10 maddeden oluşan bir eylem gündemi belirlendiğini açıklayan Kurum, bu başlıkların daha önceki zirvelerde alınan kararları somut hedeflere dönüştürmeyi amaçladığını söyledi.
Dirençli şehirler, Sıfır Atık ve enerji dönüşümü bu gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede kendi deneyimlerini uluslararası platforma taşımak istediğini belirten Kurum, özellikle deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmalarının diğer ülkeler açısından da önemli bir örnek oluşturabileceğini ifade etti.
Temiz enerji kullanımının yaygınlaştırılması ve şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale getirilmesi de Türkiye'nin paylaşacağı uygulamalar arasında bulunuyor.
Kurum'a göre zirvenin başarısı, yalnızca alınan kararlarla değil, bu kararların ne kadarının hayata geçirildiğiyle ölçülecek.
SIFIR ATIK DENEYİMİ ULUSLARARASI PLATFORMDA TANITILACAK
Bakan Kurum'un üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de Türkiye'nin son yıllarda yürüttüğü Sıfır Atık çalışmaları oldu.
Sıfır Atık yaklaşımının COP31'in 10 maddelik eylem gündeminde yer aldığını belirten Kurum, konferans alanının da geri dönüşüm esasına göre tasarlandığını söyledi.
Depozito uygulamasından mavi bayraklı plajlara, millet bahçelerinden farklı sektörlerdeki çevre projelerine kadar birçok çalışmanın zirve boyunca uluslararası katılımcılara anlatılacağını ifade etti.
Türkiye'nin Sıfır Atık alanındaki tecrübesinin diğer ülkelerle paylaşılması ve bu yaklaşımın farklı sektörlerde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Kurum, organizasyonun yalnızca çevre politikalarının konuşulduğu bir platform olmamasını, aynı zamanda uygulanabilir çevre çözümlerinin tanıtıldığı bir merkez haline gelmesini istediklerini belirtti.
SU VE GIDA GÜVENLİĞİ İKLİM GÜNDEMİNDE
İklim değişikliğinin etkilerinin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını belirten Bakan Kurum, su kaynaklarının azalması ve kuraklığın artmasının gıda güvenliği açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile koordineli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Kurum, sürdürülebilir tarım uygulamaları, su kaynaklarının korunması ve şehirlerde su güvenliğinin sağlanmasının önemini vurguladı.
İklim değişikliğinin giderek daha geniş bir alanı etkilediğini belirten Kurum, konunun aynı zamanda milli güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Su kaynaklarının korunması, tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda güvenliğinin sağlanması, iklim politikalarının temel öncelikleri arasında bulunuyor.
DİRENÇLİ ŞEHİRLER DENEYİMİ 11 İL ÜZERİNDEN ANLATILACAK
Bakan Kurum'un COP31 kapsamında uluslararası kamuoyuyla paylaşacağı önemli deneyimlerden biri de 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları olacak.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin 14 milyon vatandaşı etkilediğini hatırlatan Kurum, afet sonrasında 11 ilde yürütülen çalışmalar kapsamında iki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti.
Yeniden inşa edilen konutlarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve afetlere karşı dayanıklılık ilkelerinin esas alındığını ifade eden Kurum, binalarda ısı yalıtımı, yenilenebilir enerji kullanımı ve Sıfır Atık yaklaşımının öne çıktığını söyledi.
Türkiye'nin deprem bölgesinde edindiği tecrübeyi diğer ülkelerle paylaşmak istediklerini belirten Kurum, bu birikimin yalnızca inşaat faaliyetlerinden ibaret olmadığını; koordinasyon, finans yönetimi ve afet sonrası hızlı hareket etme kapasitesini de kapsadığını dile getirdi.
Kurum, Türkiye'nin yaşadığı büyük deprem felaketinden elde ettiği deneyimin başka ülkelerin benzer acılar yaşamaması için önemli bir örnek oluşturabileceğini vurguladı.
LİDERLER 11 KASIM'DA DİRENÇLİ ŞEHİRLERİ GÜNDEME ALACAK
Bakan Kurum, dirençli şehirler konusunun COP31 kapsamında liderlerin de katılacağı 11 Kasım tarihli özel bir organizasyonda ele alınacağını açıkladı.
Bu buluşmada deprem ve diğer doğal afetlere karşı dayanıklı şehirlerin nasıl oluşturulabileceği, enerji verimliliğinin nasıl artırılabileceği ve afetlerin can ve mal kayıpları üzerindeki etkilerinin nasıl azaltılabileceği konularının gündeme gelmesi bekleniyor.
Türkiye'nin deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmaların uluslararası katılımcılara aktarılmasıyla, afetlere hazırlık ve şehirlerin dönüşümü konusunda ortak bir deneyim paylaşımı sağlanması amaçlanıyor.
COP31'İN BAŞARISI SAHADAKİ SONUÇLARLA ÖLÇÜLECEK
Bakan Murat Kurum, Antalya'da 20 Kasım'da sona erecek zirvenin ardından uluslararası kamuoyunun Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyondan somut sonuçlarla ayrılmasını istediklerini belirtti.
Türkiye'nin COP31 döneminde barış, güven, adalet ve uluslararası iş birliği anlayışını iklim diplomasisine de yansıtmayı hedeflediğini ifade eden Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler platformunda dile getirdiği yaklaşımın COP31'de de ortaya konulacağını söyledi.
Zirvenin ardından Antalya'da alınan kararların uygulamaya geçirilmesi, belirlenen eylem gündeminin hayata geçirilmesi ve ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesi Türkiye'nin öncelikli beklentileri arasında bulunuyor.
COP31'de Türkiye'nin vermek istediği temel mesaj ise açık: İklim değişikliğiyle mücadelede artık yalnızca konuşmak değil, sonuç üreten adımlar atmak gerekiyor.
- sıfır atık
- iklim değişikliği
- #COP31
- deprem bölgesi
- iklim diplomasisi
- Murat Kurum
- gıda güvenliği
- sürdürülebilir kalkınma
- enerji dönüşümü
- Şehrim Antalya Haber
- Su Güvenliği
- Antalya COP31
- Antalya basın haber
- Dirençli Şehirler
- uygulama COP'u