PEYNİRDE LİSTERİA UYARISI

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bir parti beyaz peynirde Listeria monocytogenes bakterisi tespit etmesinin ardından başlatılan toplatma süreci, gıda güvenliği denetimlerini yeniden gündeme taşıdı.

28 Tem 2026 - 09:31 YAYINLANMA
28 Tem 2026 - 10:02 GÜNCELLEME
PEYNİRDE LİSTERİA UYARISI

Yaşanan gelişme sonrası TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, denetimlerde şeffaflığın artırılması, analiz sonuçlarının kamuoyuyla düzenli paylaşılması ve kamuda daha fazla gıda mühendisi istihdam edilmesi çağrısında bulundu.

HALK SAĞLIĞI İÇİN ŞEFFAF DENETİM ÇAĞRISI

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından risk tespit edilen beyaz peynir partisinin piyasadan toplatılması ve üretici firmaya idari para cezası uygulanmasının ardından açıklama yapan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, gıda güvenliğinde yalnızca denetim yapılmasının yeterli olmadığını belirtti.

Manavoğlu, halk sağlığını ilgilendiren riskli ürünlerle ilgili bilgilerin gecikmeden ve ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşılmasının tüketici güveni açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Denetim sisteminin şeffaf işlemesinin hem vatandaşın güvenini artıracağını hem de üretici firmaların kalite standartlarını yükselteceğini ifade eden Manavoğlu, risklerin gizlenmediği ve analiz sonuçlarının düzenli açıklandığı bir sistemin gıda güvenliğini güçlendireceğini söyledi.

LİSTERİA NEDEN RİSK OLUŞTURUYOR?

Listeria monocytogenes, doğada yaygın olarak bulunabilen ancak uygun koşullarda insan sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabilen bir bakteri olarak biliniyor.

Manavoğlu, bu bakterinin en dikkat çekici özelliğinin yaklaşık 4 derece gibi buzdolabı sıcaklıklarında dahi yaşamını sürdürebilmesi ve çoğalmaya devam edebilmesi olduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle yalnızca soğuk zincirin korunması, ürünün tamamen güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Bakterinin etkili şekilde yok edilebilmesi için yeterli pastörizasyon uygulanması ve 70 derecenin üzerindeki pişirme sıcaklıklarına ulaşılması gerektiği ifade edildi.

Uzmanlara göre bakteri;

  • Pastörize edilmemiş süt ve bu sütten üretilen yumuşak peynirlerde,
  • Yeterince pişirilmemiş et ve tavuk ürünlerinde,
  • İşlenmiş şarküteri ürünlerinde,
  • İyi yıkanmamış sebze ve meyvelerde

görülebiliyor. Ayrıca üretim, paketleme ve depolama aşamalarındaki hijyen eksiklikleri de bulaşma riskini artırıyor.

RİSK GRUPLARI DAHA FAZLA DİKKAT ETMELİ

Uzmanlar, sağlıklı bireylerde enfeksiyonun çoğu zaman ateş, kas ağrısı, mide bulantısı ve ishal gibi hafif belirtilerle atlatılabildiğini belirtiyor.

Ancak hamile kadınlar, yenidoğanlar, yaşlı bireyler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler için Listeria enfeksiyonu çok daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

Sepsis, menenjit, düşük, erken doğum ve hatta ölümle sonuçlanabilecek tabloların görülebileceğine dikkat çeken Manavoğlu, bu nedenle risk grubundaki bireylerin güvenilir gıda tüketimine daha fazla özen göstermesi gerektiğini söyledi.

ANALİZ SONUÇLARI KAMUOYUYLA DÜZENLİ PAYLAŞILMALI

Ali Manavoğlu, mikrobiyolojik analizler ile pestisit kalıntılarına ilişkin sonuçların da düzenli olarak açıklanması gerektiğini belirtti.

Taklit ve tağşiş ürünlerinde olduğu gibi mikrobiyolojik kriter ihlalleri ve pestisit analiz sonuçlarının da vatandaşların kolayca ulaşabileceği şekilde yayımlanmasının, hem tüketici haklarını güçlendireceğini hem de üreticilerin kalite standartlarını yükselteceğini ifade etti.

TOPLATMA SÜREÇLERİ ŞEFFAF OLMALI

Riskli ürünlerin piyasadan toplatılma sürecinin de kamuoyuna açık şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getiren Manavoğlu, ürünün parti numarası, toplatma gerekçesi ve sürecin hangi aşamada olduğunun açık ve anlaşılır biçimde duyurulmasının tüketicinin en temel hakkı olduğunu söyledi.

Bilgilendirmenin hızlı yapılmasının olası sağlık risklerinin önlenmesinde önemli rol oynayacağına dikkat çekildi.

KAMUDA DAHA FAZLA GIDA MÜHENDİSİ İSTİHDAMI İSTENDİ

Açıklamada, gıda güvenliğinin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarında gıda mühendisi sayısının artırılması gerektiği de vurgulandı.

Üretimden tüketime kadar uzanan denetim zincirinin ancak yeterli sayıda uzman personel, bilimsel yaklaşım ve güçlü teknik altyapıyla etkin şekilde yürütülebileceğini belirten Manavoğlu, gıda güvenliğinde reaktif değil önleyici ve proaktif bir denetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, güvenilir gıdaya erişimin toplum sağlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerken, şeffaflık, etkin denetim ve bilimsel esaslara dayalı uygulamaların hem tüketici güvenini artıracağını hem de gıda sektöründe kalite kültürünü güçlendireceğini belirtiyor.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: