ANTALYA’DA COP31’E GERİ DÖNÜŞÜM İMZASI

Antalya’da yaşayan geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, plastik şişe ve kapaklarını sanata dönüştürerek COP31’in logosunu hazırladı. Tutkal, yapıştırıcı ve boya kullanmadan ortaya çıkardığı eserle plastik atıkların yeniden değerlendirilebileceğini gösteren Amirova, iklim zirvesi öncesinde çevre duyarlılığına dikkat çekti.

07 Kas 2026 - 14:03 YAYINLANMA
07 Kas 2026 - 15:55 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA COP31’E GERİ DÖNÜŞÜM İMZASI

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde hazırlanan çalışma, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı uluslararası organizasyona farklı bir bakış açısı kazandırdı. Atık olarak görülen plastik şişeler, deterjan ambalajları ve kapaklar, sanatçının ellerinde zirvenin logosuna dönüştü.

ANTALYA’DA İKLİM ZİRVESİNE ANLAMLI HAZIRLIK

Dünyanın iklim gündemini Antalya’da buluşturacak COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Yaklaşık 90 devlet ve hükümet başkanı ile 80 bine yakın katılımcının ağırlanmasının beklendiği organizasyonda bakanlar, ülke delegasyonları, bilim insanları, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelecek.

Zirve öncesinde hazırladığı özel çalışmayla gündeme gelen geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, plastik atıkların yalnızca çevreye zarar veren maddeler olmadığını, doğru yöntemlerle yeniden kullanılabilecek değerli malzemelere dönüşebileceğini ortaya koydu.

Güzel sanatlar eğitimi alan ve daha önce resim çalışmaları yapan Amirova, çevreye duyarlı yaşam biçimini benimsemesinin ardından sanat çalışmalarını geri dönüşüm üzerine yoğunlaştırdı.

TUTKAL YOK, BOYA YOK: PLASTİKLERİ SANATA DÖNÜŞTÜRÜYOR

Çalışmalarını 'temiz geri dönüşüm sanatı' olarak tanımlayan Amirova, eserlerinde tutkal, yapıştırıcı veya boya kullanmadığını belirtiyor. Plastik malzemeleri ısıtarak şekillendiren sanatçı, farklı ambalajlardan yeni formlar ve figürler oluşturuyor.

Özellikle 5 litrelik su bidonlarının sanatsal üretimde farklı amaçlarla kullanılabileceğini anlatan Amirova, bu malzemelerden insan yüzü, burun, göz ve dudak gibi ayrıntıları ortaya çıkarabildiğini ifade ediyor.

Sanatçının çalışmalarının temelinde ise plastik kirliliğine yönelik kaygılar bulunuyor. Günlük yaşamda yaygın şekilde kullanılan tek kullanımlık plastiklerin zaman içerisinde doğaya karıştığını belirten Amirova, bu atıkların mikroplastiklere dönüşerek deniz yaşamından insan sağlığına kadar uzanan bir etki oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Amirova, plastik kirliliğine ilişkin düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor:

“Plastikler yaklaşık 70 yıl önce hayatımıza girdi. İlk başta yaşamımızı kolaylaştırmak için kullanılan tek kullanımlık şişeler ve poşetler, zamanla toprağa ve denizlere ulaşarak büyük zarara neden oluyor. Mikroplastiğe dönüşen bu atıklar balıklara, hayvanlara ve insanlara kadar ulaşıyor.”

Sanatçı, çevre sorunları karşısında yalnızca endişelenmek yerine kendi yeteneğini kullanarak çözümün bir parçası olmaya karar verdiğini belirtiyor.

COP31 LOGOSUNU ATIK ŞİŞE VE KAPAKLARLA HAZIRLADI

Amirova'nın COP31 logosuna uzanan çalışması, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte eserlerini sergilemek üzere davet edilmesiyle başladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından kendisinden COP31 logosunu hazırlaması istenen sanatçı, elindeki farklı renklerdeki plastik ambalajları değerlendirmeye karar verdi.

Çalışmada kullanılan her malzeme farklı bir görsel unsura dönüştü. Bulaşık deterjanı şişelerinden mavi deniz, gül suyu şişesinden çiçek, gazoz şişelerinden ise yaprak figürleri oluşturuldu.

Logonun yazı bölümünde de alışılmışın dışında bir yöntem kullanan Amirova, farklı renklerdeki plastik şişe kapaklarını değerlendirdi. Mavi ve beyaz tonlarındaki kapakları bir araya getirerek “COP31 Antalya, Türkiye” yazısını oluşturdu.

Bu çalışmada da yapıştırıcı kullanmadığını belirten sanatçı, şişe kapaklarını ilk kez eserlerinde değerlendirdiğini ve ısıtıldıklarında şekil verilebilen kullanışlı bir malzeme olduklarını keşfettiğini söyledi.

Amirova, ortaya çıkan eserden duyduğu memnuniyeti dile getirerek çalışmasıyla gurur duyduğunu ifade etti.

EKMEK POŞETİ KLİPSLERİ BİLE SANAT MALZEMESİ OLUYOR

Güzel Amirova'nın geri dönüşüm çalışmalarında değerlendirdiği malzemeler yalnızca plastik şişelerle sınırlı değil. Sanatçı, ekmek poşetlerinin ağızlarını kapatmak için kullanılan plastik klipsleri de eserlerinde kullanıyor.

Plastik ve metal bileşenler içerebilen bu küçük parçaların geri dönüşüm süreçlerinde ayrıştırılmasının güç olduğuna dikkat çeken Amirova, farklı ülkelerde yaşayan çevre duyarlılığı yüksek kişilerin bu malzemeleri kendisi için biriktirdiğini belirtiyor.

Binlerce kişinin kendisine bu klipsleri ulaştırdığını anlatan sanatçı, günlük yaşamda çoğu kişinin fark etmeden çöpe attığı malzemelerin de yeniden üretime kazandırılabileceğini gösteriyor.

Bu yönüyle çalışmaları, geri dönüşümün yalnızca büyük ölçekli sanayi uygulamalarından ibaret olmadığını, bireysel çabalarla da farklı üretim alanlarının oluşturulabileceğini ortaya koyuyor.

COP31 KATILIMCILARINA ÇEVRE MESAJI VERMEK İSTİYOR

Hazırladığı eseri COP31 kapsamında sergilemek ve uluslararası katılımcılarla buluşturmak isteyen Amirova, bunun için başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Antalya'nın ev sahipliği yapacağı zirvenin çevre sorunlarının tartışılması kadar toplumsal farkındalık oluşturması açısından da önemli olduğunu belirten sanatçı, farklı ülkelerden gelecek ziyaretçilere geri dönüşümün önemini anlatmak istiyor.

Amirova, beklentisini şu sözlerle ifade etti:

“COP31'i ziyaret eden insanların çevremize ve atıklara daha fazla önem vermesini istiyorum. Hiç kimsenin atıklarını toprağa ya da denize atmaması gerekiyor. En doğru yol, atıkları geri dönüşüme kazandırmak. Bu malzemeler doğru değerlendirildiğinde hem yaşamımız hem çevremiz daha güzel olur.”

Sanatın çevre bilincinin yaygınlaşmasında önemli bir araç olduğunu vurgulayan Amirova, mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Sanat insanların kalbine dokunuyor. İnsanlar bir eseri gördüğünde sanatçının anlatmak istediğini daha iyi anlayabiliyor.”

ANTALYA’DAN DÜNYAYA GERİ DÖNÜŞÜM MESAJI

COP31 gibi uluslararası ölçekte önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya'da, atık malzemelerden hazırlanan bu çalışma çevre bilincinin farklı yollarla anlatılabileceğini gösteriyor.

Güzel Amirova'nın plastik şişe ve kapaklarından oluşturduğu COP31 logosu, günlük yaşamda atık olarak görülen malzemelerin yeniden değerlendirilmesine yönelik dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

İklim değişikliği, deniz kirliliği ve plastik atıkların çevre üzerindeki etkilerinin dünya gündeminde yer aldığı bir dönemde, sanatçının çalışması önemli bir mesaj taşıyor: Doğayı korumak yalnızca büyük projelerle değil, günlük yaşamda alınan küçük kararlarla da mümkün.

Antalya'da hazırlanan bu eser, COP31'in çevre ve iklim gündemine sanatsal bir katkı sunarken, geri dönüşüm konusunda bireysel sorumluluğun önemini de hatırlatıyor.

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: