"ÜRETEREK BATIYORUZ" UYARISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, tahıl üretiminde bu yıl rekor seviyede artış beklenmesine rağmen üretici ve sanayicinin ağır finansman yükü altında ezildiğini söyledi. Yüksek faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin üretim sektörünü sürdürülemez bir noktaya taşıdığını belirten Büyükselçuk, "Bu artık kriz değil, sürdürülemez bir süreç. Üreterek batıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin tahıl üretiminde güçlü bir sezon geçirmesine rağmen ekonomik koşulların üreticinin yüzünü güldürmediğini dile getiren Büyükselçuk, üretimin devam edebilmesi için finansman maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurguladı.

TAHIL ÜRETİMİNDE YÜZDE 30 ARTIŞ BEKLENİYOR
ATB Meclisi'nde sektörün son durumunu değerlendiren Büyükselçuk, 2026 yılında Türkiye'de tahıl üretiminde yaklaşık yüzde 30'luk artış beklendiğini söyledi.
Buğday üretiminin 34 milyon tona, arpa üretiminin ise yaklaşık 10 milyon tona ulaşmasının beklendiğini belirten Büyükselçuk, toplam tahıl üretiminin geçen yılki 33-34 milyon ton seviyesinden yaklaşık 43 milyon tona çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Üretimdeki artışın tarım sektörü açısından sevindirici olduğunu belirten Büyükselçuk, hasadın ardından buğday ihracatının yeniden serbest bırakılmasının da sektör için olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
FİNANSMAN SORUNU PİYASAYI ZORLUYOR
Üretimde artış yaşanmasına rağmen piyasada ciddi finansman sorunlarının devam ettiğine dikkat çeken Büyükselçuk, sanayici ve zahirecilerin yeterli alım yapamadığını dile getirdi.
Bu durumun yükünün büyük ölçüde Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) kaldığını belirten Büyükselçuk, sezon başında 9-10 milyon ton alım hedefi açıklayan TMO'nun alımlarının 14-15 milyon tona ulaşmasının beklendiğini ifade etti.
Yüksek finansman maliyetleri nedeniyle özel sektörün piyasada yeterince aktif olamadığını vurgulayan Büyükselçuk, bunun piyasa dengelerini de doğrudan etkilediğini kaydetti.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI FİYATLARI YENİDEN YÜKSELTTİ
Küresel gelişmelerin de tahıl piyasası üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Büyükselçuk, Rusya-Ukrayna savaşında son dönemde yaşanan gelişmelerin hububat piyasasında yeni fiyat artışlarına yol açtığını söyledi.
Limanlara ve sivil gemilere yönelik saldırılar nedeniyle taşımacılığın zorlaştığını, bunun da uluslararası piyasalarda hububat ve yağlı tohum fiyatlarını kısa sürede yüzde 20 ila yüzde 50 arasında artırdığını ifade etti.
Türkiye'nin yem sanayisinde ithal ham maddeye bağımlı olduğunu hatırlatan Büyükselçuk, küresel fiyat artışlarının iç piyasaya da hızla yansıdığını belirtti.
"HAM MADDEYE ERİŞİM GİDEREK ZORLAŞIYOR"
Türkiye'nin buğday, ayçiçeği, mısır ve kepek ithalatında önemli ölçüde Rusya ve Ukrayna'ya bağımlı olduğunu belirten Büyükselçuk, bölgede yaşanan her gelişmenin ham madde maliyetlerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Belirsizlik nedeniyle firmaların gelecekte hangi fiyatlardan ham madde temin edebileceklerini öngöremediğini ifade eden Büyükselçuk, bunun üretim planlamasını zorlaştırdığını dile getirdi.
YÜKSEK FAİZ STOKLARI ERİTTİ
Geçmiş yıllarda firmaların birkaç aylık stokla fiyat dalgalanmalarını yönetebildiğini belirten Büyükselçuk, yüksek faiz ortamı nedeniyle artık işletmelerin stok yapamaz hale geldiğini söyledi.
Düşük stokla çalışan işletmelerin, ham madde fiyatlarında yaşanan her artışı doğrudan üretim maliyetlerine ve nihai ürün fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldığını belirten Büyükselçuk, bunun hem üretici hem de tüketici üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
"KONKORDATO VE İFLAS RİSKİ ARTIYOR"
Üreticilerin giderek ağırlaşan finansman yükü altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirten Büyükselçuk, birçok işletmenin konkordato ve iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
İşletmelerin ticaretlerini sürdürebilmek için yüzde 40 ila yüzde 60 seviyelerinde faizle kredi kullanmak zorunda kaldığını ifade eden Büyükselçuk, mevcut para politikalarının uzun süredir devam etmesi nedeniyle üretim sektörünün dayanma gücünün azaldığını dile getirdi.
"BU ARTIK KRİZ DEĞİL"
Yaklaşık 40 yıldır ticaret hayatının içinde olduğunu belirten Büyükselçuk, geçmişte yaşanan 1994, 2001, 2008 ve 2018 ekonomik krizlerini hatırlatarak mevcut sürecin önceki dönemlerden farklı olduğunu söyledi.
"Eskiden kriz olurdu, altı ay ya da bir yıl sonra piyasa normale dönerdi. Ancak bugün üç-dört yıldır yüksek faiz ortamında yaşamaya çalışıyoruz. Bu artık kısa süreli bir kriz değil. Sanayicinin takati kalmadı. Üreterek batıyoruz. Eğer gerekli adımlar bir an önce atılmazsa, bir süre sonra piyasada üretim yapan firma bulmakta zorlanacağız." sözleriyle sektörün içinde bulunduğu tabloyu özetledi.
- Antalya haberleri
- ekonomi
- Antalya Ticaret Borsası
- tarım
- #ATB
- #TMO
- #Üretici
- rusya ukrayna savaşı
- Finansman
- #Buğday
- #Arpa
- Toprak Mahsulleri Ofisi
- Nuri Büyükselçuk
- Konkordato
- tahıl üretimi
- yüksek faiz